banner15

Korku cumhuriyeti

Yazar Elif Şafak'ın, Türklüğe hakaret etme suçundan Türk Ceza Yasası'nın 301'inci maddesi uyarınca açılan davada beraat etmesi, hemen tüm İngiliz gazetelerinde geniş yer buluyor.

Korku cumhuriyeti

Habere eşlik eden fotoğraf da pek çoğunda aynı, İstanbul'daki mahkeme binası dışında, bir gösteri sırasında Elif Şafak'ın resmine öfkeli şekilde bağırırken görüntülenmiş bir kadın.

Daily Telegraph, "Türk yazar ifade özgürlüğü davasını kazandı" diyerek duyuruyor haberi.

“Elif Şafak, beraat kararı ardından, Türkiye'de bir linç kültürünün gelişmekte olmasından duyduğu kaygıyı dile getirdi.

“Şafak, "Türkiye'de yakın zamanda gelişen 'Bizim gibi düşünmeyenler düşmanımızdır' anlayışı kaygı verici" diye konuştu.

“Avrupa Komisyonu ise beraat kararına rağmen, ancak, yaklaşık 40 aydına dava açılmasına yol açan TCK'nın 301'inci maddesi feshedildiği zaman tatmin olacaklarını bildirdi. BaşbakanRecep Tayyip Erdoğan da bu durum karşısında, 301'inci maddeyi yenilemek için önerilere açık olduklarını dile getirdi.

Financial Times gazetesi de başyazılarından birinde, Türk Ceza Yasası'nı tartışarak "İfade özgürlüğüne bağlılık, 301'inci maddenin yürürlükten kaldırılmasını gerektirir" diyor.

"Bu bağnazlığı körükleyen, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı çıkan, bir grup aşırı milliyetçi avukat" diyen Financial Times, "Son gelişmeler de onların yararına oldu" diye de ekliyor.

" Avrupa, kısa süre öncesine dek, Türk halkının, kendini Atatürk'ün inşa ettiği Türkiye'de laikliğin bekçisi olarak gören Ordunun ve yeni kuşak İslamcıların, Erdoğan hükümetinin ulusal projesiydi. Ancak bu fikir birliği, buharlaşmaya yüz tutmuş görünüyor. "

“Türkler, üyelikleri konusunda Fransa, Almanya ve Avusturya gibi ülkelerde, siyasetçilerin ve halkın açık biçimde gösterdiği hoşnutsuzluğa içerlemiş durumdalar.

“Erdoğan hükümetinin, 301'inci maddeyi değiştirmeye yanaşmaması, sadece bir yönetim hatası değil; bu durum aynı zamanda milliyetçilerin, gelecek yılki seçimler öncesinde, seçmen bölgelerini genişletmelerine yarıyor.

‘Mesele 301’inci madde’

“Türkiye'nin üyelik görüşmeleri, Avrupa Komisyonu'nun kasım ayı raporunda yer alacak olan Kıbrıs çıkmazı yüzünden, zaten tehlikeye düşmüş durumda.

“Türkiye'nin, ifade özgürlüğü olmaksızın ve nihayetinde, tarihindeki kanlı sayfalarla hesaplaşmadan, Avrupa Birliği yolunu nasıl izleyeceğini görmek ise güç. “

Times gazetesinin dış haber editörü Bronwen Maddox da Elif Şafak'ın beraat kararını duyurduktan sonra "Asıl mesele, yani 301'inci madde konusu hala çözülmedi" diyor ve ekliyor:

“Türkiye bu konudaki uyarıların tümünü, Avrupa Birliği'nden gelenleri bile elinin tersiyle itiyor. Bu beraat kararına ve geçen yılki bir benzerine bakıp "bu durum, ifade özgürlüğünün benimsendiğini gösteriyor" demek yanlış olur.

“Bu durum, Türkiye'nin, uluslararası eleştirileri tam anlamıyla dinlemediğini gösteriyor. Bu konuda epey dava var. Türkiye'yle Avrupa Birliği ilişkilerinin gerginleştiği son iki aylık dönemde, bu davalar, "Müslüman bir ülkenin asla Avrupa Birliği'ne üye olmaması gerektiğini söyleyenlere yaradı.

“İngiltere'deki Katoliklerin başındaki Kardinal Murphy O'Connor, Başbakan Tony Blair'in Türkiye'nin üyeliğine verdiği desteği tartışarak "Belki de kültürlerin karışması pek de iyi bir fikir değil" görüşünü dile getirdi.

“Bu yorumlar, Türkiye'nin üyeliğine karşı olanların, bu görüşü dile getirmenin tabu olduğu yılların ardından, artık, çekingenliklerini attıklarının bir göstergesi.”

Irak’ta işkenceler

Bugün gazetelerde tartışılan bir diğer konu, Birleşmiş Milletler işkence raportörü Manfred Novak'ın, Irak'ta işkencenin, halen Saddam Hüseyin döneminden de büyük bir sorun olabileceği yolundaki açıklamaları.

Novak; bazı milis güçleri, terör örgütleri hatta Irak hükümetine bağlı güçlerin en temel insan haklarını bile önemsemeden hareket ettiklerini belirtmişti. Independent gazetesi bu konuya geniş yer ayırmış.

Gazetenin ilk sayfadan duyurduğu haberin manşeti: "Yaşamın işkence demek olduğu yer, Irak"

Independent, elleri ve gözleri bağlı bir Iraklının fotoğrafı yanında, Birleşmiş Milletler raporundan bir alıntıyı yayımlamış:

"Cesetlerde ağır işkence izleri görülüyor... Asit ya da kimyasal maddeyle yakılmışlar, sırt, el ve bacak kemikleri kırılmış, gözleri ya da dişleri yok... Matkap ya da çivilerle açılmış yaralar var...

Korku cumhuriyeti

Deneyimli gazeteci Patrick Cockburn de, “Korku cumhuriyeti yeniden doğdu” diyerek İnsan hakları örgütlerinin, ABD hapishanelerinin yanı sıra Irak İçişleri ve Savunma Bakanlıkları'nın yönetimindeki hapishanelerde de işkence olduğu görüşünü aktarıyor.

"Amerikalı bir Binbaşı, Bağdat'ın İngiliz yazar Thomas Hobbes'ın Leviathan romanındaki dünyaya benzediğini, yani herkesin herkesle savaşta olduğu, herkesin kendi yaşamının güvenliğinden sorumlu olduğunu aktardı diyor Patrick Cockburn ve ekliyor: Irak anarşinin eşiğinde.

“Irak Sağlık Bakanlığı, şiddetin en çok görüldüğü el Anbar eyaletinde Temmuz ayında kimsenin şiddet olayları yüzünden ölmediğini iddia ediyor ama bunun anlamı büyük ihtimalle şu: Şiddet olayları o kadar yoğundu ki, hastanelerde can kaybı tespiti yapılamadı. Irak'ta kimse güvende değil.

“Otobüsler ve otomobiller, kontrol noktalarında durduruluyor, Sünni ya da Şiiler sadece kimlik kartlarına bakılarak öldürülüyor.

“Pek çok kişi artık üzerinde bir Sünni bir de Şii kimlik kartı taşıyor. Irak devleti büyük ölçüde bir suç toplumuna dönüşmüş halde.

“Devlet televizyonu silahlı çete üyelerinin "polis üniforması" içinde olduklarını, daha sık söyler hale geldi. Iraklı bir bakan, Independent'a açıklamasında, gülerek "Elbette polis üniforması giyiyorlar. Çünkü onlar gerçek birer polis" diye konuştu. “

Kölelik özrü

Daily Telegraph gazetesinde, ilk sayfada yer bulan haberde İngiltere'nin tarihindeki kölelik kurumundan dolayı özür dileyebileceği duyuruluyor.

“Hükümet, İngiltere'nin köle ticaretindeki rolünden dolayı özür dileyebilir. Gelecek yıl köleliğin kaldırılmasını getiren yasanın 200'üncü yıldönümü anılacak.

“Başbakan yardımcısı John Prescott'ın yönetimindeki bir danışma heyeti de, Köle Ticareti anlaşmasının kabul edildiği 25 Mart'ta hükümetin bu durumdan üzüntüsünü dile getiren bir açıklama yapmayı değerlendiriyor.”

Kaynak: BBC

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48