İşte İran'ın 'sitemkâr' uranyum mektubu

İran, bazı ülkelerin 'haksız' koşullar öne sürmesi nedeniyle görüşmelerin çıkmaza girdiğini belirtirken, varılan uzlaşmaya bağlılığını teyit etti

İşte İran'ın 'sitemkâr' uranyum mektubu


İran’ın, sahip olduğu düşük düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun takası anlaşmasına ilişkin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) Başkanı Yukiya Amano’ya sunduğu mektupta barışçıl nükleer faaliyetlerin ayrım yapılmadan uygulanması beklentisine vurgu yapıldı. Star’ın ulaştığı mektupta, Tahran’ın UAEK ile yakın işbirliği içinde olduğu ifade edildi, Kurumun tüm üye ülkelere olduğu gibi İran’a da anlaşmalardan doğan hizmetleri sağlaması istendi.

KRİZİN SORUMLUSU BATI

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi’nin imzasını taşıyan mektupta, İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’ndan (NPT) doğan yükümlülüklerine ve UEAK ile işbirliği yapma taahhüdüne bağlı olduğu kaydedildi. Tahran Araştırma Reaktörü’nün (TAR) ihtiyaç duyduğu yakıtın ‘apaçık’ UAEK’nın yasal çerçevesi ve sorumluluğu altına girdiği belirtilirken, mektupta şu ifadeler dikkat çekti: “Ne yazık ki geçen bir yıla rağmen tıbbi amaçlarlar için 1 milyon insanımızın ihtiyaç duyduğu yakıt İran’a verilmediği gibi, başka ülkelerin adil olmayan koşulları nedeniyle çıkmaza girdi.”

ÜÇLÜ ZİRVE YAPICI

Salihi, 17 Mayıs’ta Türkiye, Brezilya ve İran arasındaki Üçlü Zirve’de alınan kararların yapıcı ve işbirliğine yönelik olduğunun altını çizerken, Tahran mutabakatının bir kopyasını da mektuba ekledi. Deklerasyondaki her maddenin ayrı bir önemde olduğu belirtilen mektupta, İran’ın anlaşma uyarınca üzerine düşen sorumluluğu yerine getirme kararlılığı teyit edildi. Viyana Grubu’na gönderilen mektupta, Türkiye, Brezilya ve İran ile varılan mutabakat metninin ilk beş maddesi aynen korunurken, UEAK ile anlaşma sonrasında uranyumun bir ay içinde Türkiye’ye gönderileceği ya da bildiriye bağlı kalınmadığı takdirde uranyumun hızla İran’a iade edileceğine yönelik maddeler yer almadı.

MEKTUPTAKİ 5 MADDE

1- Biz, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’nı (NPT) teyit ediyoruz. İran dâhil NPT’ye üye ülkelerin barışçıl amaçlı araştırma, ilerleme ve yakıt konularında
nükleer enerji elde etme hakkı olduğunu vurguluyoruz.

2- Nükleer konularda yapıcı ve olumlu bir havada işbirliği süreci başlaması gerektiğini savunuyoruz.

3- Anlaşmanın, birçok alanda özellikle de barışçıl amaçlı nükleer enerji, nükleer santral ve araştırma reaktörleri yapılması için bir başlangıç olması gerektiğine inanıyoruz.

4- Nükleer yakıt takası, milletler arasında yapıcı, ileriye yönelik ve işbirliğinin başlangıç noktasını oluşturur. Bu hareket, olumlu işbirliği ve barışçıl nükleer enerji elde etme hakkıyla sonuçlanmalı. İran’ın hak ve hukukuna zarar verecek açıklama ve tehdit dâhil her çeşit çatışmacı davranıştan kaçınılmalı, bunun yerini nükleer alanda işbirliği almalı.

5- Yukarıdaki maddelerin uygulanması çerçevesinde İran, düşük oranda zenginleştirilmiş 1200 kilogram uranyumu Türkiye’ye emanet bırakmayı kabul ediyor. Bu madde, İran’ın malı olarak Türkiye’de bulunacak. İran ve UAEK bunu denetleme hakkına sahiptir.

Türkiye BM’nin yapamadığını yaptı

ABD’deki iki düşünce kuruluşu Orta Doğu Enstitüsü ve Century Foundation’ın Türkiye ve İran direktörleri Gönül Tol ve Geneive Abdo, İran ile uranyum takası anlaşmasına varan Türkiye ve Brezilya’nın, BM Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesinin yapamadığını başardığını ve Avrupa ülkelerinin bu gerçekliği kabul etmeye başladığını belirtti.

Kaynak: Star Gazete

Güncelleme Tarihi: 26 Mayıs 2010, 08:10
banner53
YORUM EKLE

banner39