banner15

Müsteşardan açık mesajlar

ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı, PKK sorunu ve Kerkük'te referandum konusunda beklentilerin aksi yönünde mesajlar verdi.

Müsteşardan açık mesajlar

ABD Dışişleri Bakanlığı siyasi İşlerden Sorumlu Müsteşarı Nicholas Burns, Türkiye'nin PKK'ya yönelik sınırötesi operasyonu ve Kerkük'te yapılması planlanan referandum konusunda Ankara'nın beklentilerinin aksi yönünde mesajlar verdi.

Sözde Ermeni soykırımı tasarısı ve iki ülkenin stratejik ilişkilerinin geliştirilmesi konularında ise olumlu bir yaklaşım sergiledi.

Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Ertuğrul Apakan'ın davetlisi olarak Türkiye'de bulunan Burns, dün Ankara'da gazetecilerle kahvaltıda bir araya geldi. İki ülke arasındaki ilişkilerin giderek derinleşip güçlendiğini söyleyen Burns, "Başbakan Erdoğan'ın PKK, Irak, İran ve diğer ikili ilişkilerdeki tavsiyelerini dinlemek için buradayız." dedi. Türkiye'nin terör saldırılarına karşı kendini savunma hakkına sahip olduğunun altını çizerken, PKK probleminin mutlaka çözülmesi gerektiğine dikkat çekti, bölgede askerî mücadeleyi genişletmeksizin etkili bir çözüm olacağını anlattı. Kerkük'ün Türkiye için olduğu kadar, Irak'taki anayasal sürecin ilerlemesi açısından da önemli olduğunu vurgulayan Burns, referandumun 2007'de gerçekleşeceğini ifade etti. Müsteşar, sözde soykırım tasarısı konusunda ise Ankara'ya destek verdi: "Temsilciler Meclisi ve Senato liderlerine, tasarıya karşı çıkacağımızı açık bir şekilde ilettik. Böyle bir tasarının ilişkilerimizi yaralayacağını dile getirdik."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede Türkiye-ABD stratejik ortaklığını ele aldıklarını ifade eden Burns, "Bu, bizim için gerçekten önemli. NATO için Türkiye çok önemli bir ülke. Türk hükümetiyle Ortadoğu'daki birbirine kenetlenmiş dört kriz nedeniyle yakın çalışıyoruz: Afganistan, İran, Irak ve Filistin-İsrail sorunu. Bunlar ABD için önemli bir mücadele ve Türkiye bu alanlarda ortağımız.'' dedi. Türkiye ile 'dağ gibi' bir stratejik gündeme sahip olduklarını ifade eden Nicholas Burns, Türkiye'nin AB üyeliği ve Kıbrıs'ta çözüme desteklerinin devam edeceğini vurguladı. Burns, ABD'de Kongre'ye sunulması beklenen sözde Ermeni soykırımı tasarısından PKK ve Kerkük'e kadar bir dizi konuda yöneltilen soruları özetle şöyle cevapladı:

Tasarıya karşıyız

Kongre'den nasıl bir sonuç çıkacağı her zaman tahmini zor bir konu. Yönetim olarak, Temsilciler Meclisi ve Senato liderlerine, söz konusu tasarıya geçmişte yaptığımız gibi karşı çıkacağımızı açık bir şekilde ilettik. Kong- re ile temastayız ve böyle bir tasarının Türkiye ile ilişkilerimizi yaralayıcı olacağını, böyle bir şeyin ileri gitmesini istemediğimizi iletmeyi sürdüreceğiz.

Kongre üyelerini, Türk hükümetiyle konuşmaları konusunda cesaretlendirebiliriz. Sadece ben değil, tabii ki Dışişleri Bakanı Rice da bu işin içinde.

 Bu konunun üniversitelerdeki birçok uzman tarafından tartışılması gerektiğine inanıyoruz. Türk hükümetinin belirttiği gibi arşivler açık olmalı.

Bu konu tartışılmalı. Bu konuda yasa tasarısının doğru yol olduğunu sanmıyorum.

PKK'ya operasyon dışında çözüm

PKK konusunda tavrımız açık. Onları kesinlikle tanımayacağız. Bu örgütle temasımız yok. Yaptırım uyguluyoruz.

Avrupalı müttefiklerimizi de yaptırım uygulamaları konusunda teşvik ediyoruz. Avrupalı müttefiklerimizi, örgütün siyasi uzantılarının büro açmalarına ve propaganda yapmalarına müsaade etmemeleri konusunda ikna etmeye çalışıyoruz. Meselenin asıl önemli kısmının Irak, ABD ve Türkiye arasındaki işbirliği olduğunu düşünüyorum.

PKK'nın Türk askerî ve sivil hedeflerine saldırılarını durdurmak için neler yapabileceğimizi bulmaya çalışıyoruz. Bu, bizim için temel bir mesele. Kesinlikle Türkiye'nin yanındayız. Bu konuda üçlü görüşmeler yapılıyor.

Sınırötesi operasyon yapmaksızın ve daha ileri güce başvurmaksızın bu işin olabileceğine inanıyoruz. Buna yoğunlaştık. Türkiye, kendini bu saldırılara karşı savunma hakkına sahip. Biz işbirliğinin önemine inanıyoruz. Irak hükümetinin ve bizim sorumluluklarımız var.

 Bölgede askerî mücadeleyi daha genişletmeksizin etkili bir çözüm olacak.

Erdoğan, Bush'un kıymetli ortağı

Başbakan Erdoğan, Başkan Bush'un kıymetli bir ortağı. Hepimizin Türkiye-ABD ilişkilerinin kritik olduğuna inandığını düşünüyorum. Geçmişte hükümetlerimiz arasında yaşanan sıkıntılar için üzgünüz.

Ama bunların hepsinin üstesinden geldiğimizi sanıyorum. İlişkilerimiz giderek derinleşiyor ve güçleniyor. Erdoğan'ın PKK, Irak, İran ve diğer ikili ilişkilerdeki tavsiyelerini dinlemek için buradayız. Fevkalade yapıcı bir görüşmeydi. Başbakan, stratejik ortaklık tabirini kullandı.

Kerkük konusunda açık bir politikamız var. Amerikan hükümeti çok tutarlıdır. Bu, olağanüstü hassas bir konu. Türkiye ve Irak bu konuda konuşabilirler.

Bu Türkiye için önemli; ama aynı zamanda Irak'taki anayasal sürecin ilerlemesi açısından da önemli. Plana göre referandumun 2007'de gerçekleşmesi gerekiyor.

Yunan bakan küplere binmişti

Müsteşar Burns, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın 1999'da yakalanmasındaki rolüne ilişkin bir soru üzerine şöyle konuştu: O dönemde ABD'nin Atina büyükelçisiydim. Yunan Dışişleri Bakanı Theodoros Pangalos'tan çok sinirli bir telefon aldım.

Çok öfkeliydi. Ben kendisine, bu adamın uluslararası bir suçlu olduğunu söyledim. Öfkelenecek bir durum olmadığını belirttim. Amerika olarak, onun yakalandığını görmekten memnun olduk.

Rice, Gül ile haftaya Paris'te görüşecek

Dışişleri Bakanı Rice beni Türkiye'ye mesaj vermek için gönderdi. Ortadoğu'da daha geniş konularda Türkiye ile daha sıkı işbirliğine ihtiyacımız olduğunu düşünüyor. Bunun bir kısmı Türkiye'yi dinlemek ve tavsiye almak.

Rice, Bakan Gül ile çarşamba günü Paris'te görüşecek. Kendisini iki hafta içinde ABD'ye de davet etti. Birçok alanda işbirliği yapıldı, Soğuk Savaş ve NATO gibi. Ama şimdi daha da geniş işbirliği var.

Türk hükümetini dinlememiz ve bakış açılarını almamız gerektiğini düşünüyorum. Türkiye ve ABD, Irak'ta birleştirici bir etki istiyor. İran ise parçalayıcı.

İran'a sunduğumuz teklif hâlâ masada

Nükleer kriz için diplomatik bir çözüm olup olmadığını görmek için çabaladık. Ancak İran, geçtiğimiz haziran ayında sunulan uranyum zenginleştirme programını askıya alması karşılığında ekonomik yardım teklifini reddetti.

Bu nedenle biz BM yaptırımları seçeneğine yöneldik. Eğer İran, nükleer programından vazgeçmezse, yaptırımlar daha da sertleşecek. İran'ın konuşmaya hazır olmadığını düşünüyoruz; çünkü içeride derince bölünmüş durumdalar.

Ali Laricani liderliğindeki grup konuşmaya hazır; ancak Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın hizbi 'hayır' diyor. Teklifimiz hâlâ masada.

Müslüman ülkelerle aramızda çatlak var

Ne yazık ki Müslüman ülkelerle aramızda bir çatlak var. Bunu kapamak istiyoruz. Bu çatlağın, 'ötekini' yanlış bir perspektiften algılayan bir kamuoyu hissiyatıyla bağlantısı çok. Bazen de medyayla. Bu, çok ciddi bir konu.

Bunu derince düşünüyoruz ve Amerikan karşıtlığına, kısa vadeli bir çözüm bulmanın kolay olmadığını, bunun ancak uzun vadeli çözümler gerektirdiğini biliyoruz. Bosna, Kosova, Afganistan ve Irak'ta Müslümanlar için devreye girdik; ama bunlar unutuluyor.

Kaynak: Zaman

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35