Kılıçdaroğlu'dan 'iptal davasına' tepki

Kemal Kılıçdaroğlu CHP PM seçilen bazı kişilerin partiye üye olmadıklarına itiraz edenlere sert tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu'dan 'iptal davasına' tepki


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Parti Meclisine (PM) seçilen Sencer Ayata, Nihat Matkap ve Enver Aysever'in PM üyeliklerinin iptali için yapılan başvuruyla ilgili olarak, ''Bazı küçük insanlar, küçük işlerle uğraşmayı kendileri için gerekli görürler. Sanıyorum bu da onlardan birisidir'' dedi.

Kılıçdaroğlu, Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu'nun 65. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla Rixos Otel'de düzenlenen kokteyle katıldı.

Kokteyle CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek ile birlikte gelen Kılıçdaroğlu, basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

Kılıçdaroğlu, ''Geçtiğim günlerde Meclis'e gönderilen Gelir Vergisi Kanun Tasarısı'na bakma imkanınınız oldu mu?'' sorusu üzerine, ''Gelir İdaresi Başkanlığı ile ilgili düzenlemeler var. Biz Gelir İdaresi Başkanlığının bağımsız olmasını istiyoruz. Çünkü politik tercihlerle vergi denetimi yapmak doğru değildir. Türkiye eğer politik tercihlere dayalı bir vergi inceleme süreci başlatırsa bu iş dünyasında beklemediğimiz ölçüde tepkiyle karşılanır. Geçmişte bunun bazı örnekleri oldu. Keşke siyasi otoriteden arındırılmış bağımsız bir Vergi İdaresi olsa. Eğer böyle bir idare oluşursa bu desteği hem iş dünyasından hem siyaset dünyasından almış olur. Beklediğimiz bu...'' diye konuştu.

''VERGİ DENETİMİNDE TEMEL AMAÇ MÜKELLEFİ HATALARDAN ARINDIRMAKTIR''

Kemal Kılıçdaroğlu, ''(Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bağımsız bir yapı getiriyoruz. Maliye denetmenliği, vergi güvenliği ile mükellef güvenliğini oluşturacağız) dedi. Siz yasayı inceleyebildiniz mi? Bu argümanları görebildiniz mi acaba Kanun'da?'' sorusunu ise şöyle yanıtladı:

''Tabii. Sayın Bakana verilen yetkiler fazla. Gelir İdaresi Başkanlığının, siyasi otoriteye bağlanmış olması ve bu otoritenin izniyle başlatılması bir anlamda... Çünkü yapılacak olan planlar sayın Bakanın onayına sunulacak. Bunlar doğru değil. Eğer biz batının standartlarında daha çağdaş, uygar bir vergi denetim modeli seçeceksek, bunu ekonominin gereklerine uygun olarak yapmamız ve yapılandırmamız lazım. Ama ekonominin gereklerine göre değil de siyasi otoritenin gereklerine göre siz bir vergi denetim süreci başlatırsanız bu ileride onarılamaz sorunlar doğurabilir. Bunun Türkiye'de örnekleri de var. Yani denetim bir anlamda cezalandırmaya dönüşmüş olur. Ben de eski bir hesap uzmanı olarak şunu söyleyeyim. Asıl vergi denetiminde temel nokta mükellefi cezalandırmak değil, denetim süreci içerisinde mükellefi eğitmektir. Varsa hatalarını göstermektir. Mükellef de bu denetim süreci içinde hatalarını öğrenir ve onları bir dahaki denetim yıllarında tekrarlamamış olur. Çünkü yükümlü, yani vergi yükümlüsü, devlete vergi ödeyen kişi, gerçekten de hem üretiyor, istihdam yaratıyor, vergisini veriyor, dolayısıyla ülkenin katma değerinin yaratılması konusunda çok önemli bir işlev üstleniyor. Eğer siz vergi denetimiyle bunu korkutur, bir anlamda üretim yapamaz noktaya getirir, hatta iflasına yol açarsanız, bu süreç Türkiye'nin zararına olur. Vergi denetiminde temel amaç, vergi mükellefini hatalardan arındıracak bir süreci yaşatmaktır.''

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir ise öncelikle denetlenen insanların, kendilerinin objektif kriterlerle denetlendiğine inanması gerektiğini belirterek, ''Denetimler öncelikle terbiye edici, öğretici, eğitici olması lazım. Tabii ki kasıtlı olarak suistimal edenlerin cezalandırılması lazım'' dedi. Türkiye'nin en büyük sorununun istihdam olduğunu kaydeden Özdebir, ''Eğer bu denetimler işletmelerin kapatılmasına kadar varacak sonuçlar doğuracaksa o zaman istihdam sorununu çözmekle ilgili çalışmalarımızı kendimiz budamış oluruz'' dedi.

Mustafa Özyürek de ''Vergi denetimini bütünüyle hesap uzmanlarına bıraksalar hiçbir sorun çıkmaz. Gayet objektif bir şekilde denetleme yaparlar'' diye konuştu.

''ÜRETEN EKONOMİYİ BUDARSANIZ İŞSİZLİĞİ ÖNLEYEMEZSİNİZ''

Kılıçdaroğlu, başka bir gazetecinin, ''İşsizliğe her vurgu yaptığınızda kaynağınız soruluyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?'' sorusu üzerine, şunları kaydetti:

''Eğer bir şey söylüyorsak, bunu mutlaka araştırıyoruz, ilgililerle görüşüyoruz, bu konunun uzmanlarıyla bir araya geliyoruz ve ondan sonra seslendiriyoruz. Sayın Başbakan eğer işsizliği yüzde 10 oranına indirecekse bundan sadece mutluluk duyarız. Nitekim parlamentoya sundukları tasarıda, kamu görevlilerinin alımıyla ilgili ciddi rakamlar getirmişler. Demek ki eleştiriler Hükümet tarafından da dikkate alınıyor. Bundan da son derece memnunum. Ama işsizlik sorununu çözmenin temel yolu, üreten ekonomiden geçer. Ekonomi ürettikçe istihdam yaratır. Eğer siz üreten ekonomiyi budarsanız, ithalatı cazip hale getirirseniz, ihracatı kısıtlarsanız hangi önlemi alırsanız işsizliği önleyemezsiniz. Ekonomi üretecek, istihdam yaratacak, ihracat yapacak. Bütün politikalarınızda bu ana eksen üzerinde durmak zorundasınız.''

''YARGININ VERDİĞİ KARARA HEPİMİZ SAYGI DUYACAĞIZ''

Anayasa Mahkemesi'nin, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un bazı maddelerinin iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi isteminin ilk incelemesini 3 Haziranda yapacağı anımsatılarak, bu konudaki değerlendirmesi sorulan Kılıçdaroğlu, ''İnceleme süreci başlayacak. Yargının verdiği karara hepimiz saygı duyacağız. Yargıçlar, bu konuda oturacaklar, tartışacaklar, Anayasa'ya bakacaklar, geçmiş kararlara bakacaklar, uluslararası notlara bakacaklar. Sanıyorum, hepimizi tatmin eden bir karara varırlar. Hepimiz de bu karara, kabul ederler etmezler buna hepimiz saygı duymak zorundayız. Hukukun üstünlüğüne inanıyorsak...'' dedi.

Kılıçdaroğlu, ''CHP üyesi Özcan Er, CHP'nin 33. Olağan Kurultayı'nda CHP Parti Meclisine (PM) seçilen Sencer Ayata, Nihat Matkap ve Enver Aysever'in, CHP üyesi olmadıkları iddiasıyla, PM üyeliklerinin iptali için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ve Çankaya İlçe Seçim Kurulu Başkanlığına yaptığı başvuruyu nasıl değerlendirdiği'' sorusuna ise ''Güzel bir kurultayımız oldu. Biliyorsunuz partilerin en üst organı kurultaydır. Kurultay karar verdi, seçimler oldu, mazbatalar alındı, herhangi bir sorun yok. Ama bazı küçük insanlar, küçük işlerle uğraşmayı kendileri için gerekli görürler. Sanıyorum bu da onlardan birisidir. Çok benim ilgimi çeken bir alan değil'' yanıtını verdi.

Kaynak: AA 


 

Güncelleme Tarihi: 29 Mayıs 2010, 09:04
banner53
YORUM EKLE

banner39