Levent Ersöz suçlamaları reddetti

İkinci "Ergenekon" davasının tutuklu sanıklarından Levent Ersöz, mahkemede suçlamaları reddetti.

Levent Ersöz suçlamaları reddetti

İkinci "Ergenekon" davasının tutuklu sanıklarından emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, ne MİT Müsteşarına atfedilen türden bilgiler ne de Mustafa Balbay'dan ele geçirildiği ileri sürülen hiçbir belge ve bilginin kendisi ve arkadaşları tarafından verilmediğini belirterek, "Bu ifadem sadece Balbay için değil, bu davada yargılanan ve aralarında bağ kurulmak istenen tüm kişiler için geçerlidir" dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada video konferans sistemiyle savunması alınan Ersöz, Bedrettin Dalan'ı kendileriyle İsmail Yıldız'ın tanıştırdığını, kendisinden görüşme talepleri olmadığını belirtti.

Kendisi, Hasan Atilla Uğur, Kıvanç Değirmenci ve Bedrettin Dalan'ın yer aldığı görüşmenin, Dalan'ın anlatımları şeklinde geçtiğini ifade eden Ersöz, Dalan'ın bu görüşmeye kendi deyimiyle "çok sevdiği ve devletin var olması için temel kurumlardan birine olan kırgınlığını anlatmak ve içini dökmek için geldiğini" söyledi.

"Jandarma ile ilgili konuştuktan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) genel yapısı ve ülke gündemindeki meselelere yaklaşımını konuştukları" ifadesinin gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Ersöz, şunları kaydetti:

"Bedrettin Dalan, 'Sorumluluklardan kaçan kurumlardan birisi kurumunuz, maalesef sizin kurumunuz' dediğinde de 'Kesinlikle böyle bir şey yok' dedim. Çünkü TSK, yasalarla kendisine verilen her görevi her zaman başarıyla yapmıştır ve milletin göz bebeği olarak bu kadar saldırıya rağmen en güvenilir kurum olma özelliğini koruyabilmiştir. Bu düşünceyle kendisine bu cevabı verdim."
 

ÖZDEN ÖRNEK'İN GÜNLÜKLERİ

Ersöz, iddianamede Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'e ait olduğu öne sürülen günlüklerde 19 Aralık 2003 tarihinde "Levent Ersöz'ün bilgi arzı" başlığı altında "Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığının genel yaptığı faaliyetlerle ilgili olarak sadece bana özel brifing verdiler. AKP hükümetine karşı, bu hükümeti demokratik kurallar içinde zayıflatmak için neler yapılması gerekiyorsa hepsi düşünülmüş ve uygulamaya geçmişler. Hayranlıkla dinledim. Kendilerine birkaç konuda görüşlerimi söyledim. Alınacak tedbirler içerisinde afiş asmaktan gazetelere ilan vermeye kadar değişen birçok hal tarzları vardı. Bu çalışmaya Cumhuriyet Platformu ismini vermişler" şeklinde yazdığının belirtildiğini kaydetti.

Kendisinin, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına böyle bir takdiminin olmadığını, ayrıca Cumhuriyet Platformu adı altında bir çalışma gruplarının da bulunmadığını, AK Parti hükümetini zayıflatmaya yönelik bir çalışmalarının olmadığını ve olmayacağını belirten Ersöz, dönemin Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur'un emriyle yıkıcı, bölücü, irticai örgütlerin özellikle Silahlı Kuvvetlere sızmaya yönelik gayret ve çalışmaları hakkında kuvvet komutanlıklarına dosya olarak arzlar yapıldığını, ancak iddia edildiğinin aksine bir brifing verilmediğini anlattı.

Tutuklu sanık Mustafa Balbay'ın dizüstü bilgisayarından çıkan notlarla ilgili açıklamalarda da bulunan Ersöz, Balbay ile 23 Aralık 2003 ve 5 Ocak 2004 tarihlerinde olmak üzere iki görüşme yaptıklarını ve bunları kayıt altına aldıklarını hatırlattı.

Ersöz, alınan notlar ve yorumların gerçek dışı olduğunu savunarak, Balbay ile yakın diyalogları ve örgütsel bağları olduğu izleniminin verilmeye çalışıldığını dile getirdi.
 

"SAYIN BALBAY", "SAYIN PAŞAM"

Balbay ile görüşmelerinde hiçbir zaman "ağabey", "kardeş" gibi kelimelerle konuşulmadığını, nezaket kuralları içinde "Sayın Balbay", "Sayın Paşam" gibi hitap şekillerinin kullanıldığını ifade eden Ersöz, "Konuşmalarda geçen hiçbir şey gerçeğe dönüştürülmemiştir. Jandarma Genel Komutanının makamında kendisini hiç görmedim, hiç konuşmadım. Notlarda geçen hiçbir bilgi verilmemiş, konuşulmamıştır. Burada geçen tüm notları reddediyorum" dedi.
 

BELGE VE BİLGİ VERİLMEDİ

Balbay'ın birçok gizli belgeyi örgütün üst düzey yöneticilerinden elde ettiği iddiasına ilişkin de Ersöz, şöyle dedi:

"Ben üst düzey değil, sözde ara yönetici olarak suçlandığım için bu suçlamayı dikkate almamam gerekir. Ne MİT Müsteşarına atfedilen türden bilgiler ne de Mustafa Balbay'dan ele geçirildiği ileri sürülen hiçbir belge ve bilgi benim ve arkadaşlarım tarafından verilmemiştir. Bu ifadem sadece Balbay için değil, bu davada yargılanan ve aralarında bağ kurulmak istenen tüm kişiler için geçerlidir. Ben ve arkadaşlarım tarafından hiç kimseye belge ve bilgi verilmemiş, talimat anlamına gelebilecek hiçbir ifade kullanılmamış, yazı yazmaları istenmemiş, kimseye brifing verilmemiştir."

Davanın tutuksuz sanıklarından Yüksel Dilsiz'in gizli tanık olduğunu ileri süren Ersöz, gizli tanığın verdiği ifadelere değindi.

Jandarma istihbarat birimlerinde hiçbir zaman cemaatlerle ilgili bir çalışma yapılmadığını aktaran Ersöz, gizli tanığın darbe planlarıyla ilgili belirttiği hususların da gerçek dışı olduğunu belirtti.

Ersöz, gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu ifade ettiği ve gizli tanık olduğu iddia edilen Yüksel Dilsiz hakkında yalancı tanıklıktan işlem yapılmasını istedi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, Ersöz'ün savunmasına ara vererek, duruşmayı yarın saat 09.00'a erteledi.


Kaynak : AA

Güncelleme Tarihi: 02 Haziran 2010, 20:40
banner53
YORUM EKLE

banner39