İzzet Şahin: İsrail herkese şüphe ile bakıyor

İsrail'de 22 gün gerekçesiz gözaltında tutulan İHH'nın Batı Şeria temsilcisi Şahin, İsrail'in paranoid karakterine dikkat çekti.

İzzet Şahin: İsrail herkese şüphe ile bakıyor

 

İsrail güvenlik güçleri tarafından 21 gün gözaltında tutulan ve yapılan girişimler sonucu serbest bırakılarak yurda dönen İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Batı Şeria Temsilcisi İzzet Şahin, memleketi Sivas'ın Koyulhisar ilçesindeki baba evini ziyaret etti.
 

Çukuroba köyünde yaşayan babası Sait ve annesi Arife Şahin ile yakın akrabalarını ziyaret eden Şahin, ilçedeki dost ve arkadaşlarıyla da bir süre sohbet etti.

Koyulhisar Merkez Camisi önünde arkadaşlarıyla hasret gideren Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 27 Nisan 2010 tarihinde Kudüs'e giriş yaparken bir kontrol noktasında İsrail güvenlik güçlerince sebepsizce gözaltına alındığı belirtti.

İstanbul'da İHH İnsani Yardım Vakfı'nda Batı ülkeleri koordinatörü olarak çalıştığını anlatan Şahin, şöyle konuştu:

''Avrupa ve Amerika kıtalarından sorumlu olarak çalışıyorum. Geçtiğimiz Kurban Bayramı günlerinde Filistin Batı Şeria'daki kardeşlerimize kurban eti dağıtmak için oraya gitmiştik. Bazı şekillerde kurbanlarımızı dağıttık. Arkasından Kudüs'te İbrani Üniversitesinde İbranice eğitimine başladım. Sonra Türkiye'ye döneceğim günlere tekabül ediyordu, 27 Nisan 2010 tarihinde Kudüs'e giriş yapacağım bir kontrol noktasında İsrail askerleri, istihbaratı tarafından tutuklandık. Tutuklanma gerekçemiz Batı Şeria'da insani yardım yapmaktı. Şahsımıza isnat ettikleri herhangi bir suç yoktu. 1 günü Kudüs'te, 20 günü Telaviv'de zindanda kaldım. Aşağı yukarı 60 saat kadar hesap verdik, sorgulamalar oldu. Gayri insani bir ortam. Ama oraya gittiğimiz zaman gördük ki, biz oraya ilk giren değildik. Muhtemelen son giren de olmadık. Orada onlarca, binlerce Filistinli insanlar asılsız iddialarla zindanlarda maalesef genç yaşlarda hayatlarını çürütüyorlar.''

''İSRAİL HERKESE ŞÜPHE İLE BAKIYOR''

İsrail'in ülkesine giden herkesten, özellikle Müslümanlardan şüphe ettiğini savunan Şahin, şöyle devam etti:

''Ülkesine gelen herkesten, özellikle Müslümanlardan şüpheleniyor. Özellikle Filistinliler'e ait bölgelere giden herkese potansiyel düşman gözüyle bakıyor. Onları takip ediyor, biz de muhtemelen takip edildik. Allah'a şükür yüz kızartıcı hiçbir suçumuz olmadı. Hatta biz oradaki dengeleri gözeterek orada 5 ayımızı geçirdik. Dolayısıyla sadece insani yardım yapmak için oradaydık. Ancak İsrail oradaki insanlara yardım yapmayı suç olarak kabul eden bir devlet, bu kadar da rahatsız. Neticede hem Türkiye içinde ve hem de dışındaki devlet erkanımızın, Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın, Dışişleri Bakanımızın, resmi erkanımızın, bürokratlarımızın, büyükelçiliğimizin, konsolosluğumuzun, derneklerimizin, siyasi partilerimizin büyük tepkisi sonunda beni son mahkemeye bırakmadan Türkiye'ye göndermek zorunda kaldılar.''

''ÇIĞLIKLARI DUYULMAYAN BİNLERCE İNSAN VAR''

Bu baskıların sadece Türkiye'deki ilgili kişilere değil, aynı şekilde İsrail'deki bakanlıklara ve devlet erkanına da yapıldığını bildiren Şahin, ''Sadece bir bakanlığa 20 bin civarında, faks ve mail gittiğini öğrendik. Bütün bunların neticesinde Türkiye olarak ve hatta dünyadaki ilgili kişiler olarak haksız bir şekilde zindana atılan kişiye sahip çıktılar'' diye konuştu.

Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Ama orada göz ardı edilen bir şey vardı. Orada devleti olmayan, bakanı olmayan, arkasında kimsesi olmayan, sesi dışarıya çıkmayan, sesleri, çığlıkları duyulmayan binlerce insan var. 12 bin ile 14 bin arasında İsrail hapishanelerinde birçokları müebbet olarak yaşayan Filistinliler var.''

Kaynak: AA

 

Güncelleme Tarihi: 23 Mayıs 2010, 15:16
banner53
YORUM EKLE

banner39