banner39

İşte, kapatma davasına giden süreç

Bir panelde buluşan Kanadoğlu, Savaş, Eruygur ve Soysal, AKP'ye karşı başlatılan yargı sürecinin startını veren konuşmalar yaptı.

Arşiv 23.05.2008, 10:31 23.05.2008, 10:58
İşte, kapatma davasına giden süreç

Cumhurbaşkanı seçiminde Meclis Genel Kurulu'nda 367 milletvekilinin olması gerektiğine ilişkin fikrin mimarı olan Yargıtay Cumhuriyet eski Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun aylar öncesinden yaptığı öngörülerin bir bir gerçekleştiği ortaya çıktı. Kanadoğlu, 18 Şubat 2008 günü Başkent Üniversitesi'nde Jandarma eski Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur, Prof. Dr. Mümtaz Soysal ve eski Başsavcı Savcı Vural Savaş ile katıldığı panelde, yargının en etkili biçimde, bir "silah" olarak kullanılması gerektiğini söylemişti.

PANEL MİLAD OLDU

Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından düzenlenen "2008 Türkiye'sinde olaylar ve yorumlar" konulu panelde, önceki gün yayınlanan ve hükümeti hedef alan Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisinin ilk işaretleri verilmişti. Bu panelden sadece bir ay sonra, 14 Mart'ta AK Parti hakkında kapatma davası açıldı. Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun hükümete karşı yayınladığı bildiride de, panelde ifade edildiği gibi "yargının siyasi iktidara karşı muhalif bir odak ve bir silah olarak kullanılmasının" örnekleri gösterildi.

ARTIK TARRUZA GEÇELİM

Yargıtay Cumhuriyet eski Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, konuşmasında laikliğin ve cumhuriyet ilkelerinin tehlike altında olduğunu belirterek, ,"yargının bir silah olarak kullanılması gerektiğini" belirtmişti.

Soysal ise, yargı üzerinden "bir büyük taarruz" başlatılmasını önererek, "Şimdi bunlar hukukun ırzına geçmek üzereyken hakkın savunucusu biz olduk. Bunlarla haklı olarak vuruşacağız ve sonunda kazanacağız. Büyük taarruz başlayacak. Bir büyük tehlike ile karşı karşıyayız ve bu yüzden seferberlik ilan edilmelidir" diyordu.

Sabih Kanadoğlu:
Hükümet ülkeyi dinci diktaya götürüyor. Buna karşı yargının bir silah olarak kullanılması gerekiyor. Yargı laiklik ve cumhuriyetin korunmasında en etkili silahtır.

Şener Eruygur:
Kusura bakmayın, hepsine sonuna kadar katıldığım bu sözleri alkışlayamıyorum. Çünkü ben alkışlayınca, bu durum 'darbe çağrısı' olarak nitelendiriliyor.

Vural Savaş:
Ben olsam hemen açardım davayı. Çünkü beklenildikçe riske gi-riliyor. Görev süresi bitecek olan üyelerin yerine hükümetin zihniyetinde kişiler atanır, böylece iş işten geçmiş olur.

Mümtaz Soysal:
Bunlarla haklı olarak vuruşacağız ve sonunda kazanacağız. Büyük taarruz başlayacak. Bir büyük tehlike ile karşı karşıyayız ve bu yüzden seferberlik ilan edilmelidir.

Kaynak: Yeni Şafak

banner53
Yorumlar (1)
Bertan Korkmaz 13 yıl önce
AKP'nin TR'yeye nasil bir fikir hürriyeti getirdigi, yukaridaki konusmalardan anlasiliyor.
Emekli ve görevdeki, üst düzey savcilar,TSK-mensublari, bu talebleri, 2002den önce dile getirebilirlermiydi?

Sener Uruyur'un sözleri bence ötesinde. "Sarikiz, Ayisigi" vs düsüncelerinin hamilesi -fakat düsük yapti- , ne sekilde alkisliyor, hepimiz biliyoruz.

Bunlar TR'nin Demokrasi-Tarihindeki kara sayfalarda , Türkiyenin degil, aslinda kendi menfaatlerini düsünen, beton kafalilar olarak coktan yerlerini aldilar bile.

Hatirlatmakda fayda olabilir:
"Şu an darbe yapmamız doğru değil"
http://de.youtube.com/watch?v=hNbs4SX-5v4
31
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?