İşte tek parti döneminin doğu açılımı

Tek Parti döneminin Doğu Açılımı projesinin Umumi Müfettişlik olduğu saptandı.

İşte tek parti döneminin doğu açılımı

Ömer Aymalı / Dünya Bülteni


Umumi müfettişlik kurumu Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine intikal eden siyasi idari bir uygulamadır. Umumi müfettişlikler belli bölgelerde yapılacak ıslahatların şartlarını belirlemek, ıslahatları yapmak, denetlemek gibi görevleri olan bir teşkilat olarak tanımlanmaktadır. II. Abdülhamit döneminde, II. Meşrutiyet döneminde uygulandığı, Milli mücadele döneminde de uygulanma konusunun gündeme geldiği görülmektedir. 1921’de Teşkilat-ı Esasiye Kanununa Umumi Müfettişlikler ile ilgili bir madde konulmuştur. Ancak bu madde Milli mücadele döneminde uygulanmamıştır. 1924 anayasasına ise böyle bir hüküm konmamıştır. Ancak Umumi Müfettişlik konusu 1927 yılında Tek partili dönemde tekrar gündeme gelmiştir. Doğuda çıkan şeyh Sait isyanının ardından bu bölgede bir sıkıyönetim uygulaması olmuştur.1926 yılında sıkıyönetim bir yıl daha uzatılmıştır.1927 yılında bu uzatma süresinin bitmesi ile Umumi müfettişlik bu çerçevede bölgede kurulmuştur. Ancak Umumi müfettişliklerin yalnızca doğu için kurulduğunu söylemek de eksik yanlış olur, çünkü çıkarılan kanun çok kapsamlı tüm ülkeyi kapsar şekilde hazırlanmıştır

TBMM’den 25 Haziran 1927’de çıkan Umumi Müfettişlik Kanununun I.Maddesi Umumi Müfettişliklerin kuruluş gerekçesini şöyle açıklamaktadır: Madde 1: Müteaddit vilayetleri alakadar eden ve bu vilayetlerin müşterek faaliyetleriyle izalesi kabil olan ihtiyacat hudusunde, o vilayetler üzerinde, mevaddı atiyede muharrer selahiyetleri haiz Umumi Müfettişlikler teşkiline ve ihtiyacatın zail olmasıyla, bu müfettişliklerin ilgasına hükümet mezundur. 3.Maddede ise Umumi Müfettişliklerin görevleri açık olarak şu şekilde ifade edilmiştir. : Umumi müfettişler, Dahiliye Vekaletine merbut olup, mıntıkaları dahilinde asayiş ve inzibatın teminine nezaret ve kavainin ve nizamatın tamamii tatbik ve icrasını mütemadiyen takip ve murakabe ve Vekaletlerin kanunen haiz oldukları salahiyetlerden,icra vekilleri heyetince kendilerine tevdiine karar verilenleri istimal ederler.
 

Umumi müfettişlerin kuruluş gerekçesi ve görevleri bu şekilde kanunla belirlendikten 5 ay sonra umumi müfettişlerin görevleri ve yetkileri ile ilgili bir kararname hazırlanır. Bu kararnameye göre söz konusu yasaya dayanarak, Elaziz, Urfa, Hakkari, Bitlis, Diyarbekir, Siirt, Mardin ve Van illerini içeren bir Umumi müfettişlik kurulmuştur. bu iller aynı zamanda doğu ve güneydoğuda sıkıyönetimin olduğu iller olduğu göze çarpmaktadır. bu kararname ile Umumi müfettişlerin yetkileri de net olarak belirlenmiştir. Umumi Müfettiş, mıntıkası dahilinde hükümetin vekili ve umum vekillerin de mümessili”dir Bu sıfatla başta valiler olmak üzere, bütün memurlar kendisine kaşı mesul ve gördükleri işlerden ve yaptıkları icraattan dolayı izahat ve hesap vermeye mecburdurlar" madde 7.

Bu şekilde geniş yetkilerle donatılmış olan I.Umumi Müfettişlik kurumuna, 1 Ocak 1928 tarihi itibariyle İbrahim Tali Öngören atanmış ve burada 5 yıl boyunca görev yapmıştır. İbrahim Tali Öngören ve daha sonraki müfettişler tarafından düzenli olarak içişleri bakanlığına raporlar göndermişlerdir. Bu raporların içeriği ana başlıkları ile şöyledir: Bölgedeki asayiş durumu en çok üzerinde durulan konulardır. Gönderilen raporlarda asayiş konusunda herhangi bir problemin olmadığı ifade edilmiştir. İdare ve adliyeye intizamlı hakkaniyetli kişilerin atanmasının halka irtibatın artırılmasında etkili olacağı belirtilmiştir. Bölgeye gönderilecek olan memurların iyi yetişmiş olmasının gerektiği,ceza sürgün yeri olarak değerlendirilmemesi gerektiği üzerinde durulmuştur. Kürtçülük propagandası yapanlar ve gayri memnunların batıya tehcir edilmesinin bir çözüm olabileceği ifade edilmiştir. Bölgeye muhacir getirilmesinin gerekli olduğu, Köylerden çocukların alınıp yurtlarda eğitilmesinin onlara Türk kültürünün bu şekilde aşılanabileceği tavsiye edilmiştir.

I.Umumi Müfettişliğin ardından ülkenin farklı coğrafyalarında da müfettişlikler kurulmuştur.

II. Umumi Müfettişlik 1934 yılında Edirne,Kırklareli,Tekirdağ,Çanakkale olmak üzere Trakyada kurulmuştur.

III. Umumi Müfettişlik 1935 yılında Erzurum, Kars, Gümüşhane, Erzincan, Trabzon, Ağrı,  şehirlerini içine alır şekilde kurulmuştur. İlk olarak Tahsin Uzer atanmıştır. Tahsin Uzer’in gönderdiği raporlardan bazı önemli başlıklar şunlardır: Doğu devletine bağlıdır. Ancak halk ile hükümet arasında bir yabancılık var. İdareden ciddi şikâyetler var. Genç dinamik, davaya sımsıkı bağlı kişiler buraya atanmalıdır. Yatırımlar halkı yönetime bağlayacaktır. Halkevi, Hükümet Konağı, okul burada devleti temsil etmektedir. Bunların yaygınlaştırılması ve şartlarının iyileştirilmesine çalışılmalıdır. Hükümet binaları özellikle önemli, bunlar halkın gözünde devletin gücünü temsil etmektedir. 


4.Umumi Müfettişlik 1936 yılında Bingöl, Elazığ, Munzır, Tunceli şehirlerini kapsar şekilde kurulmuştur.

1935 yılında Tunceli ile ilgili özel bir yönetim kararı alınmıştır. Korgeneral; bölgeye vali ve komutan olarak atanmıştır. Korgeneral aynı zamanda vali yetkisine sahiptir.


Umumi müfettişlik kurumu tek parti döneminde kurulup güçlendirilirken konu ile ilgili ve umumi müfettişlerin uygulamaları ile ilgili gazetelerde birkaç istisna dışında pek bir habere rastlanmamaktadır. Ancak umumi müfettişliklerin özellikle doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinde yaptıkları bazı hukuksuz uygulamalar çok partili döneme geçildikten sonra dillendirilebilmiştir. 

1952 yılının Aralık ayında Umumi müfettişliklerin geçmişteki uygulamaları gündeme gelmiş yapılan oturumda doğu bölgesinden gelen milletvekilleri bölgede yaşanan sıkıntıları meclis kürsüsünden ifade etme imkanı bulmuşlardır. Örneğin Demokrat Parti Diyarbakır milletvekili Mustafa Ekinci, meclis kürsüsünden bölgede yıllardır umumi müfettişlik adı altında bir sıkı yönetimin uygulandığı ve ayrıca bu sıkı yönetimin çoğu kez hukuk dışına çıkarak keyfi işlemlerde bulunduğunu birçok örnek vererek anlatmış ve şu ifadeleri kullanmıştır: ‘Bir devir tasavvur buyurunuz ki, Anayasanın ayakta durmasına, mahkemelerin ulus adına hüküm vermesine ve adaletin teminat altında bulunduğu iddia edilmesine rağmen,bir Genel ( Umumi) müfettiş,aldığı bir emir üzerine istediği kimseleri jandarmalara teslim edip öldürtebiliyor.”           “ Meselede zamanın Başbakanı ( İsmet İnönü ) , İçişleri bakanı ( Şükrü Saraçoğlu ), Birinci Umumi Müfettiş Abidin Özmen önde olarak mesuldürler. Anayasanın 170.maddesine göre bunların Divan-ı Aliye tevdii, Yüksek Meclisin kararına bağlıdır… Zulümlerin muhasebesi lazımdır.” Diyerek dönem içerisinde yaşanan keyfilik ve hukuksuzluğun hesabının sorulması gerektiğini ifade etmiştir. Ancak meclisteki bu oturumun ardından bir daha bu konu gündeme gelmemiştir.

27 Şubat 1952 tarihinde İçişleri Komisyonu Raporunda  “ Tümü  üzerinde yapılan görüşmelerde, söz alan hükümet temsilcisi, demokratik anlayışla hareketi prensip eden hükümetin, bu kanunun kalkmasında hiçbir mahzur görmediğini beyan etmesi üzerine, gerekçedeki mucip sebepleri yerinde gören komisyonumuz, kanunu vuzuh vermek ve tatbikatta da kolaylık sağlamak maksadıyla, metinde yapılan değişiklikle, teklifi oybirliği ile kabul etti.” Bu komisyonda tabiî ki CHP”li üyeler de bulunmaktaydı. Fakat bu üyelerin de komisyon raporuna hiçbir itirazlarının olmaması dikkat çekicidir.

İçişleri komisyonunda alınan bu kararın ardından meclis gündemine gelen Umumi Müfettişlikler kaldırılmıştır.

Güncelleme Tarihi: 03 Şubat 2010, 19:08
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35