banner15

Kafkaslarda bir ninenin çığlığı!

92 yaşındaki Lüh nine, Nalçik'te öldürülen torununun cesedini görmeden bu dünyadan göçmek istemiyor.

Kafkaslarda bir ninenin çığlığı!

Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nde eşini 1943’te Rus-Alman savaşına kurban verdiği eşinin cesedini bulmak için yıllarca cephe cephe dolaşmış olan 92’lik bir ninenin şimdi tek derdi, Nalçik olaylarında öldürülen torununun cesedine ulaşmak.

Lüh Hagova, bir grup genç tarafından toplam 19 polis, istihbarat, güvenlik, adliye ve diğer kamu binasının eş zamanlı olarak basıldığı 13 Ekim 2005’ten beri devletten öldürülen torunu Zalim’in cesedinin verilmesini istiyor.

1943'de Rus-Alman savaşında eşini Ukrayna'da kaybetmiş olan Lüh Hagova, son çare olarak talebini ‘teröristlerin cesetlerinin ailelerine iade edilmemesi’ni öngören yasanın sahibi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in kapısını çaldı. Putin'e açık mektup yazan Lüh nine, en ‘insani’ talebini iletti: ‘Torunumun cesedini defnetmek istiyorum, bana verin.’

‘Gözlerim ağlamaktan kör oldu’

1968'de Terek şehrinde doğan Zalim’i Ceza İnfaz Şubesi’ne baskında kaybedince ailece yaşadıkları dehşeti ve üzüntüyü anlatan Hagova, cephede yitirdiği eşinin cesedini aramak için harcadığı yılları da hatırlattı: “Kocam 299 kişinin daha yatmakta olduğu kardeş mezarlığında gömülü. Biz oğlumla onun mezarını tam altı yıl aradık. Bulduğumuzda oraya bir avuç toprak götürdük. Bizim için insanın öldükten sonra kendi toprağına gömülmesi çok önemli."

Nalçik olaylarında onlarca genç ve güvenlik görevlisi yaşamını yitirmişti. Putin ise ölen gençlerin cesetlerini ailelerine iade etmiyor.

Hagova, “Uzun ömrüm boyunca çok şey gördüm, ancak beni torunumdan ayıran acıyı kelimelerle ifade edemem. Onun ölümü bir acı, birini öldürmüş olabileceği daha başka bir acı. Bu bir yıl içinde döktüğüm gözyaşından gözlerim kör oldu" dedi.

Sovyetlerin yasaklayamadığı namazı…

Gençleri isyana iten nedenleri de sorgulamadan geçemeyen Hagova, 12 yaşından beri namaz kıldığını, Komünist Sovyet hükümetlerinin bile kendisine bunu yasaklayamadığını, ancak torununa bunun yasaklandığını belirtti. Torununun namaz kıldığı için polisler tarafından evinden alınıp götürüldüğünü, dövüldüğünü ve tahkir edildiğini yazan Hagova, mektubunu şöyle bitirdi:

"Sizden acıma istiyorum. Ne kadar zor durumda olursam olayım hiçbir zaman devletten yardım istemedim. Ben savaşa katılanların dul eşlerine verilen emekliliğimden ve devletten gelen her türlü maddi yardımdan vazgeçmeye hazırım. Eğer ülkem benim için bir şey yapabilecekse bu torunumun cesedini vermek olsun…"

Kaynak: Ajans Kafkas

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35