banner39

Kameramanları bekleyen büyük tehlike!

Her türlü şartlarda görev yapan kameramanların yüzde 90'ını boyun fıtığı tehlikesi bekliyor.

Arşiv 22.05.2008, 14:46 22.05.2008, 14:46
Kameramanları bekleyen büyük tehlike!


Florence Nightingale Hastaneleri Nöroşirürji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Kuday, kameramanların, kamerayı saatlerce omuz ve boyun arasında sabit bir şekilde tutmak zorunda kaldıklarını belirterek, ''Bu, boyun fıtıklarının en önemli sebebi'' dedi.

Prof. Dr. Kuday yaptığı yazılı açıklamada, her türlü şartlarda görev yapan kameramanların yüzde 90'ının boyun fıtığı rahatsızlığı ile karşı karşıya kaldığını ifade ederek, bunu bel fıtıkları ve dizlerde meydana gelen rahatsızlıkların izlediğini belirtti.

Kuday, yaklaşık 10 kilogram ağırlığındaki kameraları, omuzları ile boyunları arasında zaman zaman saatlerce tutmak zorunda kalan kameramanların, bir süre sonra kol, bacak ve sırttlarında ağrılar meydana geldiğini ve bugüne dek pek çok kameramanı boyun fıtığı nedeni ile ameliyat ettiğini kaydetti.

Cengiz Kuday, kameramanların, boyun adalelerini güçlendiren yüzme sporunu alışkanlık haline getirmelerini tavsiye etti.

Boyun fıtığının meydana geliş şeklinin gençler ve yaşlılarda farklı olduğunu belirten Kuday, gençlerde genelde travma sonrası, 40-45 yaşından sonra ise yaşlanma sürecinin bir parçası olarak ortaya çıktığını vurguladı.

BOYUN FITIĞININ BELİRTİLERİ

Yaşlılar ve gençlerdeki boyun fıtığının belirtilerinin birbirinden farklı olduğuna da işaret eden Prof. Dr. Cengiz Kuday, şu bilgileri verdi:

''Gençlerde şiddetli boyun, omuz ve kol ağrıları, kürek kemiğinin arkasından başlayan ağrılar olur. Bu ağrılar kola doğru yayılır. Hasta bu ağrıyı geçirmek için kolunu yukarı doğru kaldırdığında ağrısı geçer veya azalır. Yaşlılarda ise el ve kollarda uyuşukluk, yürümede zorluk, boyunda ağrı meydana gelir.''

Cengiz Kuday, boyun fıtığının değişik şekillerde tedavi edildiğini ve her hastanın ameliyat edilmesi gerekmediğini vurgulayarak, bunların yüzde 60'nın fizik tedavi veya konservatif tedavilerle düzelebileceğini ifade etti.

Geçmeyen, dayanılmaz ağrı, güç ve his kaybının ameliyat gerektirdiğini dile getiren Kuday, pek çok hastaya ''Ameliyat olmazsan felç olursun'' şeklinde yanlış bilgi verildiğini de belirterek, ''Katiyen böyle bir şey yok. Bu ancak travmatik bir kaza neticesinde büyük bir parça çıkar ya da koparsa o zaman olabilir. Veya yaşlılarda halk arasında 'kireçlenme' dediğimiz olaylarda daha çok omurilikte geri dönüşü olmayan bozukluklar olur. O zaman felce doğru giden bir süreç başlar'' dedi.

Kaynak: AA

banner53
Yorumlar (0)
26
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?