banner27

Kanla yazılmış miras

Savaşın başlamasından bu yana 1 milyon 600 bin Iraklı ülkelerini terketti. Etnik temizlik nedeniyle 1 milyon 500 bin kişi evlerini terketmek zorunda kaldı. Bu, İsrail'in Filistinlileri sürdüğü 1940'lı yıllardan bu yana Orta Doğu'da görülen en büyük nüfus

Kanla yazılmış miras

Irak'la ilgili gelişmeler bugün hemen hemen tüm gazetelerin yer verdiği başlıca konulardan biri.

 

İngiltere Başbakanı Tony Blair, bugün Londra'da Irak Başbakan Yardımcısı Berham Salih'le biraraya gelecek.

 

Guardian gazetesi manşetinden gördüğü haberde, Blair'in bu görüşmede Irak'tan geri Manşet; "İngiltere Irak'a yetki devri için 12 ay süre tanıyor".

 

Guardian'ın iç sayfalarında da Amerika Birleşik Devletleri'nin Irak hükümetine ambargo tehdidinde bulunduğu haberine yer veriliyor. Haber özetle şöyle:

 

"Irak'ın çoğu noktasında artan şiddet ve kanunsuzluktan endişe duyan Bush yönetimi, Başbakan Nuri el Maliki'nin elini zorlamaya karar verdi. Beyaz Saray; milislerin silahsızlandırılması, mezhepler arası şiddet olaylarının durdurulması ve ülkenin güvenliği üzerinde Irak yönetiminin daha fazla sorumluluk almasını amaçlayan bir dizi tedbiri içeren bir takvimi El Maliki'nin kabul etmesi için baskı yapacak.

 

"New York Times'da yer alan habere göre, Irak'taki Amerikan ordusunun ve sivil yönetimin önde gelen isimleri El Maliki'nin önüne koyulacak bir rapor hazırlıyor. Raporun yıl sonuna kadar El Maliki'ye sunulması bekleniyor. Irak'ın söz konusu takvime uymaması durumunda, ABD'nin ambargo kapısını açık tutacağı belirtiliyor."

 

Daily Telegraph gazetesi de başyazılarından birini bu konuya ayırıyor ve "Artık en iyi çözüm Irak'tan geri çekilmek" diyor.

 

"Bush yönetimi dahil herkes farkında ki, mevcut plan işe yaramıyor. Askerlerimizi kullanarak Irak'ta istikrarlı bir demokrasi tesis etmek artık elle tutulur bir hedef olmaktan çıktı. Birliklerimizi süratli bir şekilde geri çekmek gerek bizler, gerekse Irak halkı için en iyi seçenek olacaktır."

 

Times'ta yer alan bir habere göre de, Amerika Birleşik Devletleri Sünni isyancılara af hazırlığında.

 

"Şii milislerin silahsızlanmasının yolunu açmak ve iç savaş ihtimalinin fitilini söndürmek amacıyla, Irak'taki Amerikan birlikleri Sünni isyancılara affı değerlendiriyor. Bu, Amerikan ordusunun politikalarında dramatik bir değişikliğe işaret ediyor, zira ordu Haziran 2004'te Irak hükümetine yetki devri ardından elinde Amerikalıların kanı olan isyancılara af tanınmasını engellemişti."

 

Kanla yazılmış miras

 

Irak, Independent gazetesinin de manşetinde bugün. Ancak farklı bir yönüyle... Manşet; "Göç".

 

"Savaşın başlamasından bu yana 1 milyon 600 bin Iraklı ülkelerini terketti. Etnik temizlik nedeniyle 1 milyon 500 bin kişi evlerini terketmek zorunda kaldı. Bu, İsrail'in Filistinlileri sürdüğü 1940'lı yıllardan bu yana Orta Doğu'da görülen en büyük nüfus hareketi. Zengin, yoksul herkes saldırıya açık..."

 

Independent'ın başyazısında ise şu ifadeler kullanılıyor:

 

"Tarafsız gözle bakan herkes Irak'ın felaket bir durumda olduğunu görecektir. Mezhepler arası çatışmaları birliklerimizin önleyemediği de çok açık. Ancak Blair ve Bush hâlâ - en azından kamuoyu önünde - Irak'ta ilerleme kaydedildiğini söylüyor. Gerçek şu ki; Bush ya da Blair için bir zafer sözkonusu olamaz. Bu iki adamın kibri bir milleti parçaladı ve İngiltere ile Amerikan ordularını ilan edilmemiş bir iç savaşın ortasına yerleştirdi. Siyasi mirasları kanla yazılmış durumda."

 

Barzani Bağdat yolcusu

 

Financial Times'da yer alan bir haberde, Kuzey Irak Başbakanı Neçirvan Barzani'nin yakında Bağdat'a bir ziyaret gerçekleştirmeyi planladığı ve bu ziyaretinde Bağdat'la bir yıldır devam eden petrol kaynaklarının kontrolü üzerindeki anlaşmazlığı çözmeyi umduğu belirtiliyor.

 

Ayrıca petrol gelirlerinin dağıtımıyla ilgili olarak, hükümetin Kuzey Irak'a 500 milyon dolar ödemesi gerektiğini söyleyen Barzani'nin bu bütçe anlaşmazlığını da masaya yatıracağı ifade ediliyor.

 

'Türkiye çabuk toparlıyor'

 

Financial Times'daki bir diğer haberde ise Türkiye'ye yatırımdan korkulmaması çağrısı yapılıyor.

 

"Siyasi belirsizlikler Türkiye'nin sağlam ekonomik atılımlarını gölgelememeli. Özelikle finansal sistemde hız kazanan yapısal reformlar, mali konsolidasyon ve üretimde büyüme bu atılımlar arasında. Ekonomik cephede herşeyin güllük gülistanlık olmadığını itiraf etmek gerek ama Türkiye'nin ekonomisi siyasi dalgalanmalar karşısında geçmişe oranla kendini daha çabuk toparlıyor gibi görünüyor."

 

Müslümanlar ve geride kalanlar

 

İngiltere'de peçe tartışmalarının ardından, Irklararası Eşitlik Komisyonu Başkanı Trevor Philips'in yaptığı uyarılara da hemen hemen tüm gazetelerde yer veriliyor bugün.

 

Philips dün, peçe tartışmaları nedeniyle ülkenin kutuplaşmaya doğru gittiğini ve bu tartışmanın geniş çaplı isyanlara yol açabileceğini söylemişti.

 

Independent gazetesi yazarı Johann Hari, bugünkü köşe yazısını bu konuya ayırmış. Hari, "Müslüman kadınlara destek nerede?" diye soruyor.

 

"Tarihsel olarak, hükümetin baskısıyla kadınların peçelerini çıkarmaya çalışmak ters tepki yaratmıştır. İran'da Şahlık döneminde polise Müslüman kadınların yüzlerindeki peçeleri yırtmaları emri verilmişti. Sonuç? Ayetullah Humeyni'nin yükselmesini sağladı bu. Aynı şekilde, daha ılımlı ama yanlış bir zeminde yürütülen İngiltere'deki tartışmalar da radikal İslamcıların en çirkin kesimlerinin güçlenmesine destek veriyor. İki haftadır, bu tartışmaların yanlış bir şekilde Müslümanlar ve geri kalanlar arasındaki bir savaş gibi gösterilmesine izin verdik. Buna biraz daha devam edilirse, (Müslümanların yaşadığı semtler) 1981'de alev alev yanan Brixton'a dönecek."

 

Schröder'in anı kitabı

 

Almanya'nın eski başbakanı Gerhard Schröder'in anılarını kaleme aldığı yeni kitabının ayrıntıları Guardian satırlarında yer buluyor:

 

"Kararlar: Siyasi Hayatım adlı kitabında Gerhard Schröder, yedi yıllık iktidarı üzerindeki perdeyi kaldırıyor. Bu hafta Almanya'da satışa sunulacak olan kitapta Schröder hem halefi Angela Merkel'a saldırılarda bulunuyor, hem de Amerikan Başkanı Bush'u eleştiriyor.

 

"Eski başbakan, Merkel'ın liderlik vasfından yoksun olduğunu söylüyor. Bush'un özel konuşmalarında dahi sürekli Hıristiyan inançlarından bahsettiğini yazan Schröder, "Haklı olarak, çoğu İslam ülkesinde dinin rolü ile hukuk devletinin karakteri arasında açık bir ayrım yapılmadığı eleştirisinde bulunuyoruz. Ama Amerika'da radikal Hıristiyanlar ile onların İncil yorumunda da benzer eğilimlerin bulunduğunu görmüyoruz" ifadelerini kullanıyor."

 

Kaynak: BBC

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner26

banner25