banner15

Milli Güvenlik belgesine göre 'iç düşman'

Erdoğan'ın "tüyler ürperticiydi" dediği Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ndeki tehlikeler: İrtica, bölücülük ve aşırı sol!

Milli Güvenlik belgesine göre 'iç düşman'


Dünya Bülteni/Haber Merkezi

Türkiye’nin “yeni gündem maddesi” haline gelen Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi (MGSB), iç ve dış tehditlerin sıralandığı, milli güvenlikle ilgili önceliklerin anlatıldığı “Bakanlar Kurulu dokümanı” niteliği taşıyor.

28 Şubat sürecinde, 1997’de Mesut Yılmaz Hükümeti döneminde, MGSB’de kapsamlı değişiklik yapılarak bölücülük ile irticai faaliyetler iç tehdit sıralamasında birinci derece olarak nitelendirilmişti. 2001’de Ecevit hükümeti döneminde de değişiklik yapılan belge, Ak Parti iktidarı döneminde ise 2004’te güncellenmişti.

Taraf gazetesinde yayımlanan “Balyoz Darbe Planı” iddiaları sonrası tartışmaların odağına oturan MGSB için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “İlk gördüğümde tüyler ürperticiydi, çok ciddi değişiklikler yapıldı” yorumunu yapmıştı. Son olarak 2005 Kasım’da Cumhuriyet gazeseti Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’ın ayrıntılarını verdiği belgede, iç tehdit unsurları olarak irtica ve bölücülük gösteriliyordu.

İç güvenlik ve öncelikler

Türkiye’nin temel siyasetinin “Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesine oturtulduğu” dile getirilen belgede, iç güvenliğe yönelik şu ayrıntılar dikkati çekiyor:

- Türkiye’nin üniter yapısını, demokratik, laik, hukuk devleti ilkelerini korumak ve geliştirmek gereklidir. Türkiye’nin bütünlüğünü korumanın temel yolu Atatürk milliyetçiliğidir.

- Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden temel unsurlar, irtica, bölücülük ve aşırı sol akımlardır. Türkiye bunlarla mücadele ederken temel evrensel değerlerden de vazgeçmemelidir.

- Türkiye’nin bütünlüğünü etkileyecek temel tehdit oluşturan örgütlerin ve ideolojilerin toplum içinde taban kazanmalarını önleyecek bir sosyal çalışma yapmak gereklidir. İstismarcı misyonerlik faaliyetlerine izin verilmemelidir.

- Basın özgürlüğü anayasada ifadesini bulmuştur. Bunu kesinlikle korumak gereklidir.

- Türkiye Cumhuriyeti etnik temele dayalı olarak kurulmamıştır. Kuruluş esası, tek devlet, tek ulus, tek bayrak, tek dildir. Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” sözü temel ilkedir.

- Mahalli dil ve kültürler bireysel özgürlük kapsamındadır. Bu özgürlüklerin kötüye kullanılmaması önem taşımaktadır. Bölücü örgütün bu unsurları kendi amaçları doğrultusunda kullanmamasını sağlamak gereklidir.

- İrticai faaliyetler içte ve dışta sürmektedir. Bunlarla mücadele ederken, toplumun dini duygularını incitmemeye özen gösterilmelidir. Bu bağlamda toplumun dini duygularını kullanmak isteyenlere de izin verilmemelidir.

- Aşırı sol unsurların şiddete dayalı faaliyetleri, sınıf ayrımcılığı yaratmaya dönük çabaları önlenmelidir.

Hassas yörelere özel ilgi

MGSB'de Türkiye'nin hassas bölgelerine de özel bir bölüm ayrıldı. Bu bölgeler tek tek ifade edildi ve yapılması gerekenler sıralandı. Hassas yöreler başlığı altında yer alan bölgelerin başında Hatay geliyor. Suriye ile son dönemde iyi ilişkilere girildiği ancak bu ülkenin Hatay politikasından tam olarak vazgeçmediği anımsatılıyor. Burada toprak-nüfus dengesine dayalı bir faaliyet olduğuna dikkat çekiliyor. Karadeniz bir bölge olarak ayrıca işleniyor ve Rum Pontus faaliyetlerine vurgu yapılıyor. Bölgeye yönelik dışarıdan kaynaklı bir propaganda politikası olduğu belirtiliyor. Daha önceki MGSB'lerden farklı olarak son yapılan değişiklikte yabancılara toprak satışına da atıfta bulunuluyor. Yabancıların hassas yörelerde gayrimenkul edinmelerinin dikkatle izlenmesi gerektiği belirtiliyor.

Gökçeada ve Bozcaada da hassas bölgeler arasında yer alıyor. İki adaya dönük özel bir kalkınma, ekonomi politikası uygulanması gerektiği vurgulanıyor. Ermenistan'ın ve Ermenilerin Türkiye'deki faaliyetleri bu bölüm içinde işleniyor ve özellikle Doğu Anadolu'nun bazı illerine dikkat edilmesi gerektiği belirtiliyor. Deprem kuşağı da Türkiye'nin hassas bölgeleri olarak belgede yer alıyor. Bu bölgelerdeki ekonomik değeri yüksek stratejik tesislerin durumunun masaya yatırılması isteniyor.

Güncelleme Tarihi: 02 Şubat 2010, 14:20
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48