İttihatçılara muhalif gazete: Volkan

31 Mart olaylarının figürlerinden Derviş Vahdeti'nin Volkan gazetesi İttihat ve Terakki Fırkası'na en muhalif gazeteydi...

İttihatçılara muhalif gazete: Volkan

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

31 Mart Olayının mimarlarından kabul edilen Derviş Vahdeti, sıradan bir devlet memuru iken Volkan gazetesini çıkarması ile bir anda meşrutiyet yönetiminin en tehlikeli düşmanı haline geldi. Hapisten çıktıktan sonra önce İttihat ve Terakki’nin toplantılarına katılmış daha sonra meçhul bir örgütlenme olan ittihatçı karşıtı Federakan-ı  Millet Cemiyeti içerisinde yer alan Vahdeti’yi  muhalif yazıları ile 31 Mart’a damgasını vuran Volkan gazetesini çıkarmaktaki amacı neydi?

Derviş vahdeti yakın tarihin anlaşılması zor olan en ilginç şahsiyetlerinden birisidir. Vahdeti’nin Volakan’dan önce ciddi bir basın yayın geçmişi bulunmamasına rağmen Diyarbakır’da Ziya Gökalp’le tanışmasından sonra İstanbul’a gelerek bir gazete çıkarma fikrinde olduğunu yakın çevresi ile paylaşmıştı. Onu gazeteyi çıkarmaya iten neden Hüseyin Hilmi Paşa’nın makamından kovulmasının intikamını almak istemesi mi, yoksa önce sürgüne ve hapse gönderilmesinin nedeni olarak ittihatçıları görmesi mi? Belki de her ikisi de.

Derviş Vahdeti ittihatçıların  önde gelenlerinden Mizancı Murad Bey’e gazete çıkarmak istediği söyler. Murad Bey daha ilk karşılaşmada pek ehemmiyetsiz biri gibi görünen Vahdeti’ye kendisinin “Mizan” gazetesini bile çok zor şartlarda çıkardığını yayın dünyasının tanımadığı  bir kişinin gazete çıkarabilmesinin zor olacağını söyler ve vazgeçirmek ister.

Gazetenin masraflarını karşılamak için önceden tanışıklığı bulunan Yıldız sarayı  Mabeyn Başkatibi  Ali Cevad Bey’e giderek niyetini açıklar ve para ister. Ali Cevad Bey, Derviş Vahdeti’nin bu isteğini sarayın artık basın organlarına tahsisat vermediğini söyleyerek geri çevirir. Fakat Vahdeti yakın arkadaşı Enderunlu Lütfi kanalıyla saraydan 450 lira almayı başarırı. Bu paranın verildiğini Derviş Vahdeti kabul etmez ama Enderunlu Lütfi, parayı kendisinin kanalıyla verildiğini itiraf eder. Volkan’da Kıbrıslı Kamil Paşa’dan hep övgüyle bahsedilmesi, icraatlarının alkışlanması sadece Vahdeti’nin de Kıbrıslı olmasıyla açıklanamaz. İngiliz yanlısı ile fikirleri ile bilinen Kamil Paşa’nın bu gazeteyi mali açıdan desteklemesi olası görülmektedir.

Gazete Vezirhan’da ki 14 numaralı  odada yayın hayatına başlar. Gazetenin sahibi, başyazarı, musahihhihinin hep Derviş Vahdeti olduğu görülmektedir. Fiyatı 10 Para, yıllık aboneliği 108 kuruştur. Dini ve siyasi günlük gazete başlığı  ile kendisini tanımlamıştır. 20 Nisan 1909 tarihinde hareket Ordusu’nun Yeşilköy’e gelmesine kadar yayın hayatını sürdüren gazete 110 sayı çıkarmıştır. Gazate genelde dört sayfa olarak çıkmış, bazen sayfa sayısı iki sayfaya kadar düşebilmiştir. 2000 adet basılan gazete Bulgaristan, Girit, Bosna Hersek ve Kıbrıs’a da gönderilir.  Gazeteye sürekli yazı gönderenler arasında Enderunlu Lütfi, Said-i Nursi, Mehmet Emin Hayrati gibi isimlerde vardır.

Volkan’daki yazılar -Said-i Nursi’nin yazıları dışında- genelde kolay anlaşılabilecek yazılardır. Osmanlıca kullanılmasına rağmen özellikle konuşma Türkçesinin kullanıldığı görülür. Derviş Vahdeti, Anadolu Türkçesini ilk kez yalın bir şekilde kullanan yazarlardan biridir. Okuyucu mektuplarının da anlaşılır ve sade olması Volkan’ın dikkat çeken başka bir özelliğidir.

 Vahdeti, gazeteyi çıkardığı ilk gün 17 Aralık 1908 tarihidir. Gazetenin başyazarlığını üstlenir ve polemik ustası Hüseyin Cahit, Kazım Kadri gibi yazarlara taş çıkartacak yazılar kaleme alır. Gazete koyu bir ittihatçı karşıtı olmasına rağmen Enver, Niyazi, Atıf gibi İttihatçıların bazı önderlerine ayrı bir yer verir. Enver’i peygamber ahlakına sahip olmakla savunur, cesaretini alkışlar. Şemsi Paşa’yı öldüren İttihatçı fedayi Atıf’ın sıktığı kurşunu Hacerül esved taşının altına yerleştirmek ister. Bu sefer başka bir yazısında ittihatçı fedailer tarafından öldürülen Hasan Fehmi için de benzer şeyler söyleyerek liberal fikirleri ile bilinen Hasan Fehmi’yi Karbela şehitleri mertebesine koyar.   

Volkan, kısa sürede basın dünyasında sesini duyurur, ateşli yazıları ile bütün ittihatçı karşıtı  grupların rağbet ettiği okuduğu bir gazete haline gelir. İttihatçıların yayın organı Şura-yı Ümmet , tanin gibi gazeteler, Volkan için “ateş böceği”, “”ağzı kirli mühlik” ifadelerini kullanır. Volkan bu ithamlara daha kavgacı bir üslupla yanıt verir ve Ali Kemal, Mevlanazade Rıfat, Hüseyin Cahit gibi kalemlerle dalaşmaktan çekinmez.

Gazetenin 110 sayılık yayını  süresince tek bir resim dahi kullanılmadığı görülür. Fakat 10 Nisan 1909 tarihli M. Bedreddin Örfi imzalı bir yazıda ittihatçıların  öldürdüğü Hasan Fehmi’nin heykeli dikilmesi istenir okuyucudan tepki gelince Derviş Vahdeti özür dilemek zorunda kalır.

Volkan gazetesinin 20 Nisan 1909 tarihli son sayısında ki bir ilan dikkat çekicidir. İlanda:

“ altı tane koyun bulunmuş, altı gündür sahibi ortaya çıkmadığı için sahibi olduğunu iddia edenler, Aşçılar kahvesi sahibi Nuri paşa’ya başvurması ilan olunur “ denilmektedir.

   

Meşrutiyet’in kaldırılması yolunda yayın yapan Volkan Gazetesi için dava açılması hakkında Meclis-i Vükela mazbatası

15 Nisan 1909


Volkan Gazetesi’nin yaptığı yayın sebebiyle hazırlanan Bakanlar Kurulu kararı  iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde gazetelerin görevinin nazik durumlarda halkı teskin etmek olduğu, ancak Volkan gazetesinin yaptığı yayınla Meşrutiyetin kaldırılmasını  isteyerek halkın heyecanını  artırdığı, ayrıca İskeçe’de müderris Yakub Efendi’nin İttihad-ı Muhammedi adına üye topladığı  anlatılmaktadır.

  İkinci bölümde ise Volkan Gazetesi için zaman geçirilmeden dava açılması ve hiçbir tesir altında kalınmadan davanın sonuçlandırılması  ve şehirlerde dernekler adına üye toplanmasının yasaklanması  karar altına alınmıştır.

volkan-vahdeti.jpg


 
 

Güncelleme Tarihi: 08 Nisan 2010, 15:16
YORUM EKLE

banner33

banner37