banner39

Mardin'in taşına bak-FOTO

Süheyl Ünver Sanat Atölyesi sanatçıları Mardin mimarisinde yeralan süslemelerini kitaplaştırıldı.

Arşiv 24.03.2010, 13:50 28.03.2010, 14:12
Mardin'in taşına bak-FOTO

 

İbrahim Ethem Gören/Dünya Bülteni

Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver Sanat Atölyesi sanatkârları tarafından Mardin’deki dini ve sivil mimari örnekleri tezhip ve minyatürlerle resmedilerek Mardin Mimari Anıtlarından Tezyini Yorumlar ismiyle kitaplaştırıldı.

Mardin'in medeniyet tarihine taşlarla işlenen dini ve sivil mimari örnekleri, minyatür, tezhip, kat'ı ve ebru sanatlarıyla yeniden yorumlanarak bir kitapta toplandı: Mardin: Mimari Anıtlardan Tezyini Yorumlar.

Mardin Mimari Anıtlarından Tezyini Yorumlar isimli kitap günümüz insanına Mezopotamya’da kurulan medeniyetlerin mimari sanatlardaki dehasını hatırlatıyor.

image001.20100324134708.jpg

 

 Süheyl Ünver Sanat Atölyesi sanatkârlarının müşterek çalışmasıyla ortaya çıkan kitaba ilişkin değerlendirmelerimizden önce Süheyl Ünver merhuma dair birkaç parantez açmak vakıa mutabık olacaktır. Süheyl Ünver bir şehir aşığı… Başta İstanbul, Edirne ve Bursa olmak üzere Osmanlı şehirlerinde sivil ve dini mimari örneklerine ait, bir kısmı artık günümüze ulaşamayan pek çok eseri, yazı ve çizimleriyle yeni nesillere aktaran nev’i şahsına münhasır bir şahsiyet…

Süheyl Hoca, İslâm Türk sanatlarının Osmanlı’dan Cumhuriyet’e aktarılmasına vesile olan isimlerin başında geliyor. Onun belki de en büyük hizmeti Fatih Sultan Mehmet Han döneminde Topkapı Sarayı’nda kurulan Fatih Nakkaşhanesi’nin Cumhuriyet döneminde tekrar açılmasını temin etmesi olarak gösterilebilir.

Yüzyıllar boyunca Topkapı Sarayı’nda Osmanlı cihan devletinin kitabiyat hizmetlerini görerek, medeniyetimize birbirinden âlâ eserler kazandıran Fatih Nakkaşhanesi’nde onlarca müzehhip, hattat, cilt ve kâğıt ustası, ince bir zevki özenle işleyerek sarayın kitabiyat hizmetlerini yerine getiriyordu.

Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren kapısına kilit vurulan Nakışhane 1950’li yılların sonundan itibaren tıp âlimi, müverrih, sanat araştırmacısı Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver’in girişimleriyle tekrar mürekkep ve fırça ile buluşarak kamış kalemin zikir sesine kavuştu.

image003.20100324134726.jpg

 

Süheyl Ünver, klasik tezyini sanatlarımıza ait tetebbuatını başta kızı Gülbün Mesara olmak üzere öğrencisi, günümüzün yaşayan en büyük tezhip ustası Cahide Keskiner’e öğreterek, özellikle saray tezhip ekolünün yaşatılmasına vesile olmuştur. Keskiner de birikimlerini Semih İrteş ve Mamure Öz gibi tasarım ve tezhip sevdalılarına aktararak tezhip ve minyatür sanatının yeni nesillerin irfanına arz edilmesine katkıda bulunmuş; müteakip yıllarda başta Mimar Sinan Üniversitesi olmak üzere İstanbul’da ve Anadolu’daki üniversitelerde Güzel Sanatlar Fakülteleri’nde hat ve tezhip bölümleri açılmıştır.

image005.20100324134741.jpg

 

Kanaatimce Hamid Aytaç Hoca’nın hat sanatına yaptığı hizmet ne ise, Süheyl Hoca’nın da tezhip sanatına yaptığı hizmet odur. Hamid Hoca, Hüseyin Kutlu ve Hasan Çelebi gibi hat üstadlarını; Kutlu ve Çelebi de Mahmut Şahin ve Davut Bektaş gibi usta hattatları yetiştirmiştir.

Bu kadar girişten sonra kitaba geçelim...  Mardin Mimari Anıtlarından Tezyini Yorumlar isimli kitap Mezopotamya medeniyetlerinin mimari sanatlardaki dehasını gözler önüne seriyor.

image007.20100324134751.jpg

Kitabın editörlüğünü  Süheyl Ünver’in kızı tezhip sanatçısı Gülbün Mesara yapmış. Kitapta A. Süheyl Ünver Sanat Atölyesi Mardin Sergisi Çalışma Grubu  sanatkârlarından Gülbün Mesara, Asuman Güldağ, Ayşenur Mehmetoğlu, Betul Aydıner Chacko, Erhan Büyükakıncı, Filiz Bengi, Meral Aşan, Nebahat Pektaş, Nimet Kalkanlı, Nuran Saygan, Sultan Y. Alimoğlu, Suzan Çataloluk, Şermin Ciddi, Şeyda Mehmetoğlu ve Zuhal Sünger’e ait birbirinden kıymetli tezhip, ebru, kat’ı ve minyatür çalışmaları bulunuyor.

8 aylık yoğun bir çalışmanın ürünü olan kitapta Mardin Ulu Cami, Şehidiye Medresesi, Şehidiye Camii, Mardin evleri, Abdüllatif Camii, Zinciriye Medresesi, Marufiye Medresesi, Kasımiye Medresesi, Deyrulzafaran Manastırı, PTT Binası, Mardin konakları ve Hasankeyf’te bulunan tezyinat, tezhip, minyatür, ebru ve kat’ı teknikleri kullanılarak, gönlünde sanat ve estetiğe açık kapılar bulunanlar için yeniden yorumlanmış.

Süheyl Ünver Sanat Atölyesi sanatkârları Artuklu, Eyyübi ve Osmanlı dönemlerinde Mardin yöresinde inşa edilen cami, külliye, türbe, medrese, kütüphane, saray, hamam, kervansaray, köprü gibi mimari eserlerde kullanılan hat yazılarını, tezyinat örneklerini, çeşitli semboller içeren taş kabartma çalışmalarını levhalara aktarmış.

Kitapta bu tarzda oluşturulan 126 esere yer verilmiş. Kitabın editörü Gülbün Mesara önsözde “Klasik Türk ince sanatlarının tezhip, minyatür, kat'ı ve ebru gibi tezyini dallarında uzmanlaşmış grubumuzla, Mardin'in gerek Artuklu gerek yakın tarihinin uzantıları olan Müslüman ve Süryani yapılarına ait son derece özgün ve değişik üsluplar içeren taş oymacılığının çeşitli örneklerini, bu saydığımız süsleme teknikleriyle yorumlayarak gün ışığına çekmiş bulunuyoruz” dedikten sonra kitap çalışmasını babası Süheyl Ünver’in hatırasına ithaf etmiş.

Eserde yer alan 126 levha üzerinde günlerce çalışarak orijinaline en yakın bir şekilde basılmasını temin eden kitabın grafik tasarımcısı Yüksel Yücel de “Eskimez güzellikleri içinde barındıran bu çalışmayı sanatseverlere en güzel kitabi bir sunumla arz etmek istedik.” cümlesiyle zarf ile mazrufun birbirini tamamlayan bir ahenk içerisinde olmasının gerekliliğine vurgu yapıyor. 

image010.20100324134804.jpg


Mardin Valiliği ve GAP İdaresi’nin katkılarıyla hazırlanan kitabın, uhdesinde yitirilmek üzere olan binlerce sanat abidesi barındıran diğer Anadolu vilayetlerinin mülki idare amirleri tarafından örnek alınmasını temenni ediyoruz.
 

Yorumlar (1)
Haydar FETTAHOĞLU 13 yıl önce
Süheyl Ünver Sanat Atölyesi sanatçılarını Mardin'in medeniyet tarihine taşlarla işlenen dini ve sivil mimari örnekleri, minyatür, tezhip, kat'ı ve ebru sanatlarıyla yeniden yorumlayıp bir kitap haline getirerek gelecek nesillere aktarma şansı verdikleri için kendilerini tbrk ediyorum.
Gönül arzu eder ki Anadolunun diğer tarihi kentlerindeki eserlerin de buna benzer bir çalışmalar ile hem yok olmalarını engellenmesi hem de gelecek kuşaklarla bu tarihi güzellikleri gelecek nesillere kazandırılması sağlansın.
Mazisi unutturulan neslin atiside tehlikede demektir. Kökü mazide olan ati olmak için köklerimizle beslenmeli, bu tarihi tecrübe ve özgüvenle geleceğe hazırlanmalıyız.
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?