banner39

Mikro Krediler umut kaynağı/ DOSYA

Dünyanın pek çok ülkesinde uygulanan mikro kredi uygulaması ile birçok aile kendine yeni bir geçim kaynağı buluyor.

Arşiv 02.04.2009, 16:39 02.04.2009, 16:39
Mikro Krediler umut kaynağı/ DOSYA

Fahri Sarrafoğlu /Dünya Bülteni

Banka ve çeşitli kuruluşlar özellikle bayanlarla yapmış oldukları anlaşma ile karşı tarafın istediği ölçüde ortalama küçük rakamlarla kredi veriyor. Bu uygulama yoksul ailelere hem ek gelir sağlıyor hem de bayanları girişimci birer birey yapıyor.

İSTANBUL Türkiye'de birçok aile açlık sınırında yaşarken, pek çoğu da yoksulluk sınırında yaşam mücadelesi veriyor. Türkiye'yi yoksullaştıran en büyük nedenlerden birisi pek çok ailenin büyük umutlarla geldiği büyük kentlerde kendi emeğinin gerektirdiği işi yapmak yerine hayatta kalabilmek için ucuz işçilik yapması oluyor. Fakat yoksulların da nerede yaşıyorsa yaşasın emeğini kullanarak geçimini sağlaması çok da zor değil. Türkiye'de hem toplumuz hem de dinimizde yer alan bazı uygulamalar yoksul aileler için umut ışığı oluyor. Mikro kredi uygulaması denilen bu sistem son zamanlarda Türkiye'de de ilgi görmeye başladı. Artık birçok proje artık mikro kredi uygulamasının topluma indirgenebilmesi için yapılıyor.

Yoksullukla mücadele için başarılı bir yöntem geliştiren mikro kredi uygulamasının temeli 1970'lere dayanıyor. Mikro kredi ilk olarak 1980lerde kurulan Grameen Vakfı aracılığıyla, başka ülkelerde yürürlüğe giren Grameen Bankası uygulaması ile başladı. Bu uygulamanın fikir babası Bangladeşli Muhammed Yusuf bu uygulama ile gerekli teminatları gösteremedikleri için normal kredi imkanlarına ulaşmaları imkansız olan kimselere de kredi sağlamak ve "yoksulun yoksulunu" kendi işini kurarak, yani "girişimci" yaparak, yoksulluktan kurtarmayı amaçlamış. 

'KÖY BANKASI' İLE SİSTEMİ TERSİNE ÇEVİRDİ

Bangladeşli Muhammed Yusuf, aslında bankacılık okumamasına rağmen üniversite eğitimi sırasında çevresindeki yoksulluk koşullarının onu böyle bir düşünceye ittiğini belirtiyor. Sonrasında klasik bankacılık sistemiyle mikro kredi uygulamasını hayata geçiremeyeceğini düşünen Yusuf, Grameen Bank Türkçe anlamıyla 'Köy Banka'sını kuruyor.Yusuf, bankanın sahiplerinin kredi alanlar olduğunu, kurulda temsilcileri bulunduğunu, bankanın kurallarının onlar tarafından belirlendiğini ve Grameen Bankasının kar edebildiğini belirterek, "İnsanlar bana 'Bu kurallara nasıl karar verdiniz. Araştırma yaptınız mı' diyor. Biz bir şey yapmak istiyorsak, klasik bankalar ne yapar diye bakıyor ve bunun tam tersi kurallar oluşturuyoruz. Mikro kredi, tam tersine dönmüş bir bankacılık sistemidir"bilgisini veriyor. 

HEDEF YENİ BİR GELECEK İNŞA ETMEK

Bugün bütün dünya, ekonomik büyümenin istihdam yaratma kapasitesinin fevkalade azaldığı bir döneme girmiş durumda. İmalat sanayiinin gelişmekte olan ülkelerde ve Türkiye özelinde hızla tarımdan kopmakta olan işgücüne istihdam sağlama imkanı bulunmadığı açıkça görülüyor. Bu durumda mikro kredi uygulaması daha da önem kazanıyor. Aynı zamanda uygulama sayesinde, yoksulluk inkar edilmiyor, yoksullara kendilerini kurtarmak için bir fırsat veriliyor. Satın alma gücünün sınırlılığı dolayısıyla iyice dar bir pazara, geleneksel kadın becerilerinin, genellikle evden çıkmadan üretilebilecek ürünleri sürülüyor. Bu şekilde geleneksel yapılar korunmuş, sosyal ilişkiler de zedelenmemiş oluyor. 

HEDEF KİTLESİ ÇOĞUNLUKLA KADINLAR

Mikro kredi uygulamasında hedef kitle erkeklerden çok kadınlar. Küçük ilçe ve köylerde farklı el işleri, yada tarım ve hayvancılık ile uğraşarak geçimini saplayan kadınlar hem gelenekleri devam ettiriyor hem de iş sahibi oluyor. Mikro kredi sisteminde kredi alacaklarından herhangi bir teminat talep edilmiyor. Bunun yerine kredi alan bireyin köy veya mahallelerdeki sosyal gruplar içindeki yerini dikkate alması ve kredinin geri dönmemesi halinde grubun diğer üyelerinin kredi almasını zorlaştırarak, onların borçlu bireye verdikleri maddi destek yoluyla, kredinin geri dönüşünü garantileniyor. Uygulamanın hedef kitlesi ise genellikle kadınlar. Bu, kadınların geri ödeme konusunda daha güvenilir oldukları inancına dayanıyor. Zaten Grameen Bank'ın kurucusu Muhammed Yunus da, müşterilerinin yüzde 97'sinin kadınlardan oluştuğunu belirtiyor.

YOKSULLUK MÜZEYE KALKACAK

Her yıl 30 binden fazla yoksul çocuğa burs verdiklerini ve bu çocuklar içinde yüksek öğrenimine devam edenler dahi olduğunu anlatan Muhammed Yusuf, yüksek öğrenimine devam eden çocuklara da öğrenim kredisi vermeye başladıklarını ifade ederek, "Yeni bir nesil yaratmak istedik ki yoksulluk kısır döngüsü devam etmesin. Kurumlarımızı, politikalarımızı ve kavramlarımızı değiştirebilirsek yoksulluğu müzeye kaldırırız. 2030 yılında Bangladeş'te fakir insan kalmayacak. Eğer yoksulluğu yüzde 50'ye indirebiliyorsanız, sıfıra da indirebilirsiniz" diye konuşuyor. 

TÜRKİYE'DE MİKRO KREDİ PROJELERİ HIZ KAZANDI

Mikro kredi uygulaması son zamanlarda Türkiye'de de ilgi çekmeye başladı. Az bir kredi sayesinde el emeklerini kullanarak geçimini sağlayan birçok aile Türkiye'ye de örnek oldu. Mikro kredi uygulamaları Türkiye'de gittikçe artıyor. En son bilinen proje Milletvekili Aziz Akgül'ün başlatmış olduğu proje. Akgül konu hakkında yaptığı verdiği bir röportajda şunları söylüyor:' Pilot bölge olarak seçtiğimiz Diyarbakır'da Grameen Bank Genel Müdürü Nurjahan Begum ile yaptığımız temaslarda, mikro kredi uygulaması için önemli bir potansiyel olduğunu gördük. Özellikle kadınların bu işe çok arzulu olduklarını saptadık. Amaç en yoksul kesimin yeteneklerini harekete geçirmek.'Mikro kredinin miktarının talep edenle beraber saptandığını belirten Akgül, bu rakamın bazen bir kazak için gerekli olan tığ ve yün maliyeti kadar az olduğuna dikkat çekiyor. 



 KAYNAK FON'LARDAN

Mikro kredinin kaynağının nereden bulunacağına ilişkin olarak da Akgün, açıklamasında başlangıçta Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nın kullanılmasının uygun olacağını düşündüklerini söylüyor. Akgün:'Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nda bir milyar dolar kadar bir para birikmiş durumda. Bu paranın yüzde 50-70'inin mikro krediye ayrılabileceği düşünülüyor. Amerika'da ve Avrupa'da bu tür amaçlara destek veren fonlarla ve vakıflarla irtibat devam ediyor. O fonların da bir şekilde Türkiye'ye akması için bazı çalışmalar yapıldığını söyleyen Akgün, ilk etapta en az 5 milyon dolar civarında ek kaynak bulabileceğimi tahmin ediyorum.'diyor.

STK'LARA ÇOK İŞ DÜŞÜYOR

Türkiye'de işlemeye başlayacak olan "mikro kredi " uygulamasında en çok işin STK'lara düşeceğini söyleyen yetkililer Devletin kesinlikle bu işin içinde olmaması gerektiğine işaret ediyorlar. İşadamlarımızın, sosyal fonlarından, fakirliğin azaltılmasına yönelik olarak kaynak ayırmaları lazım. Bütün sivil toplum kuruluşları, hangi alanda faaliyet gösteriyorlarsa göstersinler, yan bir dal olarak da mikro krediyle ilgili projeler geliştirmeleri gerekiyor. TÜSİAD, Odalar Birliği, Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, vakıflar, dernekler gibi sivil toplum kuruluşlarının tamamının bu işe girmesi lazım. Odalar Birliği mesela, süratle banka kuracak bir potansiyele sahip şu anda. 

MİKRO FİNANS NEDİR ?

Mikrofinans, finansal hizmetlere hiç erişemeyen veya yeterli erişimi olmayanlara başta düşük gelirli olmak üzere hanehalkına ve/veya mikro ve/veya küçük ölçekli işletmelere yönelik olarak geliştirilen bir finansman stratejisidir.Dünya Bankası tarafından yapılan analizlere göre; Ülkemizde günde 2 $ veya daha az harcayan kişi sayısı yaklaşık 11 milyondur. Bu, 60 milyon kişi olarak tahmin edilen 1994 Türkiye nüfusunun yüzde 18'ine tekabül etmektedir 

DÜNYA'DA HALEN MİKRO KREDİ VEREN DEVLETLER VE KURULUŞLAR

Bangladeş (Grameen Bank),
ABD (Grameen USA),
Latin Amerika (ACCION),
Endonezya (Bank Rakyat),
Bolivya (PRODEM/BancoSol) 

GENÇLERE MİKRO KREDİ GELİYOR

1980'li yılardan bu yana gelir dağılımının düzensiz olduğu çeşitli bölgelerde, girişimcilere destek olmak amacıyla başlatılan mikro kredi uygulaması, Türkiye'de ilk kez sadece gençlere yönelik olarak uygulanmaya başlıyor. Türk Ekonomi Bankası, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile Genç Yönetici ve İşadamları Derneği GİYAD'ın ortaklaşa yürüttüğü proje ile üç yıl içinde 1500 gence toplam 10 milyon dolar kredi verilecek. 

2 BİN EV KADINI KREDİLERLE İŞ KURDU

On yıldır uyguladığı mikro kredi sistemiyle yoksul ama girişimci kadınların iş sahibi olmalarını sağlayan Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), iş kurmak ya da var olan işini geliştirmek isteyen kadınlara kredi vererek onları iş sahibi yapıyor. Vakıf bugüne kadar 2 bin ev kadınına toplam 3.4 milyon YTL tutarında kredi vererek iş imkânı sağladı. KEDV bünyesinde faaliyet gösteren Maya Mikro Ekonomik Destek İşletmesi tarafından uygulanan sistemde kredi miktarları iş potansiyeli ve gelişme kapasitesi olan işler için 2 bin YTL'ye kadar kredi verilebiliyor. Kredi, danışmanlık ve pazarlama hizmeti veren KEDV sayesinde el işinden, çiçekçiliğe takıcılıktan piko yapımına kadar pek çok kadın aldıkları ilk birkaç kredi ile dükkan açarak geçimini sağlıyor. 



 KARZ-I HASEN MİKRO KREDİ UYGULAMASINI ANLATIYOR

Türkiye'de mikro kredi uygulaması ne kadarda son zamanlarda uygulanmaya başlasa da, aslında Karz-ı Hasen diğer adıyla Güzel borç verme usulü de mikro kredi uygulaması ile benzer amaçlar için uygulanıyor.Geri ödenmek üzere verilen mal veya birine ödünç (borç) verme anlamına gelen Karz, borç verenin malının bir kısmını vermesi borç alanın da aldığı şeyin bir mislini geri vermesi şeklinde de açıklanıyor. Kur'an-ı Kerim de 12 yerde bu kavramlar mecazi olarak "Allah'a güzel bir şekilde borç veren (karz-ı hasen)" anlamında kullanılırken, bu ayetlerde Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla yapılan harcamalar da karz-ı hasen kapsamına alındığı belirtiliyor. 

KREDİ MİKTARI BÜYÜRSE KAR ORTAKLIĞI

Mikro kredi uygulamasında az miktarda kredi verilerek istihdam oluşturulması hedeflenirken, İslam dininde de bu düşünceye paralel olarak benzer bir uygulama yapılması tavsiye ediliyor. İslam'da karz yoluyla kısa vadeli ve küçük kredileri temin etmek mümkünken uzun vadeli ve büyük krediler için kâr ortaklığının esas getirildiği belirtiliyor. Kredinin miktarı büyüdükçe krediye ihtiyacı olan işadamının dürüst bir şekilde çalışarak ortaklarını gerçek mal varlığına hissedar yapar ve gerçek kârı paylaşmaya ya da ortakların anaparalarına eklemeye razı olursa rahat bir şekilde ek sermaye bulabileceği ifade ediliyor.

Karz-ı Hasen uygulaması ile aynı zamanda kasalarda ve yastık altında hapsedilmiş büyük sermayenin ekonomiye kazandırılması ve faizin önlenmesinin de sağlanabileceği söyleniyor.

YENİDEN CANLANDIRILMASI BEKLENİYOR

Uzmanlar, İslam toplumunda asırlardır uygulanan bu sosyal yardımlaşma şeklinin zaafa uğradığını söylüyor. Sevap ve Allah rızası yerine, faiz ve menfaatçilik duygularının hakim olduğunu belirten uzmanlar, borç alan kimselerin bunu istismar etmesi, yalana başvurması, zamanında ödememesi borç vererek sevap uman iyi niyetli insanları daha tedbirli olmaya yönlendirdiğini vurguluyor.

banner53
Yorumlar (0)
24
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?