banner15

İşte YÖK Üniversitesi

Bilimadamları ve öğrencilerin katılımıyla dünya genelinde yapılan bir araştırma sonucunda, 'Dünyanın En İyi 500 Üniversitesi' belirlendi. Türkiye’den tek bir üniversite dahi bu listeye giremedi.

İşte YÖK Üniversitesi

İngiltere’nin köklü gazetelerinden The Times uluslararası kariyere sahip 1300 bilim adamı ve yüzlerce öğrencinin katıldığı bir araştırma yaparak 'Dünyanın En İyi 500 Üniversitesi'ni seçti. Türkiye’den tek bir üniversite bile bu listeye giremedi.
Araştırma kapsamında dünya genelinde bilim adamları ve öğrencilerle anket yapıldı. Araştırmada, üniversitelerdeki araştırma görevlilerinin sayıları, Nobel ödülü alan bilim adamları, bilimsel üretim gibi bir dizi kriter de dikkate alındı. Türkiye’deki üniversiteler, 'Avrupa’nın En İyi 100 Üniversitesi' listesine de giremedi. Ortaya çıkan tablo, 'Türkiye’de üniversite yok mu?' sorusunu da beraberinde getirdi.

Kimler yok ki

Türkiye’nin giremediği listede Kanada, Japonya, Avustralya, Norveç, İsviçre, Singapur, İsrail, Çin, Güney Kore, Meksika, Rusya, Brezilya, Hindistan, Yeni Zelanda, Arjantin, Güney Afrika ve Şili gibi ülkelerden de üniversiteler var. 'Dünyanın En İyi 500 Üniversitesi' arasında 164 üniversite ile ABD ilk sırada yer aldı. Ancak, ilk 500 arasına en çok Avrupa Birliği üyesi ülkelerin üniversiteleri girdi. İlk 10’a ise ABD’den 8, İngiltere’den 2 üniversite girdi. Bu üniversiteler sırasıyla şöyle; 'Harvard, Stanford, Cambridge, California-Berkeley, Massachusetts İnsi.Tec (MIT), California Ins Tech, Princeton, Oxford, Columbia ve Chicago.'

Devlet dairesi gibi üniversiteler

Söz konusu araştırmadan çıkan tabloyu gazetemize değerlendiren Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere, Türkiye’den hiçbir üniversitenin listeye girememesini, 'düşündürücü' olarak niteledi. 1980 sonrası YÖK sisteminin sorgulanması gerektiğini belirten Yeşildere, şunları söyledi: 'YÖK sistemini akademisyenlerin ve toplumun sorgulaması gerekir. Siyasilerin ve hükümetlerin, kendisini sorgulamayan üniversitelerin bu üzücü sonuçta payı var. Üniversiteler değişime hazır değil. Değişim konuşulmuyor. Devlet dairesine dönüştü üniversiteler. Öğretim üyesi yakalamış olduğu makamı bırakmıyor. Profesörlük ve doçentlik ile asistanlık ahbaplık ilişkilerine bağlandı. Üniversitelere ayrılan kaynak en az düzeyde tutuldu. Öğretim elemanı yetiştirilmedi. Eğitimin kalitesi giderek düştü. Ve üniversiteler bir çıkmaza sokuldu.'

Çıkar çatışmaları

Üniversitelerde bunlar yaşanırken, hükümetlerin üniversiteleri kendi etki alanlarına almak için değişim önerdiklerini, YÖK’ün de kendisini korumak için daha güçlü öneriler sunduğunu söyleyen Yeşildere, 'Üniversite rektörleri ise gücün üniversitede olmasını istiyordu. Bu olumsuz üçgen üniversiteleri çıkmaza soktu. Bu çıkmazla en iyi üniversiteler arasına giremezsiniz. Özgün araştırmalar yapamazsınız. Dünyada üniversiteler tartışılıyor. ABD, AB üniversitelerini tartışıyor. Dönüşüm, değişim isteniyor. Bu değişimi üniversite kendisi istemeli ve değişim için baskı unsuru olmalıdır. Üniversite talep etmezse birileri çıkar kendi üniversitesini yaratır. Bu sefer daha da büyük çıkmaza girilir' eleştirisinde bulundu.

Özgürlükçü bir üniversite

Özgürlükçü, her türlü düşüncenin tartışıldığı, eşit ve ücretsiz eğitimin verildiği ve eğitimin devlet güvencesinde olduğu bir üniversite yaratılması gerektiğini ifade eden Yeşildere, 'Kaynak yaratılıp üniversitenin bilim üretmesi sağlanarak, bilimin sanayi ve tarıma dönüşmesi gerçekleşmeli. Böylece toplumsal kalkınmayı da hızlandırmış oluruz' şeklinde konuştu.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48