banner39

İşte Türkiye'nin gururu örgütler

Ankara İHH, Deniz Feneri ve Kimse Yok mu'nun isimlerini en dikkat çekici STK'lar olarak Brüksel'e bildirdi.

Arşiv 06.07.2018, 09:30 06.07.2018, 09:31
İşte Türkiye'nin gururu örgütler

Yurtiçi ve yurtdışında yaşanan deprem, tsunami gibi doğal afetlerin hemen ardından ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşan ve yaralarını saran Türk sivil toplum örgütleri, Avrupa Birliği (AB) sürecinde Türkiye'nin gururu oldu.

AB ile tam üyelik müzakereleri sürerken Ankara, Kimse Yok mu Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, İnsani Yardım Vakfı, Deniz Feneri Derneği ile İstanbul Uluslararası Kardeşlik ve Dayanışma Derneği'nin isimlerini "insanî yardım alanında en dikkat çekici sivil toplum örgütleri" olarak Brüksel'e bildirdi. AB tam üyelik sürecinde tarama dönemi ekim ayı başında bitti. 30. başlık olan "Dış ilişkiler" faslında ayrıntılı tarama 13 Eylül'de Brüksel'de yapıldı. Toplantının ardından AB Komisyonu, Türk tarafından bazı soruların yazılı olarak cevaplanmasını istedi. Ankara'ya "Gelişme politikaları" başlığı altında bir dizi soru yöneltildi. Sivil toplum örgütlenmesine verdiği önemle bilinen Brüksel, "Ülkenizde, insanî yardımlar konusuyla özel olarak ilgilenen sivil toplum örgütleri var mı? Gelişmekte olan ülkelerdeki kalkınma faaliyetleri nelerdir?" diye sordu. Türkiye, cevapları yazılı olarak geçtiğimiz günlerde AB Komisyonu'na iletti. Ankara'nın sunduğu listede, insanî yardım konularıyla ilgilenen sivil toplum örgütleri arasında 'Kimse Yok mu Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, İnsani Yardım Vakfı (İHH), Deniz Feneri Derneği ile İstanbul Uluslararası Kardeşlik ve Dayanışma Derneği' dikkat çekici örnekler olarak sıralandı. Metinde, "Türk sivil toplum örgütleri, Pakistan ve Güney Asya'da yaşanan deprem ve tsunami gibi doğal afetlerde rehabilitasyon faaliyetlerinde bulundu." bilgisine yer verildi. Ayrıca Türk yardım derneklerinin; Filistin, Afganistan ve Irak'taki yardıma ihtiyacı olanların yanında olduğu dile getirildi.

Ankara, "Bazı Sivil Toplum Örgütleri (STÖ) Lübnan'a insani yardımlarda çok aktif olarak yer aldı. Bunun da ötesinde, STÖ'ler, acil durumlarda daha etkili ve hızlı yardım ulaştırabilmek için devlet kurumları ile yakın işbirliği içindeler. Türk STÖ'ler, aynı zamanda, komşu ülkeler ve Afrika'da yardım faaliyetlerine de katılıyor." bilgisini verdi.

2004'te Dernekler Kanunu'nda yapılan değişiklikle sivil toplum örgütlerinin önü açıldı. Yardım kuruluşları, Güney Asya'da yaşanan deprem ve tsunami ile Pakistan depreminin ardından ilk yardıma koşanlar arasındaydı. İsrail saldırısı altında bulunan Filistin, yine İsrail'in saldırılarına maruz kalan ve büyük bir yıkım yaşayan Lübnan, yardım kuruluşlarının yoğun faaliyette bulundukları yerler arasında. Geçen sene ekim ayında Pakistan'da yaşanan depremin ardından yapılan yardımlar, Türk sivil toplum örgütlerinin başarılı faaliyetlerinden yalnızca biri. Türkiye'den Pakistan'a ulaşan ayni ve nakdi yardımların 250 milyon doları bulduğu bildiriliyor. Yardımlar, Pakistan tarafından da takdir ediliyor. Pakistan Başbakanı Şevket Aziz bu durumu, "Bizi en fazla etkileyen, deprem bölgesi Keşmir'e gittiğimizde oraya bizden önce gelen Türk doktor ve öğretmenleriydi." sözleriyle anlatıyordu. Pakistan Meclisi de, yardıma koşan kişi ve kuruluşları özel bir kanunla ödüllendirmişti. Pakistan'ın en yüksek ödülü sayılan Fedakârlık Madalyası'na layık görülenler arasında 7 yaşındaki Türk kızı Ervan Yalçın da vardı. Ervan, felaketin ardından Pakistanlılara bileziğini göndermişti.

Kızılay ve TİKA da gurur kaynağı

Türk yardım kuruluşları, Pakistan'da pek çok kalıcı projeyi de hayata geçirdi. Kimse Yok mu Derneği, felaketin ardından bölgeye ilk giden sivil toplum kuruluşuydu. Dernek, 6'sı Keşmir'de, 4'ü de Serhad eyaletinde olmak üzere inşa ettiği toplam 10 okulu Pakistan hükümetine teslim etti. Dernek, Türk halkının 12 milyon dolarlık yardımını da ulaştırdı. Keşmir'de bir hastane inşaatı dernek tarafından üstlenildi. İHH, Muzafferabad'da çadır kent kurdu. İHH, Muzafferabad'ın Rara bölgesinde 400 öğrenci kapasiteli bir yatılı okul inşa etti.

Ankara'nın AB Komisyonu'na gönderdiği yazılı cevapta, Türk Kızılay teşkilatının yaptıkları da ayrıntılı biçimde anlatıldı. Kızılay'ın, Türkiye'nin afet yönetimi ve insani yardım yapılanmasında önemli rol oynadığı aktarıldı. Brüksel, Ankara'ya, Türkiye'nin İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Kalkınma Yardımları Komitesi'ndeki (DAC) "gözlemci" üyeliğini hatırlatarak, bu alandaki faaliyetlerini de sordu. Son yıllarda kalkınma yardımları konusunda önemli ilerlemeler sağlayan Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı'nın (TİKA) faaliyetleri, Brüksel'e özetle anlatıldı. TİKA'nın, eski Sovyet ülkeleri, dağılan Yugoslav ülkeleri ile Afrika ve Ortadoğu'da faaliyette bulunduğu hatırlatıldı.


Her şey bir televizyon programıyla başladı

"Samanyolu Televizyonu" bünyesinde 2002 yılında yayına başlayan "Kimse Yok mu?" programı, kimsesiz, mutsuz ve yarınından ümitsiz insanlara el uzatmak ve bir ışık olmak gayesiyle yola çıkmıştı. Daha sonra aynı isimle bir dernek kuruldu. Dernek, Türkiye'deki "yoksulluk" sorununu aşmak için "kardeş aile" projesi başlattı, gıda yardımlarında bulundu, iftar çadırları kurdu. Dernek, Bingöl Karlıova depreminin ardından gıda yardımı yaptı. Kimse Yok mu Derneği, Güney Asya depremi ve tsunami ile Pakistan depremlerinde yaraları sardı. Filistin ve Lübnan için yardım kampanyaları düzenledi. Lübnan'a, 3 TIR kuru gıda, 1 TIR temizlik malzemesi, 10 TIR un gönderdi. Deniz Feneri Derneği yetkilileri de, yardım götürdükleri ülke sayısının 30'u geçtiğini, yardım miktarının da 30 milyon doların üzerinde olduğunu aktarıyor. Bir televizyon kanalındaki programla 1996'da yardım çalışması başlatan, 1998'de dernek olan Deniz Feneri, bugün yıllık 100 milyon dolarlık bütçeyle, Türkiye başta olmak üzere 30'u aşkın ülkede yoksul insanlara yardım götürüyor. 1996 yılında "Deniz Feneri" isimli TV programıyla yoksullara yönelik faaliyetlerine başlayan Deniz Feneri Derneği, yıllık 100 milyon dolarlık bir bütçeye ulaştı. Dernek, geçen sene deprem felaketi yaşayan Pakistan'da 13 ilköğretim okulu ve bir lise yaptırıyor. Deniz Feneri, Saraybosna'da 5 bin öğrencinin eğitim göreceği bir üniversite yapıyor, Kosova'da da yapımı bitirilen 2 okul geçtiğimiz günlerde teslim edildi. Lübnan hükümetine de 5 ambulans verildi.

Kaynak: Zaman

banner53
Yorumlar (0)
31
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?