İsrailli vekilden Erdoğan'a çağrı: Müdahale edin

İsrailli milletvekili Hanin Zubai, Başbakan Erdoğan'a Akdeniz'de meydana gelen krize müdahale etmesi çağrısında bulundu.

İsrailli vekilden Erdoğan'a çağrı: Müdahale edin


Adem Özköse-Dünya Bülteni- Gazze Filosu 

İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ambargoyu kırmak için yola çıkan Gazze Filosu daha şimdiden Türkiye ve dünyanın gündemine oturdu. İsrail hükümeti Gazze açıklarına ulaştığı andan itibaren Özgürlük Filosu’na askeri müdahalede bulunacağı yönünde tehditler savuruyor.

Özgürlük Filosu’ndaki aktivistler ise İsrail’in tehditlerine aldırmayarak, Gazze’ye doğru süren yolculuklarının süreceğini ifade ediyorlar. Herkes bu krizin nasıl sonuçlanacağını merak ederken İsrail Parlamentosundaki on bir Arap milletvekilinden biri olan Ulusal Demokrasi Partisi milletvekili Hanin Zubai Başbakan Erdoğan’a krize müdahele etmesi için çağrıda bulundu.

Bu arada İsrail Parlamentosu’ndaki bir grup Yahudi milletvekili de Hanin Zubai’nin gemiye yapılacak operasyon sonrası tutuklanması için İsrail parlamentosuna önerge verdi. Hanin Zubai ile Akdeniz’de yaşanan krizi ve bundan sonra neler olabileceğini konuştuk.  

İsrail’in Türkiye’deki başkonsolosu katıldığı televizyon programlarında Gazzelilerin şu an her hangi bir yardıma ihtiyacı olmadığını iddia ediyor. Bu iddiayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gazzeliler şu an sadece insani yardımlarla hayatlarını sürdürüyorlar. İsrail, yıkılan evlerin inşa edilmesi için Gazze’ye çimento girmesine izin vermiyor. Hatta kalem, kitap ve defterlerin girmesini de engelliyor. İsrail, Gazzelilerin sadece ekmek, şeker ve suyla yaşayabileceğini savunuyor. Gazze’deki hastanelerde ilaç olmadığı için hastalar ölüyor. İsrailliler, Filistinlileri tıpkı hayvan gibi görüyorlar. Gazzelilerin buğday ve suyla yaşayabileceğini düşünüyorlar. Savaş zamanında Gazze’de tam 165 okul bombalanarak kullanılamaz hale getirildi. 105 fabrika da aynı şekilde bombalanmak suretiyle yıkıldı. Yüz binlerce Gazzelinin evi İsrail savaş uçaklarından atılan bombalar nedeniyle yıkıldı. Bu insanlar evlerine geri dönemiyorlar, fabrikalarını, hastanelerini,  okullarını demir ve çimento olmadığı için yeniden inşa edemiyorlar. İsrail bu kafileyi, bu asil insanların girişimini kamuoyunun gözünde küçültmek istiyor. Bundan dolayı kafileye karşı başta Avrupa’da olmak üzere dünyanın her yerinde büyük bir medya savaş başlattı. Sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde İsrailli yetkililer televizyon programlarına katılarak kamuoyuna kafileyle ilgili olumsuz mesajlar veriyorlar. Fakat İsrail’in ileri gelen gazetecilerinin de ifade ettiği gibi İsrail kafileye karşı yürüttüğü medya ve diplomasi savaşını şimdiden kaybetti. Dünyanın bütün vicdanlı insanları bu kafileyle birlikteler ve bizi destekliyorlar. 

hanin-zubai_ademozkose.jpg

İsrail Gazze’ye yardım taşıyan deniz kafilesine askeri operasyon yapacağı yönünde tehditlerde bulunuyor. Siz ne bekliyorsunuz? İsrail gemilere saldıracak mı?

İsrail her zaman yaptığı gibi yine suç işliyor ve bu tavrıyla bütün insanlığı tehdit ediyor. İsrail şu an ne yaptığını, nasıl bir hata işlediğini fark edemiyor. Çünkü akılla değil; hisleriyle hareket ediyorlar. İsrail ambargoyu delmeye çalışan insanları cezalandırarak kendi gücünü ispat etmeyi hedefliyor. Kafilenin bu denli dişli ve kararlı insanlardan oluşacağını tahmin etmiyorlardı. İsrail hükümeti şu an şaşkınlık yaşıyor. Çünkü tehditler kafiledeki insanları daha da kararlı hale getiriyor. 

İsrail kamuoyu ne durumda? Kafileyi destekleyen, kendi hükümetlerinin tavrının yanlış olduğunu düşünen Yahudiler de var mı?

İsrail’de şu an altı milyon Yahudi yaşıyor. Bu altı milyondan en fazla bin kişi kafileye destek veriyor ve İsrail’in deniz filosuna yönelik tehditlerini doğru bulmuyor. Bu çok az bir sayı. İsrail’de yaşayan Yahudilerin büyük bir çoğunluğu Siyonizm’e inanıyor ve İsrail hükümetini işlediği suçlara dolaylı olarak iştirak ediyor. 

İsrail parlamentosuna birkaç gün önce milletvekilliğinizin düşürülmesi için bir önerge verildi. Ayrıca gemilere operasyon yapıldığında özellikle sizin tutuklanacağınız yönünde haberler dolaşıyor. Neler söyleyeceksiniz?

Bu tür tehditlerle ilk defa karşılaşmıyorum ve İsrail’in tehditlerinden de çekinmiyorum. Biz hak ve hürriyetten yanayız ve sadece Gazze’deki, Kudüs’teki halkımızı değil; bütün Filistinlileri, halkımızın hepsini savunuyoruz. Siyonizm faşist bir düşüncedir.  Filistin halkının milletvekilleri olarak İsrail’in Siyonist projesini reddediyor ve buna karşı mücadele ediyoruz. Topraklarımızı,  yıkılan evlerimizi savunmak, kuşatma altında tutulan halkımızı savunmak suçsa bu suçu işlemeye de devam edeceğiz. İsrail şu an insanlık adına isyan eden bu insanları susturmak, etkisiz hale getirmek istiyor. Fakat bunu asla başaramayacak. Çünkü insanlık artık mazlumlar için isyan ediyor. Bu insanlığın isyanıdır. Ben bir milletvekiliyim. İsrail’in beni tutuklaması adalet ve mazlumlar için isyan eden insanların sesini daha da arttırır. Buna inanıyorum. 

Türk Hükümeti’nin Gazze Filosu’na yönelik siyasetini, tavrını  nasıl görüyorsunuz?

Türkiye bölgedeki en güçlü  Müslüman devlet. Türkiye’nin Gazze konusundaki duyarlılığını bütün dünya biliyor. Başbakan Erdoğan’dan bu krize bir an önce müdahale etmesini ve Gazze Filosu’nu en üst düzeyde sahiplenmesini istiyoruz. Şu an bütün halklar, özellikle de İslam dünyası bizimle birlikte. Halklar Filistin için bir şeyler yapmak istiyor; fakat hükümetler harekete geçmiyor. Hükümetlerin harekete geçmesi için elimizden geleni yapmalıyız. Arap devletler kendi başlarına, bağımsız bir şekilde Filistin konusunda adım atamıyorlar. Fakat Türkiye bu konu da hür ve kendi kararlarını kendisi alabiliyor. Biz Türkiye’nin bölgede etkin olarak rol almasını istiyoruz. Türkiye bölgede güçlü olursa bundan en fazla Arap devletleri istifade edecektir. Arap devletlerinin güçlenmesi de Türkiye’nin menfaatinedir. Ben ayrıca insanları İsrail konsolosluklarının önünde protestolar düzenlemeye çağırıyorum. Gazze Filosu’nun direnişi bütün dünyada yankı bulmalı ve vicdanları hür insanların hepsi bu direnişe katılmalı. 

İsrail Gazze Filosu’na saldırırsa neler olur? Filistin davası nasıl bir sürece girer?

İsrail hükümeti kafileye saldırma konusunda ısrarlı görünüyor. Gemileri asla Gazze’ye sokmayacaklarını, gemilerdeki insanları gözaltına alıp ülkelerine geri göndereceklerini söylüyorlar. İsrail halkı ve İsrail  medyasının genel olarak talebi de bu yönde. Biz tatsız bir olay yaşanmasını istemiyoruz. Çünkü bu gemiler her şeyden önce dünyaya barış mesajı taşıyorlar. Gemilerdeki insanların birçoğu da barış aktivisti olarak biliniyor. Türkiye artık bu krize müdahale etmeli. İsrail Arap devletlerini fazla önemsemiyor. İsrail’in bölgede en fazla önemsediği ve asla kaybetmek istemediği devlet Türkiye’dir.

Filistinli gruplar Gazze Filosu’nun daha şimdiden büyük bir başarı  kazandığını, filo Gazze’ye girmese de bu direnişin bir zafer olduğunu ifade ediyorlar. Siz de böyle mi düşünüyorsunuz?

Dünya Gazze’yi, ambargo altında yaşam mücadelesi veren insanları çoktan unutmuştu. Gazze Filo’su bütün dünyaya Gazze’yi yeniden hatırlattı. Kuşatma altında yaşayan Gazzeliler yalnız olmadıklarını, direnişlerinin dünyanın vicdanlı insanları tarafından desteklendiğini görüp moral buldular. Kafiledeki insanlar hem siyasi, hem manevi, hem de kişisel olarak Gazze’ye destek vererek çok anlamlı bir eylem gerçekleştiriyorlar. Bu organizasyon üç sene önce başlasaydı ve istikrarlı bir şekilde sürseydi, Gazze’ye yönelik uygulanan ambargo bugüne kadar sona ererdi. 

Gemideki insanların durumunu nasıl görüyorsunuz? Gözlemlerinizi anlatır mısınız?  

Gemide her milletten insan var. Fakat ben bu yürekli insanların hepsini bir Filistinli olarak görüyorum. Biz Süpermen değiliz. Bizim en büyük gücümüz haklı olmamızdan geliyor. Bu kafile bütün dünyaya insanlığın, vicdanların ölmediğini bir kez daha gösterdi. Biz Yahudilere değil; Siyonist düşünceye karşı çıkıyoruz. Nazilerin Yahudilere yaptığının zulmün aynısını bugün Siyonistler Filistinlilere yapıyor. 

Filistin halkı  bu girişimi nasıl görüyor?

Bütün Filistinliler gemilerdeki kahraman insanlarla gurur duyuyorlar ve onları kendilerinden daha fazla Filistinli olarak görüyorlar. Bu girişim Filistinlilere güç ve umut verdi. Susmak, mücadele etmek değildir. Susmak bir zayıflık alametidir ve insanın suskunluğunun derecesi onun zayıflığının derecesini de gösterir. Şu an bütün Filistin televizyon başında ve girişimin başarıya ulaşması için dua ediyor. Filistinlilerin kalpleri, duaları Gazze Filoları ile birlikte.

İsrail’de bir Filistinli olarak milletvekilliği yapmak nasıl bir şey? Ne tür zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

Gerçekten çok zor. Benim ve diğer Arap milletvekili arkadaşlarım hakkında sürekli olarak dava açılıyor ve çeşitli suçlamalarla karşı karşıya kalıyoruz. Bize asla güvenmiyorlar ve İsrailliler bizi hain olarak görüyorlar.

Kudüs ve çevresinde yaşayan Filistinlilerin zorla evlerinden çıkarılıp bu evlerin Yahudi yerleşimcilere verildiği yönünde sık sık haberler yayınlanıyor. Bu yöndeki girişimler şu an ne durumda?

İsrail yeni yerleşim bölgeleri açmak için yoğun bir çaba harcıyor. Yıllardır evlerinde yaşayan Filistinliler iki saat içinde evlerinden çıkarılıp başka bölgelere sürülüyor. İsrail’in hedefi Kudüs’ü tamamen Yahudileştirmek; fakat bunda asla başarılı olamayacaklar. Her türlü baskı ve engellemeye rağmen Filistinlilerin nüfus oranı İsraillilerin nüfus oranına göre daha hızlı artıyor. Bu durum bizim için büyük bir avantaj.


 

Güncelleme Tarihi: 31 Mayıs 2010, 14:24
banner53
YORUM EKLE

banner39