banner39

Klişeler Umran dergisinde

Umran son sayısında klişelerin düşünce dünyasında tuttuğu yeri bir dosya konusu ile aralamaya çalışıyor.

Arşiv 05.06.2010, 12:15 18.06.2010, 11:16
Klişeler Umran dergisinde

 


Dünya Bülteni/Kültür Servisi

Klişelerin orijinal anlamları kaybolup sadece boş bir biçime dönüşmekte oluşunun en manidar örneklerinden birini doksanlı yıllardan bu yana CHP ile ilgili tartışmalarda görmek mümkündür. Her kurultay öncesinde ve sonrasında değişim ve solda birlik  klişelerinin ne kadar  büyük iş yaptığını kısa bir basın taramasından sonra anlamam mümkündür. Çünkü herkes düşünmeksizin onları adeta papağan gibi tekrarlamaktadır.

Klişeler farkında olunsun ya da olunmasın çoğu insanlar tarafından kullanılmakta ve zamanla  yıpranmış olsalar da yerleşiklik kazanmaktadırlar. Türkçede Soyut Toplum kitabıyla tanınan Anton Zijderveld yeni yayımlanan Klişelerin Diktatörlüğü kitabında “ Klişeler ve onların toplumsal ve siyasal yaşamda kullanımı, her zaman benim ilgi ve merakımı çekmiştir. Gerçekte bu konudaki teorimi ancak eleştirel bir kültür çözümlemesini ‘klasik’ kültür sosyolojisinin uzantısında telakki etmeye ve özellikle klişeleri, sadece dilbilimsel bir olgu olarak görmemeye başladığımda formüle ettim. Klişeler, çoğunlukla zoraki olarak güncel dilimize giren sadece konuşma biçimleri değildir. Onlar aynı zamanda düşünüş, duyuş ve yapış biçimleridir ve bu noktada kurumlara çok benzemektedirler. Bu nokta ayrıntılı olarak ele alınacaktır, ama burada hemen ifade edilmelidir. Çünkü kültür sosyolojisi, ilk etapta kurumların sosyolojisidir ve bu yönüyle klişe araştırmaları için ideal bir yorum çerçevesi olarak işlev görmektedir” diyordu.

Klişeler entelektüel dünya  için de  oldukça kullanışlıdır, çünkü eleştirel  düşünceyi ortadan kaldırmaktadır. Örneğin dünyevileşme konusuna ilişkin olarak üretilen çoğu yaklaşım dünyevileşme olgusunu yeni bir durum olarak algılamakta ve bunu yaygınlaştırmaktadır. Oysa bu olgu insanın tarihiyle yaşıt bir konudur. Klişeleri kırmak için çaba sarf etme sürecinde peygamberler yoluyla beliren ve klişeleri altüst eden  Vahyin ışığında klişelerin ayartmalarını etkisiz kılmak için Peygamberler tarihinin de bu gözle okunması da gerekir. Bu okuma klişelerin statükosunu sorgulamak için iyi bir başlangıçta olacaktır.

Hem düşünsel anlamda hem de sosyolojik anlamda klişelerin diktatörlüğü hakkında çok şey söylemek mümkün. Umran bu sayısında klişelerin düşünce dünyasında tuttuğu yeri bir dosya konusu ile aralamaya çalışıyor. Bu aralama çabası eleştirel düşüncenin de bir gereğidir. Anton Zijderveld’in Klişelerin Diktatörlüğü’nün Türkçe basımı için yazdığı önsözde de belirttiği üzere: “Küreselleşen ve hızlı elektronik iletişimin yaygınlaştığı dünyamızda, şüpheye yer vermez bir biçimde klişeler bombardımanı altındayız. Her zamankinden daha fazla eleştirel bir tefekküre ve klişeler karşısında mesafeli bir duruşa ihtiyacımız bulunmaktadır.”

Klişelerin Statükosu’nda Kadir Canatan, Metin Önal Mengüşoğlu, Abdurrahman Babacan, Mustafa Tekin ve Dilaver Demirağ konuyu değişik boyutlarıyla ele almışlar.

Doğumun 85. Yılında İdris Küçükömer odaklı bir dosyada  var dergide.

Umran dergisinin bu sayısında Sefer Turan’la TRT Arapça üzerine bir söyleşi de yer alıyor.
 

banner53
Yorumlar (0)
28
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?