banner39

Kafes davası başladı, Agos Gazetesi müdahil oldu

Kafes Eylem planını hayata geçirme girişiminde bulunmakla suçlanan üst düzey rütbeliler hakim karşısına çıkarıldı.

Arşiv 15.06.2010, 11:50 15.06.2010, 12:38
Kafes davası başladı, Agos Gazetesi müdahil oldu

 

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç ile eski Kuzey Deniz Saha Komutanı emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü'nün de aralarında bulunduğu üçü tutuklu 33 sanığın, "Ergenekon silahlı terör örgütüyle doğrudan bağlantılı olarak Kafes operasyonu eylem planını hayata geçirmek üzere faaliyet yürüttükleri" iddiasıyla yargılanmasına başlandı.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Albay Mücahit Erakyol, Albay Levent Gülmen ve Yarbay Halil Özsaraç ile Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç, eski Kuzey Deniz Saha Komutanı emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü ile Tuğamiral Mehmet Fatih İlgar'ın da aralarında bulunduğu 30 tutuksuz sanık katıldı. Salona Koramiral Kadir Sağdıç geldiğinde tutuksuz yargılanan muvazzaf askerlerin ayağa kalktığı ve Sağdıç'ın oturmalarını işaret edene kadar ayakta kaldıkları görüldü. 

AGOS MÜDAHİL OLDU

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç ile eski Kuzey Deniz Saha Komutanı emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü'nün de aralarında bulunduğu 33 sanığın yargılandığı "Kafes eylem planı"na ilişkin davada Agos Gazetesi avukatlarının müdahil olma taleplerini kabul etti. 

Agos gazetesinin müdahillik gayesi avukat Fethiye Çetin tarafından dün basına duyurulmuştu. Fethiye Çetin, bu eylem planında, Hrant Dink cinayetine ve diğer 'operasyon'lara ilişkin çok önemli bilgiler olabileceği iddiası ve bu eylem planından mağdur oldukları gerekçesiyle, davaya müdahil olacaklarını söylemişti.

AGOS GAZETESİ ÇOK ZARAR GÖRDÜ

Fethiye Çetin, açıklamasında Agos gazetesinin Kafes eylem planıyla gördüğü zararı ise şöyle anlatmıştı:

"Abonelerimizin isim listelerini ele geçirdiler ve bu gazetelerde haber oldu. Bu nedenle abone sayımızda artık bir artış yok. Yeni aboneler edinmekte zorlanıyoruz. Aynı zamanda, var olan abonelerimiz de bu eylemlerden mağdur oldular. Bu bakımdan talebimizin kabul edilmesi lazım. Çünkü talebimizin kabul edilmesi için illa ki planların gerçekleşmiş olması gerekmiyor. Kaldı ki ilk aşaması gerçekleşmiş. Yani, Kafes Eylem Planı şöyle aşamalardan oluşturmuşlar; bir, 'İcra' başlığı altında 'hazırlık safhası' demişler. Hazırlık safhasında neleri yazmışlar? İşte, Agos abonelerinin listesinin elde edilmesi, azınlıkların kiliselerinin, toplantı yerlerinin adreslerinin tespit edilmesi, azınlıkların adreslerinin tespit edilmesi. Bütün bunları yapmışlar. Yani demek ki planın hazırlık safhası tamamlanmış. Şimdi artık eylem safhasına geçeceklerken bu operasyon oldu, Kafes Eylem Planı ortaya çıktı ve bunu gerçekleştiremediler. O nedenle aynı zamanda suç oluşturan eylemin hazırlık safhasının tamamlandığını, bu nedenle suçun teşebbüsten de ileriye gittiğini söyleyebiliriz. Bir başka neden ise, bu sanıkların yargılandığı suçlar genellikle Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesi kapsamına giren suçlardır. Bu maddede 'anayasal düzeni bir biçimde değiştirmek için bir takım eylemlere girişmek' başlığı altındaki suçlar ele alınır. Bunlar 'tehlike suçları'dır ve genel olarak Ceza Hukuku'nda 'tehlike suçları' çok istisnai olarak cezalandırılır. Çünkü suç daha tamamlanmamıştır. Zaten suçun tamamlanması demek anayasal düzenin yıkılması ve yerine başka bir düzenin kurulması demek. Bu nedenle de bu suçlar doktrinde 'tehlike suçları' olarak kabul edilir ve suçun ille de tamamlanması gerekmez, bu suçların kovuşturulması için hazırlık hareketleri de yeterlidir. Bu nedenle de bizim bu davaya müdahil olmak için yaptığımız başvurunun kabul edilmesi lazım."

KAFES ADI NEREDEN GELİYOR?

Eylem planında, özellikle Türkiye'de yaşayan gayrimüslimlere yönelik şiddet eylemleri tasarlanmış ve bu suretle AK Parti hükümetinin özellikle dış politikada yalnızlaştırılmasının hedeflenmişti. Eylem planına da "Kafes" ismi bu yüzden verilmişti.

Planın ayrıntılarında, gayrimüslimlere yönelik çeşitli suikast, kundaklama ve tehdit faaliyetleri ve Koç müzesinde sivillere yönelik sansasyonel bir bombalama eylemi bulunuyor. 10 Mayıs 2009'da Koç müzesinde bulunan TNT kalıplarıyla planlanan bombalama eylemi de bu eylem planı çerçevesinde değerlendirilmişti. Ayrıca, Kafes Eylem Planı'nda Hrant Dink, Rahip Santoro ve Malatya Zirve Kitabevi cinayetlerinden "operasyon" olarak söz ediliyordu.

İDDİANAMEDEN

İddianamede, Mücahit Erakyol, Deniz Erki, Tanju Veli Aydın, Emre Sezenler, Hüseyin Doğancı, İsmail Bak, Metin Samancı, Levent Gülmen, Aydın Ayhan Saraçoğlu, Bülent Aydın, Bora Coşkun, Süleyman Erharat, Murat Aslan, Emre Tepeli, İbrahim Öztürk, Halil Özsaraç, Gürol Yurdunal, Ümit Özbek, Bülent Karaoğlu, Daylan Muslu, Hüseyin Erol, Mehmet İnce, Alpay Belleyici, İsmail Zühtü Tümer, Levent Olcaner, Özgür Erken, Metin Fidan, Türker Doğanca, Mesut Adanur ve Metin Keskin'in eylemlerinin de "Ergenekon silahlı terör örgütüyle doğrudan bağlantılı olarak kafes operasyonu eylem planını hayata geçirmek üzere faaliyet yürüten yasa dışı örgütlenmenin üyesi olma" suçunu oluşturduğu kaydediliyor.

Tüm sanıkların TCK'nin 314. maddesinin 2. fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca 7,5 ile 15'er yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, savcılığın Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmatla ilgili dava ile bu davanın birleştirilmesi yönündeki talebini duruşmada karara bağlaması bekleniyor.

banner53
Yorumlar (0)
31
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?