Milli Görüş: Almanya dini kamusal alanın dışına attı

Almanya'daki İslami çatı kuruluşları, Berlin-Brandenburg Yüksek İdare Mahkemesi'nin (OVG) okulda namazı yasaklayan kararını eleştirdi.

Milli Görüş: Almanya dini kamusal alanın dışına attı


Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Almanya Müslümanlar Koordinasyon Konseyi (KRM), Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) ve İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG), kararın anayasal güvence altında olan din özgürlüğünü sınırlandırır nitelikte olduğunun altını çizdi. Mahkeme söz konusu kararıyla, okulda öğle namazlarını kılmak isteyen Müslüman bir kız öğrencinin talebini reddetmişti.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan KRM dönem sözcüsü Ali Kızılkaya, mahkemenin kararına çok şaşırdıklarını vurguladı. Kızılkaya, "Anayasamız çoğulcu bir toplum düzenini savunur. Bu mahkeme, tam da çoğulculuk ve tolerans içinde neden çatışma görüyor anlaşılır şey değil. Bunun yanı sıra okul, öğrencilerin içinde kendilerini doğal çevrede hissetmeleri, toplumsal çoğulculuğu, çeşitliliği oraya taşıyabilecekleri bir yer olmalıdır. Ancak bu şans okul yönetimi tarafından kaçırılmıştır." dedi. Hem okul yönetiminin, hem de mahkemenin tutumlarını eleştiren Kızılkaya, "Okul yönetimi ve OVG mahkemesi aynı zamanda maalesef, farklı dinlerin artık Almanya'da bir realite olduğunu anlayamamışlardır. Bu durumda mahkemenin tarafsızlık anlayışı oldukça sorunludur. Din ve dünya görüşü açısından tarafsız olması gereken öğrenciler değil, okuldur. Ancak bu tarafsızlık, aktüel tutumlarıyla okul, okul görevlileri ve mahkeme tarafından zedelenmiştir." diye konuştu.

Diğer yandan mahkemenin kararının Anayasa'nın seküler anlayışına da aykırı olduğunu vurgulayan KRM sözcüsü Ali Kızılkaya, "Böyle kararlarla sadece İslam değil, dinler bütün olarak sürekli artan şekilde hayatın dışına atacağından korkulmaktadır. Bu tehlikeyi hepimizin dikkate alması gerekir. Okulda namaz yasağı, din özgürlüğünü sınırlandırmaktadır." dedi.

DİTİB: ACEMİCE BİR KARAR

DİTİB yönetimi ise, mahkemenin verdiği kararda, namazın bir ibadet ve müminlerin Allah'a yönelme şekli olduğu hususunu yeterince göz önünde bulundurmadığının altını çizdi. Açıklamada, "DİTİB olarak bizler, kendine bağlı 890'ın üzerinde derneğinde ilahiyat eğitimi almış, uzman din adamlarına sahip olan teşkilatımızın görüşü alınarak, kararın değerlendirilmesinin en doğru ve gerçekçi yol olurdu diye düşünüyoruz. Uzman görüşü alınmaksızın alınan kararı bu yönüyle eksik ve acemice bir karar olarak değerlendiriyoruz. Karar gerekçesinde, namazın asıl amacının dışına çıkılarak, başka bir niyetle ifa edildiği iddiasını ise esefle karşılıyoruz. Ayrıca, namazın genel olarak okuldaki huzur ve barışı tehlikeye sokan bir durum olarak algılanması, anayasal hak olan din hürriyetinin kısıtlanması ve böylelikle okulun dünya görüşlerine karşı tarafsız olması görüşünün daha üstün tutulması, anlaşılmaz ve ön yargılarla dolu bir tutumdur. Bu mantığa göre, dünya görüşleri karşısında tarafsız olmakla mükellef olan okullarda, tüm dini sembollerin ortadan kaldırılması, din içerikli faaliyetlerin ve din bilgisi sunulmasının da yasaklanması gerekmektedir. Müslümanlara namaz kılma imkânını sağlamak mahkeme kararıyla alınan bir hak değil, doğal bir ibadet özgürlüğü alanı olmalıdır. Birçok Müslüman bu kararı ve gerekçesini hayretle karşılayacaktır. Bu konunun öneminden ötürü, bir üst mahkemeye bırakılmasını ise, sevindirici bir durum olarak değerlendiriyoruz." denildi.

IGMG: KARAR İNSANLARI TEK TİPLİLİĞE ZORLUYOR

IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü ise okulda namazı yasaklayan kararı talihsiz bir karar olarak niteleyerek, "Okul düzenine herhangi bir şekilde zarar vermemelerine rağmen öğrencilerin namaz kılmalarının yasaklanması hiçbir şekilde izah edilemez. OVG bu kararıyla dini kamusal alanın biraz daha dışına itmiştir. Mahkemenin kararı önyargı ve korku içermektedir. Özgürlükçü hukuk anlayışına açık bir şekilde ters düşen bu karar aynı zamanda insanları, toplumun yaşam biçimi ile uzaktan yakından alakası olmayan tek tipliliğe mecbur etmektedir." ifadelerini kullandı. Kamu idaresinin avukatının namazı "siyasi karakterli toplu bir ayin" olarak tanımlamasına da dikkat çekip yakışıksız olarak niteleyen Üçüncü, benzer bir üslubun başörtüsünün siyasallaştırılıp dışlanması sürecinde de görüldüğünü hatırlattı. (CİHAN)


 

Güncelleme Tarihi: 30 Mayıs 2010, 15:34
banner53
YORUM EKLE

banner39