Kandilli İstanbul'daki deprem için iyimser

Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Erdik, hazırladıkları depremin olası kötü sonuçlarının azaldığını belirtti.

Kandilli İstanbul'daki deprem için iyimser



Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'ne geçen hafta atanan Prof. Dr. Mustafa Erdik, çarpıcı açıklamalar yaptı. Prof. Erdik, İstanbul'da deprem olma ihtimalini şöyle açıkladı: "Bir torbaya 50 taş koyuyorsunuz. Bu taşlardan biri kırmızı, 49'u beyaz. Torbadan kırmızı taş çıkarsa, bu İstanbul'da deprem olacağı anlamına geliyor. Ve her yıl içinde 50 taş olan torbadan bir taş çekiliyor."

Prof. Erdik, Kandilli Rasathanesi Müdürlüğü koltuğuna oturduktan sonra sıcağı sıcağına soruları ycevapladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile birlikte hazırlanan İstanbul deprem senaryosunun mevcut verilerin güncellenmesiyle elde edildiğini söyleyen Prof. Erdik, "Sonuçlar bir ay sonra açıklanacak. Ama bazı sorular cevabını buldu. Senaryo hazırlanırken iki nokta çok önemli. Birincisi yer hareketlerinin doğru belirlenmesi. Bu şu anlama geliyor. Deprem nerede, kaç büyüklüğünde olacak? Ortaya çıkan enerji nasıl yayılacak? Bu veriler senaryonun sonucunu doğrudan etkiliyor. İkinci nokta ise deprem hareketine maruz kalacak envanterin tespit edilmesi" diye konuştu."

BEKLENEN ÖLÜ SAYISI YÜZDE 30 AZALDI!

"17 Ağustos'tan sonra Türkiye depreme ilişkin önemli yol kat etti. Şu anda 10 yıl öncesine oranla deprem dalgalarının İstanbul'da ne büyüklükte bir deprem yaratacağını daha iyi biliyoruz. Hazırladığımız en kötü senaryoya göre, olası İstanbul depreminin büyüklüğü 7.4 olacak, ölü sayısının ise 30 binlerde kalması bekleniyor. Ölü sayısı, yer hareketlerinin çeşitliliğine göre 20 binlere de düşebilir, 50 binlere de çıkabilir. Ama hazırlanan senaryomuza göre ölü sayısı 30 bin civarında kalacak."

Prof. Erdik, 2002 yılında yaptıkları İstanbul deprem senaryosunu da hatırlattı: "7 yıl önceki senaryoda 50-60 bin insanımızın öleceği öngörülüyordu. Beklenen ölü sayısında yüzde 30lara varan bir düşüş söz konusu. Ancak bu tabloyu, "Deprem konusunda büyük yol aldık' diye yorumlamamak lazım. Evet, elbette yol alındı, ama ölü sayısındaki düşüşün asü nedeni şu: 10 yıl içinde elde ettiğimiz veriler beklenen İstanbul depreminin tahminlerden daha düşük karakterde olacağını gösteriyor. 2000 yılından sonra yapılan binaların büyük kısmının depreme dayanıklı bir şekilde inşa edilmesi de ölü sayısını azaltan önemli etkenlerden. Deprem bilincinin gelişmesi, bina denetimlerinin daha sıkı yapılması da olumlu gelişmeler. Altyapı ve kamu binalarına yönelik iyileştirme çalışmaları oldu. Köprü ve viyadükler elden geçti. Okullar ve hastanelerde de iyileştirmeler yapıldı. Eksiklikler olmasına rağmen tüm bunlar hanemize artı olarak yazılanlardı."

İSTANBUL'DA DEPREM OLMA İHTİMALİ YÜZDE 2

Prof. Erdik, son günlerde basına yansıyan, "İstanbul'da 2015'ten önce deprem olmaz" iddialarına katılmıyor: "Bu açıklamalar hangi verilerle yapılıyor bilmiyorum. Biz İstanbul depremiyle ilgili yıllık veri vermeyi tercih ediyoruz. İstanbul'da deprem olma ihtimali yüzde 2'dir. Bu ihtimali şöyle örneklendirebiliriz. Bir torbaya 50 taş koyuyorsunuz. Bu taşlardan biri kırmızı, 49'u beyaz. Torbadan kırmızı taş çıkarsa, bu İstanbul'da deprem olacağı anlamına geliyor. Ve her yıl içinde 50 taş olan torbadan bir taş çekiliyor. İstanbul'da deprem olacak. Ama İstanbul'da deprem olma ihtima-ı li de torbadan kırmızı taş çekme ihtimali kadardır. Kimse yüzde 2'lik ihtimali küçümsemesin. Bu büyük bir orandır. İstanbul'da deprem olma riski Tokyo ve San Francisco ile eşit."

İstanbul depreminin maddi yıkımı: 50 milyar dolar

Senaryoda, İstanbul genelinde 1 milyon 200 binanın bulunduğu bilgisi yer alıyor. 7.4'lük depremde ise her 3 binadan birinin hasar göreceği belirtiliyor: "Bu da 400 bin binanın hafif, orta ve ağır hasar göreceği anlamını taşıyor. 2002'deki senaryoya göre de yıkılacak bina sayısında yüzde 20 ila 30 oranında düşüş kaydedildi.

Ölü sayısındaki azalmanın altında yatan önemli nedenlerden biri de bu." Olası istanbul depremiyle ilgili en çok tartışma yaratan konuların başında da depremin yol açacağı
ekonomik kayıp geliyor.

Prof. Erdik, 7.4'lük senaryoya göre ekonomik kaybı rakamlarla açıkladı: "Yıkılan binaların yerine yapılmasının ekonomiye vereceği zarar 2-3 milyar dolar. Bunlar direk hasarlar. Bir de depremin ekonomiye vereceği dolaylı zararlar var ki, bunların yol açacağı hasar daha ağır olacak. Sosyal kayıplar, işsizlik, vergi ve iş gücü kaybı, hayatın normale dönmesi için yapılacak harcamalar düşünüldüğünde, olası depreminin vereceği zarar 40- 50 milyar dolar civarında."

Kaynak: HT

Güncelleme Tarihi: 15 Ağustos 2009, 09:58
YORUM EKLE

banner33

banner37