banner15

İstanbul'da dün hareketli saatler

Bakanlar ve İstanbul Valisi dün akşam İstanbul Emniyet Müdürlüğünde Hrant Dink cinayetiyle ilgili acil toplantı düzenledi.

İstanbul'da dün hareketli saatler

Dünya Bulteni Haber Merkezi

Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek ile İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun katıldığı İstanbul Emniyet Müdürlüğündeki değerlendirme toplantısı dün akşam yapıldı.

Bakanlar Çiçek ve Aksu ile İstanbul Valisi Muammer Güler, dün akşam saat 21.00 sıralarında geldikleri İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesindeki yerleşkesinde, Hrant Dink cinayetiyle ilgili gelişmeleri değerlendirdi.

Basına kapalı toplantıya, Hollanda ziyaretini yarıda keserek Türkiye'ye dönen İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah da saat 22.35'ten itibaren katıldı.

AKSU CEVAP VERMEDİ

İçişleri Bakanı Aksu, toplantının ardından basın mensuplarının, “Bir açıklamanız olacak mı?” sorusuna, “Yarın belki de olur” yanıtını verdi

Aksu, “eşkale ulaşılıp ulaşılamadığı” yönündeki soru üzerine de bu konuların söylenmeyeceğinin daha önce belirtildiğini ifade ederek, biraz sabırlı olunmasını istedi.

İstanbul Valisi Muammer Güler, Hrant Dink'in öldürülmesi olayıyla ilgili elde sonuca gidebilecek çok önemli kanıtlar olduğunu belirterek, “Görgü şahitlerinin verdiği bilgilerle görüntüleri karşılaştırıyoruz. Mutlaka bir sonuca varacağız” dedi.

3 KİŞİ GÖZALTINDA

Muammer Güler, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesinde yaptığı açıklamada, gözaltında 3 kişi olduğunu ve ellerinde net kanıtlar bulunduğunu söyledi.

Elde edilen görüntü ve belgelerin yoğun biçimde incelendiğini kaydeden Güler, Hrant Dink'in kaybolduğu öne sürülen cep telefonunun da yakınında, olay yerinde bulunduğunu bildirdi. Güler, araştırmaların sürdürüldüğünü ve tanıkların ifadelerine başvurulduğunu anlattı.

Dink'in, 13 Ocak tarihli Agos Gazetesi'nde kaleme aldığı yazısında, aldığı mahkumiyet kararına karşı AİHM'e yapacağı başvuru öncesinde, bu olayın geçmişini anlatmaya başladığını gördüklerini dile getiren Güler, şöyle devam etti:

“Bugün yayınlanan gazetede de yine o sürecin nasıl işlediğini ve nasıl buraya geldiğini ifade etmeye çalışıyor. Olay şudur; olay yeni olmuş gibi yansıtılıyor. Kesinlikle böyle birşey yok. 24 Şubat 2004'te böyle bir görüşme gerçekleştirilmiştir. Asla bir tehdit, asla bir uyarı söz konusu değildir. Zihinlerimizi yoklayalım.

Bu olayın geçmişteki gelişimini de gözardı etmeyelim. 2004 yılı şubat ayı başında Sabiha Gökçen hanımefendinin aslen Ermeni olduğunu, bununla ilgili şok iddiaları gazetesinde belirtmesi üzerine tepkiler ve yorumlar meydana gelmişti. Bu nedenle de Ermeni cemaatine ilişkin bazı tehditler yer almıştı.

Bunlar içinde de Ermeni Patriği Mutafyan'ı hedef alan tehditler dahi olmuştu. Tehditlerin önlenmesi, bu tür önlemlerin alınması konusunda Mutafyan'ın bizzat valiliğimize yaptığı müracaat üzerine, Dink'e e-mail yoluyla gelen bir tehditten de bahisle, bu konuyla ilgili vali yardımcısı arkadaşım ve ilgili adli makamlar nezdinde, ilgili uzmanlar seviyesinde bu tehdit araştırılmış, Bursa, İstanbul ve Yalova'da yapılan tespitlerle tehditte bulunan kişi de yakalanmış ve tutuklanmıştır.”

Güler, ilgili makamların bu tür başvuruları en hassas biçimde değerlendirdiğini ve sonuçlandırdığını söyledi.

Dink'in, yine yakın zamanda, geçen yıl içinde mektupla tehdit edildiğine ilişkin başvurusu üzerine Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldığını, mektup üzerindeki isim ve adresin incelendiğini belirten Güler, böyle bir adres ve isim bulunamadığı için işlem yapılamadığını dile getirdi.

Güler, bu konuya ilişkin savcılığın gerekli işlemi yaptığını belirterek, ”Kendisinin de bu konuya ilişkin bir koruma talebi olmamıştır” dedi.

“MUTLAKA BİR SONUCA VARACAĞIZ”

Güler, şunları kaydetti:
“Elimizde delil niteliğinde sayılabilecek, bizi sonuca götürecek çok önemli tespitler, değerlendirmeler var. Çalışmalarımız çok yönlü olarak sürüyor. Elde edilen görüntülerin tamamı, hepsi Ankara'dan gelen uzman ekiplerle birlikte izleniyor. Görgü şahitlerinin verdiği bilgilerle görüntüleri karşılaştırıyoruz. Mutlaka bir sonuca varacağız. Mutlaka en kısa sürede bunu açığa çıkarmaya çalışacağız.

Dink'e sıkılan kurşunun bu ülkenin huzur ve güvenliğine sıkılmış bir kurşun olduğunu belirtiyorum. Dink ailesine başsağlığı diliyor, acısını yürekten paylaşıyorum. Meslektaşlarının da başı sağolsun.”

Gözaltındaki 3 kişi içinde asli fail olup olmadığı sorulan Güler, “O konuda birşey söyleyemem” diye konuştu.

Dink'in kaybolduğu öne sürülen cep telefonunun, bu kişilerden birinin üzerinde çıkıp çıkmadığı sorusu yöneltilen Güler, “O konuda da birşey söyleyemem. O hassas bir konu, çalışmalarımız sürüyor” yanıtını verdi.

Olayda kullanılan silahın 7.65 mm çapında

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında olay yerinde yapılan incelemelerde 3 tane boş kovan bulundu.

Polis tarafından yapılan incelemede, olayda kullanılan silahın 7.65 mm çapında olduğu tesbit edildiği öğrenildi.

Cinayet mahallinde büyük bir alışveriş merkezinin güvenlik kamera görüntüleri sayesinde katil zanlısının yüzü tespit edilirken, başta Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü olmak üzere İstanbul Emniyeti'nde ikinci emre kadar izinlerin durdurulduğu öğrenildi.

CERRAH HOLLANDA ZİYARETİNİ YARIDA KESTİ

İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, Hrant Dink cinayeti nedeniyle Hollanda ziyaretini yarıda keserek, yurda döndü.

THY uçağıyla Amsterdam'dan gelen Cerrah, Atatürk Havalimanında gazetecilerin, Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin sorularına, “Şu an söyleyecek bir şey yok. Bilgileri alınca konuşuruz” yanıtını verdi.

Beraberindeki heyetle yurda dönen Cerrah, normal programa göre bu akşam Türkiye'ye gelecekti.


  

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35