banner15

Karadavi: Açıksözlü olmalıyız

Yusuf El-Karadavi, İslami gruplar arasında yakınlaşmanın karşılıklı sahte övgü değil açık sözlülük gerektirdiğini söyledi.

Karadavi: Açıksözlü olmalıyız

Dünya Bülteni Haber Merkezi

 

Katar’ın başkenti Doha’da yapılan İslami Mezhepler Diyaloğu toplantıları dün sona erdi. Kapanış oturumunda konuşan Müslüman Alimler Birliği Başkanı Dr. Yusuf El-Karadavi, İslami gruplar ve mezhep mensupları arasında yakınlaşmanın karşılıklı sahte övgü değil açık sözlülük gerektirdiğini söyledi.

 

Şiilerin sahabilere sövme konusundaki tavırlarını netleştirme talebini yineleyen Yusuf El-Karadavi, Şiiler sahabilere sövdüğü sürece yakınlaşmanın olamayacağını vurguladı. El-Karadavi, bazı Sünni ülkelerde sürdürülen planlı Şiileştirme çalışmalarına da mutlaka son verilmesi gerektiğini belirtti.

 

Sonuca ulaşmak için açıksözlülük şart

 

Kapanış oturumunda söz alan ve İran’da Sünnilerin siyasette ikinci plana itildiğini anlatan Dr. Hamid El-Ensari’nin  konuşmasının toplantıları yöneten Dr. Ayşe El-Menai tarafından kesilmesini eleştiren Yusuf El-Karadavi, “İlk toplantıda açıkça her şeyin konuşulmasını talep ettim; çünkü böyle yapılmazsa hiçbir sonuca ulaşılamaz” dedi.

 

Yakınlaşma düşüncesinin büyük bir sınavdan geçtiğini bildirerek, “Ya başarılı olacak ve meyvesini verecek, ya da bu yolda yürümeye son vereceğiz” diyen Yusuf El-Karadavi, açıksözlü olmadan ve sorunların sebeplerini belirlemeden hiç bir yere varılamayacağına işaret etti.

 

Sahabeye sövme ve Şiileştirme faaliyetleri

 

Şiilerden sahabeye sövme konusundaki tavırlarını netleştirmelerini isteyen Yusuf El-Karadavi, sahabilere ve Peygamber Efendimiz’in hanımlarına sövüldüğü sürece Şiiler ve Sünniler arasında yakınlaşmanın olamayacağını bildirdi.

 

Yusuf El-Karadavi daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü: “Ömer ibnu’l-Hattab radıyallahu anh (Allah ondan razı olsun) diyenle Ömer ibnu’l-Hattab leanehullah (Allah ona lanet etsin) diyen veya Ayşe radıyallahu anha (Allah ondan razı olsun) diyenle Hz. Ayşe’ye lanet eden ve ona en çirkin iftiralarda bulunan arasında yakınlaşma olamaz.”

 

Sünni toplumlarda yürütülen Şiileştirme faaliyetlerine mutlaka son verilmesi gerektiğine dikkat çeken Yusuf El-Karadavi, Şiileştirme faaliyetlerinin kişisel olduğunu ve programlı olmadığını söyleyen Muhammed Ali Et-Teshiri’ye katılmadığını da ilan etti ve şöyle dedi: “Şiileştirme faaliyetleri, planlı bir çalışmadır. Bunun için ayrılmış bütçeler ve belirlenmiş planlar vardır.”

 

Yusuf El-Karadavi, Şiileştirme faaliyetlerinin Filistin’e uzanmasını kınayarak bunun Filistinlilerin yaşadığı sıkıntılara bir fitne daha ekleyeceğini söyledi.

 

Irak ve İran

 

Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf El-Karadavi, yakınlaşma konusunun temel anlaşmazlık noktalarını belirlemeyi gerektirdiğini belirterek, toplantılarda yapılan konuşmalardan bir çoğunun gerçek soruna değinmediğini söyledi.

 

“Bazıları her iki mezhebin fıkıh usüllerine daldılar. Burada istenen her iki mezhebin fıkıh usüllerini birbirine yaklaştırmak değil. İstenen, her iki tarafa yönelik mezhep çatışmalarının durması başta olmak üzere belirli konularda anlaşmak” diyen Yusuf El-Karadavi, Irak konusunda mutlaka bir çözüm yolu bulunması gerektiğini ve çözüm anahtarlarının İranlıların elinde olduğunu belirtti.

 

Müslüman Alimler Birliği’nin Irak’taki mezhep çatışmalarını durdurması için Tahran’a bir heyet göndereceğini açıklayan El-Karadavi, işgalciye direnişin “farz” olduğunu vurguladı.

 

İran’a yönelik her türlü saldırıya karşı olduğunu açıklayan Yusuf El-Karadavi, İran’ın nükleer silah edinme hakkı olduğunu kaydederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

 

“Biz, İran’la birlikteyiz ve ona yapılan herhangi bir saldırıya karşı direneceğiz. Barış amaçlı nükleer teknolojiye sahip olmak İran’ın hakkı ve biz bu konuda İran’ı destekliyoruz.”

 

Doha’da düzenlenen ve 3 gün süren İslami Mezhepler Diyaloğu toplantılarına 44 ülkeden 216 ilim adamı ve düşünür katıldı.

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35