banner39

İşsizliğe kayıt dışı istihdam çözüm oldu

Son bir yıllık dönemde istihdam 985 bin kişi artarken, kayıtdışı istihdamdaki artış 675 bin kişiyi buldu.

Arşiv 17.03.2010, 20:46 17.03.2010, 20:46
İşsizliğe kayıt dışı istihdam çözüm oldu


Fahri Sarrafoğlu / Dünya Bülteni

Aralık 2009 itibariyle son bir yıllık dönemde istihdam 985 bin kişi artarken, kayıtdışı  istihdamdaki artış 675 bin kişiyi buldu. Böylece son bir yılda istihdam edilenlerin yüzde 70'i kadar işgücü, kayıtdışı  istihdam edilmiş oldu. İş dünyası işsizliğin girişimlerin sayısının artırılması ile azalacağını düşünüyor.

Son bir yıllık dönemde kadın istihdamı 575 bin kişi artarken, kayıtdışı istihdam eden kadınların sayısında 463 bin kişilik artış yaşandı. Aralık'ta çalışan kadınlar içinde kayıtdışılık oranı yüzde 57,5’e yükseldi. Son bir yıllık dönemde istihdam edilen erkek sayısında 303 bin, kayıtdışı erkek istihdamında 212 bin kişilik artış oldu. Aralık'ta istihdam edilen erkekler içinde kayıtdışılık oranı yüzde 37,4’e çıktı.

İşgücü piyasasına son bir yılda giren kadınların yüzde 80.5’i kadar kadın, kayıtdışı istihdam edildi. Aralık 2009 itibariyle son bir yıllık dönemde erkek istihdamındaki artış 303 bin olurken, yine bu dönemde kayıtdışı çalışan erkek sayısında 212 bin kişilik artış yaşandı. Son bir yıllık dönemde istihdam edilen erkek işgücünün yüzde 70’i kadar kişi kayıtdışı istihdam edildi.

EN YÜKSEK KAYITDIŞI TARIMDA

Kayıt dışı “çalışanlar”  içinde en büyük grubu ücretsiz aile işçileri oluşturdu. Büyük bölümü tarım kesiminde bulunan ve standart bir istihdamdan farklı olarak tarım ya da ticaretle uğraşan ailesine yardım eden bu kişilerin toplam sayısı 2 milyon 853 bin kişi. Bunların yaklaşık yüzde 91.4'ü oranındaki 2 milyon 474 bininin sosyal güvenlik sistemine kayıtlı olmadığı görüldü. Normal bir istihdam olanağı elde edemediği için mevcut konumda yer alan bu kişilerin, ücretsiz aile işçisi şeklinde tanımlanması, Türkiye’deki işsizliğin boyutlarını da olduğundan küçük gösteriyor.

Kayıt dışı çalışanlar toplamının 4 milyon 386 bini tarımda, 4 milyon 837 bini ise tarım dışı sektörlerde bulunuyor. Tarım sektöründe sosyal güvenlikten yoksun çalışanların oranı Aralık 2008’de yüzde 86,3 iken, bu oran 2009 Aralık’ta 85,3’e geriledi. Tarım dışı sektörlerde istihdam edenler içinde sosyal güvenlikten yoksun olanların oranı ise 2008 Aralık’taki yüzde 29,2’lik seviyesinden yüzde 29,7’ye yükseldi.  
 

İŞSİZLİĞE KARŞI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ NELER? 
 

Girişimciliğin önü açılmalı: Bütün dünya ülkeleri gibi Türkiye’yi de tehdit eden işsizliğin Türk gençlerinin de en büyük sorunu olduğunu belirten Genç MÜSİAD Başkanı, Fatih Uysan,”İşsizlik, ancak girişimcilerin önünün açılması ve desteklenmesi ile çözülür. Kongremizde, girişimcilerin finansal olarak desteklenmesi ve enerji, bilişim, finans gibi sektörleri ana temalarımız olarak belirledik. Önce var olan destekleri ve mekanizmaların bu platformda bir kez daha hatırlatılmasını amaçladık. Ardından farklı sektörleri incelerken başarı öykülerinin zihinlerimizde yeni fikirler ortaya koymasını arzuladık, ifadelerini kullandı.

İş kanunu değişmeli: İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, yürürlükteki iş kanunlarının işçi almayı teşvik etmediğini öne sürüyor. Bu sebeple yasaların yeniden ele alınmasını isteyen Yalçıntaş, "İşsizliğe en çok çare üreten küçük ve orta ölçekli işletmeler desteklenmeli." değerlendirmesinde bulundu.  
 

Girişimcilik özendirilmeli: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, girişimci sayısının azlığını Türkiye'nin en büyük sorunu olarak göstererek,''Girişimci sayısını artırmazsanız, mevcut işsizlere ve yeni iş gücüne katılacaklara iş bulamazsınız'' dedi ''  Hisarcıklıoğlu açıklamasında şunları dedi:

“Türkiye'nin en önemli sorunu, girişimci sayısının azlığı. Bugün 6 milyon 300 bin kişi işsiz. Yani neredeyse her ailede bir işsiz var. Her yıl 700 bin genç de istihdam piyasasına katılıyor. Bunlara iş bulabilmek, girişimci sayısını artırmaya bağlı. Girişimci sayısını artırmazsanız, mevcut işsizlere ve yeni iş gücüne katılacaklara iş bulamazsınız.'' Türkiye'de her yıl 90 bin firma kurulmasına rağmen bunların çoğunun değerinin, zaman geçmesine rağmen aynı kaldığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, ''Bunun başlıca nedenlerinden biri, mali sistemimizin maalesef fazla büyük olmaması. Gelişmiş ülkelerde iyi fikriniz varsa finansal olarak bu karşılanıyor, ama bizim mali sistemimiz yeterli olmadığı için finansman sıkıntısı yaşanıyor'' ifadesini kullandı.

 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?