banner27

Kerkük'te tek çözüm: Özel statü

Kerkük Adalet Partisi Genel Başkanı Enver Bayraktar, bölgedeki sıcak gelişmeleri Dünya Bülteni’ne değerlendirdi.

Kerkük'te tek çözüm: Özel statü

Röportaj: H. Zehra Öztürk / Dünya Bülteni

 

Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından Ankara’da gerçekleştirilen Kerkük toplantısı için Türkiye’de bulunan Kerkük Adalet Partisi Genel Başkanı Enver Bayraktar ile Kerkük’te referandum öncesi yaşanan “normalleştirme” sürecini konuştuk.

 

Sayın Bayraktar, önümüzdeki yıl, Kerkük’te bir referandum yapılması planlanıyor. Zaman zaman bu referandumun ertelenmesi ile ilgili öneriler de gündeme geliyor. Siz, referandum hakkında neler düşünüyorsunuz? Şayet gerçekleşirse, bu referandum Kerkük’ü nasıl etkiler?

 

Öncelikle bu yıl referandumdan önce Kerkük’te bir nüfus sayımı yapılması planlanıyor. Nüfus sayımı Temmuz ayında, referandum ise 2007’nin sonunda gerçekleşecek. Fakat nüfus sayımından da önce Kerkük’te bir normalleştirme süreci yaşanacak. Irak anayasasının 140. maddesine göre Kerkük’te bir normalleştirme süreci gerekiyor.

 

Normalleştirme dört konuyu kapsamaktadır. İlk olarak, Saddam döneminde Kerkük’ten sürülenlerin Kerkük’e geri getirilmesi söz konusudur. Ancak, Kerkük’ten sürülenlerin %90’dan fazlasını Kürtler oluşturmaktadır. İkinci olarak, normalleştirme, Saddam döneminde el konulan arazilerin, evlerin ve muhtelif mülklerin tekrar sahiplerine iade edilmesini gerektirir. Saddam döneminde çok sayıda araziye, mülke ve eve el konuldu, zorla insanların elinden alındı. El konulan malların bir kısmının karşılığında bir miktar para ödendi ancak,  ödenen bu miktar da malların gerçek değerini kesinlikle karşılamıyordu.

 

Peki, mallara el konulması halkın geniş bir kesimi için söz konusu olan bir şey miydi?

 

Bugün Kerkük’te bu konuyla ilgili olarak açılmış olan 36011 dava mevcut. Tabi Kerkük bir vilayettir, Kerkük’ün kasabaları var, ilçeleri var. Sadece Kerkük’ün merkezinde 11308 dava verilmiş. Normalleştirmeye göre yapılması gereken,  el konulan malların geri verilmesi veya bedelinin bugünkü değeri ile ödenmesidir. Irak’ta bu konuyu takip eden bir heyet kurulmuştur.

 

Bunlar dava olarak intikal etmiş olanların sayısı. Bunlar dışında hukuka intikal etmemiş olan vakaların da olduğu söylenebilir mi? Bu rakamlar dışında mülklerini kaybetmiş olan ama dava açmamış kişiler de var mı?

 

Evet tabiî ki var. İnsanlar mallarının kendilerine iade edilmesini veya mülklerinin karşılığının kendilerine ödenmesini istiyorlar. Normalleştirme ile ilgili üçüncü bir husus da şudur: Saddam, Irak’ın güneyinden çok sayıda Arapları getirmiş Kerkük’e yerleştirmişti. 140. maddeye göre Irak’ın güneyinden gelip Kerkük’e yerleşen Arapların geri dönmeleri gerekiyor.

 

Normalleştirmenin dördüncü şartı ise, Kerkük’ün eski sınırlarına döndürülmesidir. Saddam döneminde bazı ilçe ve köyler başka illere bağlanmıştı. Mesela Çemceman kazası Süleymaniye’ye bağlanarak Kerkük’ten ayırıldı. Yani, normalleştirme kapsamında Kerkük’ün eski sınırlarına döndürülmesi gerekmektedir.

 

Bu bahsettiğimiz dört konu normalleştirme süreci için gerekli olan aşamalardır. Nüfus sayımı normalleştirme süreci gerçekleştikten sonra yapılacaktır. Normalleştirme sürecinin 2007’nin üçüncü ayında tamamlanması düşünülmektedir. Kerkük’ten sürülenlerin geri dönmesi, el konulan malların iadesi ve Irak’ın güneyinden gelen Arapların tekrar kendi yerlerine dönmesi konularının tatbikatı için başbakanlık tarafından bir komisyon kurulmuştur. Başkanlığını Adalet Bakanı’nın yaptığı komisyona, İçişleri Bakanı ve bir başka bakan daha üyedir. 10 kişiden oluşan bu komisyona ben de üyeyim. Tabii Kürt partileri, Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) olsun, Kürdistan Yurtseverler Birliği Partisi (KYP) olsun, bu konuyu siyasi olarak kendi maslahatları yararına kullanmak istiyorlar. Yani göçmen sayısı bellidir. Ticaret Bakanlığı’nda yazılmış gider karnelerine göre 18860 kişi Kerkük’ten göç etmiştir. Göçmenler Kerkük’ten diğer yerlere göç ettiğinde, kendileri için açılan kamplara sığındı. BM bu kamplardaki göçmenlerin kayıtlarını tuttu. BM kayıtlarına göre Kerkük’ten dışarıya göç ettirilenlerin sayısı 11700’dür. Ancak, siyasi saiklerle hareket eden Kürt partileri Kerkük’teki Kürt nüfusunu artırmaya çalışıyorlar. BM raporlarında belirtilenden çok daha büyük sayıda Kürdü Kerkük’e getirmeye çalışıyorlar. 2003 senesinde Saddam rejiminin sona ermesinin ardından Irak’ın kuzeyinden çok sayıda Kürt Kerkük’e yerleştirildi.

 

Saddam rejimi yıkıldıktan sonra Irak’ın kuzeyinden Kerkük’e getirilen Kürtlerin sayısı, geçmişte Kerkük’ten sürülenlerin sayısından çok daha fazlaydı, değil mi?

 

Evet, tabiî ki çok daha fazlaydı, Kerkük’ten göç eden Kürtlerin 10 katı, 20 katıydı. Kürtlerin sayısı bilinçli olarak artırılıyor çünkü nüfus sayımı yapıldığında Kürt nüfus fazla çıkarsa, referandumda da Kürtlerin istediği olacak. Ve belki de Kerkük Kürdistan dedikleri bölgeye bağlanacak. Kerkük’ü istemelerinin nedeni, Kerkük’ün doğal kaynakları, Kerkük’ün zengin bir il olmasıdır. Kerkük Kürdistan bölgesine bağlanırsa Kürdistan çok zengin bir bölge olacaktır. Zaman zaman tahmini olarak, 2003’te Saddam rejiminin sona ermesinin ardından Kerkük’e 400, 500, 600 bin kişi yerleştirildiğini söylüyoruz. Ama aslında elimizde belli bir sayı var. Kerkük’te seçim için seçmenler listesine eklenen kişi sayısı 227 bindir. Seçmenlerin sadece yaşı 18 yaşından büyük olanlardan oluştuğunu düşünür, 18 yaşın altındaki nüfusu da hesaba katar ve 227 bin seçmen sayısını iki ile çarparsak 450-500 bin kişinin Kerkük’e sonradan yerleştirildiğini görürüz.

 

Yani, önceden Kerkük’ten göç ettirilmiş olan 11-12 bin civarındaki Kürt nüfusun yerine, şu an 500 bin civarında Kürt bölgeye yerleştirilmiş durumda?

 

Evet, Kürt nüfusunun artırılması ile ilgili çabalar bununla da sınırlı kalmıyor. Çemceman’ı Kerkük’e bağlamak için çalışıyorlar. Çemceman aslında Kerkük’e bağlı bir ilçe değil. Çemceman Süleymaniye’ye bağlıydı. İngilizler zamanında Kerkük’e bağlandı, daha sonra tekrar Süleymaniye’ye verildi. Bugün Kürtler Çerçeman’ı Kerkük’e bağlamak istiyorlar. Çünkü dediğimiz gibi Saddam döneminde, Baas rejimi Çemceman’ı 1976 senesinde Süleymaniye iline bağladı. Bugün Çemceman’da nüfus sayısı en az 500 bindir. Eğer Çemceman tekrar Kerkük’e bağlanırsa, 500 binlik bir Kürt nüfusu da buradan eklenmiş olacak. Yani, bu durumda Kerkük’te Kürt nüfusu yoğunlukta olacak ve böylece referandum sonucunda Kerkük’ün Kürdistan’a bağlanması söz konusu olacak.

 

Kürt nüfusun yoğun bir şekilde artırılmaya çalıştığını görüyoruz? Peki, Kerkük’teki Türkmen ve Arap nüfusun oranı nedir?

 

2003’te Saddam rejimi devrilmeden önce Kerkük’teki nüfus 875 bindi. Nüfus, Kürt, Türkmen, Arap ve az sayıda da Hıristiyanlardan oluşuyordu. 300 bin Arap (300 bin civarında Arap nüfus vardı, çünkü Saddam döneminde Irak’ın güneyinden Araplar Kerkük’e yerleştirilmişlerdi.), 300 bin Türkmen, 250 bin Kürt ve 25 bin de Hıristiyan vardı. Ancak, şimdi Kerkük’e yarım milyon Kürt yerleştirirlerse, yarım milyon da Çemceman’ın Kerkük’e bağlanması yolu ile gelirse, o zaman Kerkük’teki Kürt nüfusu 1 milyon 250 bini aşar. Ve referandumun neticesi de belli olur. Biz Kerkük’ün Kürdistan bölgesine bağlanmasına karşıyız. Çünkü, orada aşırı ırkçı partiler vardır. Irkçı partilerin bir soykırım, bir kimlik silme girişimi başlatması, insanları zorla Kürtleştirmeleri söz konusu olabilir. Zaten bunu Erbil’de, Tikrit’te yapmışlar, 10 seneden fazladır her iki parti de bu tarz fiiller yürütmüşlerdir. Bundan dolayı, Türkmenler Kerkük’ün Kürdistan bölgesine bağlanmasına karşıdır. Çünkü yok olacaklardır, onun için Türkmenler ve Araplar her şeye hazırdır.

 

Bugün Kerkük’te durum oldukça vahimdir. Her insanın evinde silah var, her an bir iç savaş çıkabilir. Bunu sadece biz söylemiyoruz, Baker Hamilton raporuna bakacak olursak, 30. maddede Kerkük meselesi ele alınmaktadır, rapora göre Kerkük bir barut fıçısına benzer ve her an patlayabilir. Onun için Baker Hamilton, “Kerkük’te referandum yapılmasın, referandum ertelensin.” demektedir. Ama Kürt partileri KYP ve KDP referandum yapılmasında ısrar ediyorlar. Çünkü eğer bugün Kerkük’ü kazanamazlarsa gelecekte hiç kazanamazlar.

 

Kerkük’ün Kürdistan’a bağlanmasını sağlamak için referanduma yaklaşırken bölgede Kürt nüfusunun artırılacağını söylediniz. Peki sizce Kerkük için çözüm ne olmalıdır?

 

Bizce Kerkük’e özel statü verilmelidir. Böyle düşünen sadece bizler de değiliz. Araplar da böyle düşünmektedir. Zaten geçici anayasada 53. maddede Kerkük’ün özel statüsü Bağdat’la beraber belirtilmişti ama yeni anayasada bu değiştirildi. 53. madde kaldırıldı ve 140. madde bırakıldı. 140. maddeyi zaten Kürtler kendileri yazmışlardı, bu onların bir planı. Böyle yaparak Kerkük’ü Kürdistan’a bağlamak istiyorlar.

 

Kerkük için çözüm Kerkük’e özel statü verilerek, Türkmen, Kürt ve Araplara bölgeyi eşit haklarla idare etme fırsatının tanınmasıdır. Bizce en makul çözüm budur.

 

Kerkük’te bir iç çatışma yaşanmasının muhtemel olduğu belirtiliyor. Bazı insan hakları raporlarına da Kerkük’te her gün sivillerin öldüğü, kaçırıldığı, Kerkük’te keyfi gözaltılar olduğuna dair veriler yansıyor. Bu açıdan bakıldığında Kerkük’te durum nedir? Mevcut gerilimin günlük hayata yansıması nasıl olmaktadır?

 

Şu an Kerkük’te durum gün geçtikçe kötüleşmektedir. Örneğin daha dün, Kerkük’te bir patlama oldu ve dokuz kişi hayatını kaybetti, çok sayıda insan yaralandı. Bu tarz patlamaların hedefi ise sadece Türkmenlerdir. Türkmenlerin olduğu yerler bombalanmakta, Türkmenlerin işyerleri, evleri saldırıların hedefi olmaktadır. Bu saldırılarla yapılmak istenen Türkmen nüfusu bezdirip Kerkük’ten kaçırmaktır.

 

Bildiğiniz gibi geçtiğimiz ay Irak devrik lideri Saddam idam edildi. Saddam’ın idam edilmesi Kerkük’te nasıl yankılandı?

 

Halk bu idama çok fazla ehemmiyet vermedi çünkü zaten Saddam’ı sevmiyorlardı, Saddam çok zulüm etmişti. Ancak halk, Saddam’ın bayramın birinci günü idam edilmesine tepki duydu. Bu idam Irak anayasası ile de çelişiyordu, çünkü anayasaya göre Irak’ta bayram günlerinde ve tatil günlerinde kimse idam edilemez. Ancak, Saddam hem tatil hem de bayram olan 31 Aralık Cumartesi günü idam edildi. Bayram namazına giden halk Saddam’ın idam edildiği haberini öğrendi ve buna tepki duydu.

 

Türkiye Hükümeti’nin zaman zaman Kerkük’le ilgili bazı açıklamaları oluyor. Kürt tarafı ise Türkiye’ye, “Kerkük’e karışmayın. Osmanlı dönemi bitti. Irak, Türkiye’nin bir parçası değil.” şeklinde mesajlar veriyor. Sizce Türkiye’nin Kerkük politikası, Kerkük sorununa yaklaşımı nasıl olmalıdır?

 

Komşumuz olan Türkiye sadece Kerkük’ün değil, Irak’ın parçalanmasına da karşı olmalıdır. Türkiye, Kerkük’ün Kürdistan’a bağlanmasına sadece Türkmen soydaşlarını korumak için değil, bölgede etken olmak için karşı olmalıdır. Kürtlerin Kerkük’e yerleştirilmesi ile amaçlanan nihai hedef büyük Kürdistan devletini kurmaktır. Böyle bir devlet kurulduğu takdirde Türkiye’nin güneydoğusu da karışacaktır. Kerkük bölünür ve bir Kürdistan devleti ortaya çıkarsa, bugün Irak’ta olan problemler yarın Türkiye’de de görülür. Bu da Türkiye için büyük bir tehlike demektir. Türkiye böyle bir durumun önünü almak için çalışmalıdır.

 

Ortadoğu’da yaşanan krizlerin aktörleri ABD ve İsrail’in bölge politikaları hakkında ne düşünüyorsunuz? Kerkük’ün petrol açısından oldukça zengin bir yer olduğunu ve uluslararası aktörlerin bu kaynaklardan faydalanmak isteyeceğini düşünürsek, ABD ve İsrail’in bölgeyle ilgili yaklaşımları ne olacaktır? Kerkük’ün geleceğinde nasıl bir rol alacaklardır?

 

ABD’nin bir Büyük Ortadoğu Projesi vardır. Ve ABD’nin öncelikli hedefi İsrail’in güvenliğini korumaktır. İsrail’in güvenliğini korumak için gerekli olan şey ise bölgedeki diğer devletlerin gücünü kırmaktır. Irak’ın işgali de bu amaca hizmet etmektedir. Irak’ın bugünkü durumu ABD’nin bu projesinin bir ürünüdür. ABD’nin projesine göre, Irak’tan sonra sıra İran’a, daha sonra da Suriye’ye sıra gelecektir.

 

Son olarak, Kerkük insani yardım kuruluşlarından neler bekliyor? İnsani yardım kuruluşları bölgede neler yapmalıdır?

 

Bugüne kadar İHH İnsani Yardım Vakfı’nın bölgede çok önemli çalışmaları oldu. Biz Iraklı Türkmenler olarak Türkiye halkına bu desteğinden dolayı teşekkür ediyor ve desteklerinin devamını bekliyoruz.

 

Sayın Bayraktar verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyoruz.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner26

banner25