banner39

Kanadoğlu: Laikliğin evrensel tanımı yoktur

367'nin 'mucidi' olarak adlandırılan eski Başsavcı Kanadoğlu, Laikliğin evrensel bir tanımının olmadığını iddia etti..

Arşiv 20.05.2008, 09:39 20.05.2008, 12:04
Kanadoğlu: Laikliğin evrensel tanımı yoktur

Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun boş durmaya niyeti yok. Her açıklaması olay olan Kanadoğlu'nun yeni hedefi Haşim Kılıç oldu.

Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, ''Laikliğin evrensel bir tanımı yoktur. Türk laikliğinin temelinde de din duygularının devlet işlerine ve siyasete karıştırılmaması prensibi vardır'' dedi.

Kanadoğlu, İzmir'de düzenlenen ''21. Yüzyılda Türkiye'yi Yaratmak'' konulu panelde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin ''tam bağımsız, laik, demokratik cumhuriyeti yaşatmak sorunuyla'' karşı karşıya olduğunu savundu.

Cumhuriyetin laiklik, ulus devlet ve hukuk üzerine kurulduğunu vurgulayan Kanadoğlu, bu 3 ilkenin herhangi birine dokunulamayacağını belirterek, ''Bunların herhangi birini yozlaştırır, sulandırır, hırpalar ve yok etme durumuna getirirseniz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temelini sarsarsınız'' dedi.

Laikliğin evrensel bir tanımının olmadığını, Türkiye'deki laiklik tanımının yeniden yapılması için dış ülke ve etkenlerin baskıda bulunduğunu ileri süren Kanadoğlu, şöyle konuştu:

''Her ülke kendi kültürel, tarihsel, sosyal durumuna göre laiklik ilkesi benimsemiştir. Türk laikliğinin temelinde de din duygularının devlet işlerine ve siyasete karıştırılmaması prensibi vardır. Din ve vicdan özgürlüğü laikliğin olmazsa olmaz kuralıdır. Dinin siyasete alet edilmesinin önlendiği bir laiklik anlayışı egemen olmalıdır.''

Meclisin yeni bir Anayasa yapma yetkisinin olmadığını ileri süren Kanadoğlu, ''Bu Anayasa isteği hiç kuşku duymayın bir seçim zaferini, kendi ideolojisine uygun anayasa yapma hevesini taşıyanların ortaya attığı bir şeydir'' dedi.

Kanadoğlu, AK Parti'ye açılan kapatma davasıyla ilgili, yüksek yargı üzerine büyük bir baskı yapıldığını ileri sürdü.

Kanadoğlu, siyasi iktidar için açılan kapatma davasının BM'nin İnsan Hakları Bildirgesi'ne, kişisel ve siyasal haklar sözleşmesine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve Venedik Kriterleri'ne uygun olduğunu savundu.

Mahkeme dışındaki kurumların, kuruluşların, kişilerin Anayasa Mahkemesine saygılı olması gerektiği gibi mahkeme başkanı ve üyelerinin de aynı şekilde saygılı davranması gerektiğini ifade eden Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanına yönelik eleştirilerini dile getirdi.

İsim vermeden Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ı eleştiren Kanadoğlu şöyle konuştu: "Hakim davasına bakacağı partinin mensuplarıyla kebapçı açılışına gitmemelidir. Özel yaşantısına dikkat etmelidir. Bu çocuklarının düğünü olur, beraber olabilecekleri toplantılar olur. Hakimin yapması gereken budur. Ama bunun için herşeyden önce hakim olmak gerekir. Hakim yasayla yapılamayacak bir sıfattır. Bir hakimin laiklik ilkesinin karşısında 'tarafsızım' deme hakkı ve lüksü yoktur."

banner53
Yorumlar (1)
yuksel 13 yıl önce
taniminin olmasi onun varligini da supheye dusurur. evrensel bir tanim olmamasi onu kisilerin keyfiyetlerine biraktirir. o zaman her hukumet kendi keyfince bunu yorumlamali ve uygulamalidir.
33
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?