banner39

İttihat ve Terakki ve Çanakkale Savaşı

Lübnanlı aktivist hatıratında İttihat veTerakki paşalarının Ortadoğu'da yaptıklarına ve Çanakkale'ye geniş yer ayırıyor

Arşiv 19.03.2010, 10:10 28.03.2010, 14:12
İttihat ve Terakki ve Çanakkale Savaşı

Dünya Bülteni/Kültür Servisi

İttihat Terakki’nin merkezindeki yöneticilerin “Turancı grubun şerrinden” çekindikleri için Cemal Paşa’nın başına buyruk şiddet siyasetine dokunamadıklarını ifade eden Şekib Arslan  anılarında İttihat Terakki yönetiminin başka yerlerdeki pervasızlıkları üzerinde Çanakkale Savaşı’ının etkili olduğunu belirtir.

Şekib Arslan anılarında İttihat Terakki içinde özellikle Cemal Paşa’yı Suriye’de görevli olduğu yıllardaki hırslı yönetimi ve askeri kabadayılıkları nedeniyle eleştirir. Cemal Paşa ile Kanal Harekâtına katılan Arslan kısa sürede Cemal Paşa ile bölge halkı arasında aracı konumuna gelir. Cemal Paşa’nın Şam’dan onlarca yüzlerce kişiyi sürgüne göndererek onların yerine Türk ailelerini yerleştirme kararı ile ilgili olarak söyledikleri çok ilginçtir.

Cemal Paşa’nın Suriye Siyaseti

Cemal Paşa’nın uygar bir iç siyaset güdebilecek meziyette biri olmaması nedeniyle zor kullanma, yıldırma gibi yöntemlere başvurmasının Türklerle Araplar arasında kin ve nefret uyandırdığını belirterek şöyle sürdürür ifadelerini: “Cemal Paşa’nın Suriye’de takip ettiği siyaset, Osmanlı Devleti ve İslâm âleminin başına gelmiş en büyük felaketlerden biridir. Olayların birinci dereceden sorumlusu Cemal Paşa’dır, ancak Talat ve Enver de ona istediğini yapma fırsatı verdikleri için sorumludurlar Yanlışlığı açık olmakla birlikte eğer Paşa’nın yaptıklarının doğru olduğuna inanılıyorsa onlar da sorumludur. Eğer bazılarının sandığı gibi, Paşa’nın yanlış yaptığını bildikleri halde sonradan onu suçlayıp görevden alabilmek için bu olayı kullanmak maksadıyla izin vermişlerse yine sorumludurlar. Her ikisi de arkadaşımdır ve savaş boyunca da savaştan sonra onlar gibi Türk arkadaşım olmamıştır ama arkadaşlığım düşüncelerimi söylememe engel değildir.(…)Talat da Enver de Cemal Paşa’yı gelecekte sorumlu tutabilmek için Suriye’deki uygulamalarında kasıtlı olarak başına buyruk bırakmışlardır. Yoksa Paşa’nın yaptıklarının ne akılda, ne törede, ne kanunda, ne de siyasette yeri vardır.” (s.101-102)


Çanakkale Zaferi Olmasaydı

Şekip Arslan, İttihatçı Bir Arap Aydınının Anıları’nda İttihat Terakki’nin merkezindeki yöneticilerin “Turancı grubun şerrinden” çekindikleri için Cemal Paşa’nın başına buyruk şiddet siyasetine dokunamadıklarını da ifade eden Şekib Arslan İttihat Terakki yönetiminin başka yerlerdeki pervasızlıkları üzerinde Çanakkale Savaşı’ının etkili olduğunu belirtir. Bu gerçekten şu ana kadar yapılmamış bir tespittir. .Bu gün bizim ağırlıklı olarak Süleyman Nazif ve Mehmet Akif perspektifindeki bakışımızdan oldukça farklı Şekip Arslan’ın bakışı. Rivayet edilir ki Çanakkale Savaşı ile ilgili şiir yazıldığında Süleyman Nazif “Allah’ın şehitleri varsa Allah’ın şairleri de var” demiş. İşte bu şehit ve şiir eksenli okumanın dışında bir okuma için Şekip Arslan’a kulak vermenin tam zamanı: “ Türkiye Çanakkale savaşında büyük orduları yendikten sonra, memlekette idareyi ele alanlar her istediklerini yapabileceklerini zannettiler. Öyle anlaşılıyordu ki Cemal Paşa ekibi Suriye’deki Arap ruhunun hakkından gelme sözü vermişlerdi. Bu yüzden benzeri görülmedik bir siyaset uygulamaya başladılar. Cemal Paşa bazı kişileri Kudüs’e bazı kişileri de Anadolu’ya sürmüştü. Ama çok geçmeden kendilerini af etmiş ve ülkelerine dönmelerine izin vermişti. Aradan bir yıl geçtikten sonra Cemal Paşa yeniden aynı uygulamayı başlattı. (…) Sürgün olayına benzer bir durum Cemal Paşa’nın bazı kişileri idam etmesi olayıdır. Kanatimce Çanakkale zaferi olmasaydı  Cemal Paşa böyle bir şey yapamazdı.(s.98-99) 


Çanakkale Zaferi Sarhoşluğu

Tekrar etmeyi seven Şekib Arslan anılarının birkaç yerinde bu olaya değinirse de Çanakkale Zaferi Sarhoşluğu başlıklı bölümde bunu derli toplu olarak aktarır: “Çanakkale zaferi İttihatçı yöneticiler arasında bir sarhoşluğa yol açmıştı. Bu sarhoşluk yüzünden hiç alışılmadık kararlar aldılar. Kadınlardan peçe mecburiyetinin kaldırılması bunlardan biriydi. Bu karar Çanakkale zaferinin akabinde alınmıştı Aynı şekilde Suriye’nin Türkleştirilmesi ve Arap milliyetçiliğinin kökünün kazınması da bunlardan biriydi. Bunun için buldukları yöntem, tanınmış birçok ailenin sürgüne gönderilmesi oldu. Böylece köklü aileleri güçten düşüreceklerini ve Suriye’yi Türkleştirme hedefini gerçekleştireceklerini zannediyorlardı. Enver katılmıyordu ama bu Cemal’in fikriydi. Üstellik İstanbul’daki birçok kişi Cemal’in fikrini uygun bulmuştu, çünkü o günler Cemal’in yıldızının parladığı günlerdi ve kendisi İstanbul’dakilerin umudu olmuştu.”(s119)

Şekip Arslan’ın anılarını kaleme alırken; unuttukları, eksik hatırladıkları, yanlış hatırladıkları, başka okuduklarıyla harmanlayarak hatırladıkları olabilir. Bütün bu olasılıklar bir yana anılarında Çanakkale Savaşı özelinde dile getirdikleri farklı bir bakışı yansıtmaktadır.

kitap.20100319100913.jpg

İttihatçı Bir Arap Aydınının Anıları: EMİR ŞEKİB ARSLAN. Klasik Yayınlar, İstanbul, 2005

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?