banner15

Miloşeviç'in Taş Kalbi Durmuş!

Lahey'de Cumartesi günü hücresinde ölü bulunan Sırp kasabı Slobodan Miloşeviç'e yapılan otopsinin ilk sonuçları ölüm nedeninin kalp krizi olduğuna işaret ediyor. 'Mahkeme Miloşeviç'i değil, tarihi yargıladı' diyen Avrupa gazeteleri, "Miloseviç'in a

Miloşeviç'in Taş Kalbi Durmuş!

Lahey'deki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'nde yargılanan Miloşeviç'in cesedi ölüm sebebinin anlaşılması için otopsiye gönderilmişti. Otopsiye Hollandalı uzmanların yanı sıra, bir Sırp doktor da katıldı. Miloşeviç'in avukatı, eski liderin ölümünden bir gün önce Lahey'deki Rus büyükelçiliğine bir mektup yazarak, kendisini zehirlemeye yönelik girişimlerden bahsettiğini açıkladı. Avukatına göre Miloşeviç Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov'a hitaben yazdığı mektubunda 12 Ocak'ta yapılan bir tahlile atıftda bulunarak kanında sadece verem ve cüzzam tedavisinde kullanılan bir ilaç kalıntısı olduğundan söz etti. Mahkeme yetkilileri, otopsi sırasında zehirlenme olasılığının da araştırıldığını ancak bu tahlilerinin sonuçlarının hemen çıkmayacağını belirttiler. Mahkemeden yapılan açıklamada, nihai otopsi raporunun tamamlanmasının 24 saat alacağı ancak ilk sonuçların kalp krizine işaret ettiği kaydedildi. 64 yaşındaki Miloşeviç'in kalp rahatsızlığı olduğu biliniyordu. Slobodan Miloşeviç, son üç yıldır süren yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlığından ötürü Moskova'da tedavi olması için izin verilmesi isteğini yakın zamanda da tekrarlamıştı. Miloşeviç'in talebi Savaş Suçları Mahkemesi tarafından reddedilmişti.

"Sırpları dört kez savaşa soktu"

Avrupa gazetelerinde eski Yugoslavya lideri Slobodan Miloşeviç'in hapishanedeki ölümümün ardından yaşanan tartışmalar öne çıkıyor. Daily Telegraph gazetesinde Alec Russel imzalı bir yorumda "Hücredeki ölüm dünyayı adaletten mahrum bıraktı" deniyor: "Yugoslavya'da, çeyrek milyon insanın ölümünde sorumluluğun büyük bölümü Miloşeviç'e aitti. Miloşeviç, mahkemede, hiçbir zaman katliam emri vermediğini söyledi. Belki orduyu yönetmedi ama Sırpları dört kez savaşa soktu. "Bosna ve Hırvatistan'daki Sırp azınlığı silahlandırdı. Bu topraklara Sırp milisleri gönderdi. Milliyetçiliği bir yol gösterici olarak değil, gücü elinde tutma aracı olarak kullandı.

"Büyük Sırbistan vaadiyle iktidara geldi ama girdiği tüm savaşları kaybetti. Ardında, teslim aldığından daha küçük ve daha yoksul bir Sırbistan bıraktı. Bazı Sırplar onu her zaman, kendilerini düşmanlarına karşı koruyan bir lider olarak görecek. Diğerleri ise onu, katliamlarıyla hatırlayacak. "Miloşeviç, mahkeme kararını veremeden öldü. Bu yüzden iki taraf için de Miloşeviç efsanesi devam edecek." Aynı gazetede, sağlık durumunun kötüleşmesinden sonra Miloşeviç'in savunmasına yardımcı olması için mahkeme tarafından atanan İngiliz hukukçu Steven Kay'in suçlamaları yer alıyor.

'Mahkeme Miloşeviç'i değil, tarihi yargıladı'

Miloşeviç'e soykırım dahil toplam 66 suçlama getirildiğini hatırlatan Kay şöyle diyor: "Mahkeme dört yılda tamamlanayan davada Miloşeviç aleyhinde hiçbirşey kanıtlayamadı. Mahkemenin başkanı yarı yolda beyin tümöründen öldü. Sonunda sanık sandalyesindeki Miloşeviç de gitti. Mahkemenin kanıtladığı tek şey var; O da bu kadar karmaşık ve büyük bir davadan sonuç alınmasının imkansız olduğu... Çünkü mahkeme, Miloşeviç'i değil, tarihi yargılamaya soyundu."

Daily Telegraph'taki başka bir yorumda ise yine mahkeme eleştirilerek şu görüşlere yer veriliyor: "Miloşeviç'in zamansız ölümü, uluslararası adalet için büyük bir darbe. Birkaç ay daha yaşasaydı, mahkeme sonunda bir karara varacak ve bu kadar emek ve para boşa gitmecekti. Birçok gözlemciye göre, bir davanın bu kadar sürmesi, birşeylerin yanlış gittiğini gösteriyor. "Mahkemenin belli suçlamalara odaklanması gerekiyordu. Hem savcılar hem de yargıçların buradan çıkarması gereken önemli dersler var."

"Miloşeviç'in arkasından çok az kişi ağıt yakacak"

Financial Times yazarı Quentin Peel de dört yıl sonunda bir karar çıkmamasını Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'nin etkinliği konusunda soru işaretleri doğurduğunu belirtiyor. Peel, Irak'ta Saddam Hüseyin davasından hızlı sonuç alınabilmesi için yargılama sürecinin basitleştirildiğini anımsatıyor: "Mahkemede 300 tanık dinlendi. 5000 sunum yapıldı. Mahkeme Miloşeviç'e eşit söz hakkı verdi, 40 saat savunma yaptı. Mahkeme, kendisiyle dalga geçmesi için Miloşeviç'e inanılmaz fırsatlar sundu. Mahkemenin adil olma kaygısı aynı zamanda en büyük zaafı da oldu."

Financial Times'ın başyazısında ise özetle şöyle deniyor: "Miloşeviç'in arkasından çok az kişi ağıt yakacak. Ölümü onu işlediği suçlardan aklamayacak. Şimdi derhal diğer önde gelen iki Sırp savaş suçu zanlısı Radovan Karadziç ve Ratko Mladiç tutuklanmalı. Sonra bölgedeki ülkelerin hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı duyan demokrasilere dönüşmesi, bunun ardından da Kosova'nın nihai statüsü gibi toprak anlaşmazlıklarına barışçıl çözümler üretilmesi gerekiyor. "Uluslararası toplum ve özellikle de Avrupa Birliği, üyelik kapısını açık tutarak ve mali yardım yaparak bu ülkelere destek vermeli. Miloşeviç'e karşı zafer ancak bu ülkeler üyeliğe hazır hale geldikleri zaman kazanılabilir.

"Uluslarası müdahale doktrinine zemin oluşturdu"

Guardian gazetesinin başyazısında Sırp liderin işlediği suçların uluslarası müdahale doktrinine zemin oluşturduğunu belirtiyor: "Bu müdahale prensibiyle, kendi insanlarına ve komşularına saldıran bir lider ya da rejimi ne egemenlik hakları ne de iç savaş iddiaları koruyabilir. Cezadan kurtulacağını ve Sırbistan yenilgiye uğramış olsa bile iktidarda kalmaya devam edebileceğini düşünen Miloşeviç sonunda koltuğunu kaybetti ve kendisini uluslararası bir mahkemede buldu." İspanya'da yayımlanan La Vanguardia gazetesi, "Miloseviç faslı, hiç de tatmin edici olmayan bir şekilde kapandı" diyor ve ekliyor:

'Mahkeme bir ilki başardı'

"Sırbistan ve Karadağ, Miloşeviç'in ölümünü, geçmişlerini kabul edip geleceğe bakma fırsatı olarak görmeli. Mahkeme uluslararası adalet açısından bir ilk adımdı. Savaş suçlularının dünyanın hiçbir yerinde saklanacak yer bulamayacağını gösteren bir ilk adım." Avusturya'da yayımlanan Die Presse ise Miloşeviç'in ölümüyle hem kurbanlarının hem de mahkemenin ağır bir yara aldığını yazarken, Slovak Pravda gazetesi "Miloşeviç'in kurbanları hayatları boyunca onun alaycı gülümsemesini hatırlayacak..." diyor.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48