banner39

Numan Kurtulmuş'tan Kılıçdaroğlu'na tavsiye

SP lideri Kurtulmuş, Kılıçdaroğlu'ndan Anayasa Mahkemesi'nden refarandumla ilgili iptal başvurularını çekmesini istedi.

Arşiv 09.06.2010, 16:37 09.06.2010, 17:58
Numan Kurtulmuş'tan Kılıçdaroğlu'na tavsiye

 

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, ''Anayasa Mahkemesinin, anayasa değişikliğine ilişkin kanunun iptal edilmesi yönünde bir karar vermesi halinde, bunun, Türkiye Cumhuriyeti'nin geçerli anayasası bakımından kabul edilmesinin mümkün olmadığını'' söyledi.

Kurtulmuş, parti genel merkezinde düzenlediği haftalık basın toplantısında, Anayasa Mahkemesinin, Türkiye'nin mevcut anayasası çerçevesinde görevleri belirlenmiş anayasal bir kuruluşu olduğunu anımsattı.

Yüksek mahkemenin, Anayasaya göre sadece şekil yönünden Anayasa değişiklilerini denetleyebileceğini ifade eden Kurtulmuş, Anayasa değişikliğine ilişkin kanunun, Anayasada ifade edilen şartlarına, aldığı oylar ve oylama şeklinin uygun olduğunu savundu. Kurtulmuş, ''Ancak, Anayasa Mahkemesi bu çerçevede kalmayıp, hukuku arkadan dolanarak, değişikliği şekil bakımından değil de esasa dönük bir incelemeye dönüştürür, Anayasa değişikliğinin iptal edilmesi yönünde bir karar verirse bunun, Türkiye Cumhuriyeti'nin geçerli Anayasası bakımından kabul edilmesi mümkün değildir'' dedi.

Kurtulmuş, ''Anayasa Mahkemesi, anayasa değişikliğini kısmen olarak da iptal ederse, bunun millet iradesinin bürokratik oligarşi tarafından engellenmesi'' anlamına geleceği yorumunu yaptı.

KILIÇDAROĞLU'NA TAVSİYE

Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, son dönemde dile getirdiği sözleriyle CHP'nin klasik söylemlerinin değiştiğine tanık olduklarını söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun ''Biz halkın avukatıyız'' sözünü önemli bulduklarını dile getiren Kurtulmuş, ''Sayın Kılıçdaroğlu, halkın avukatlığını üstlenen bir parti başkanlığı içinde hareket edecekse avukatlıktaki temel ilişki asil-vekil ilişkisidir. Siz vekil olduğunuzu kabul ediyorsunuz. Kılıçdaroğlu'na dostça tavsiyede bulunuyorum; yeni dönemdeki siyaset tarzınızın test edilmesi bakımından, asil olan millete sorulacak referandumla ilgili Anayasa Mahkemesine başvurunuzu geri çekin ve milletin vekili olduğunuzu ortaya koyun'' dedi.

Kurtulmuş, Kılıçdaroğlu'nun yoksulluk ve işsizlik üzerinden ''Saadet Partisi'nin söylemlerine benzer'' sözlerle siyaset yapmasını sevindirici bulduklarını ifade etti.

Kılıçdaroğlu'ndan, Türkiye'deki ''fukaralığın giderilmesi yönünde neo-liberal politikalardan vazgeçip, vazgeçmeyeceğini ortaya koymasını'' isteyen Kurtulmuş, Kılıçdaroğlu'na, ''CHP'nin eski bir milletvekili olan Sayın Kemal Derviş'in 'Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nın ana zihniyetine katılıyor musunuz?'' diye sordu.

Kurtulmuş, ''Bu programın acımasız, küresel finans kapitalizminin bütün ağlarıyla Türkiye'yi kuşatma altına alan neo-libaral iktisat politikalarını benimsiyorsa işsizliği, yoksulluğu ve gelir dağılımı adaletsizliğini nasıl ortadan kaldıracaktır, bunu ortaya koyması lazım'' diye konuştu.

İSRAİL'İN SALDIRISI

Kurtulmuş, İsrail'in Gazze'ye yardım götüren yardım gemilerine yaptığı saldırının Türkiye'de pek çok kesim tarafından protesto edildiğini hatırlatarak, bundan sonra yapılması gerekenin konunun ''aklıselimle'' değerlendirilmesi ve iç siyaset malzemesi haline getirilmemesi olduğunu vurguladı.

Saldırının ardından, yaralıların Türkiye'ye getirilmesi ve tutukluların serbest bırakılması konusunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ve hükümete kararlılıkları nedeniyle teşekkür eden Kurtulmuş, ''ihmaller'' konusunda da bazı eleştirilerde bulundu.

Kurtulmuş, Gazze'ye insani yardım götüren gemilerin halen İsrail limanlarında tutulduğunu belirterek, bu gemilerin bırakılmasının ya da üçüncü bir ülke limanına çekilmesinin sağlanması gerektiğini belirtti.

İsrail'le yapılan askeri anlaşmaların sayısının, hangi hükümet döneminde yapıldıklarının ve geçerlilik sürelerinin açıklanmasını isteyen Kurtulmuş, iptal edilen 3 askeri anlaşmanın da imza altına alındığı tarihi sordu.

Kurtulmuş, ''İsrail ile Türkiye'nin ilişkilerinin, İsrail'in tavrına bağlı olduğu'' yönünde açıklamalar yapıldığını belirterek, ''İsrail'in tavrı ortadayken bu sözün söylenmesinin diplomatik izahı nedir? İsrail'den başka hangi tavır beklenmektedir? Bize uluslar arası sularda yapılan muameleden başka bir tavır bekliyorsa hükümet, bu tavrın mahiyeti nedir?'' diye sordu.

Saldırının gerçekleştirildiği gün, aradan 5-6 saat geçtiği halde Türkiye tarafından herhangi bir açıklama yapılmadığını ve gemide saldırıya uğrayanların yardım isteklerine rağmen herhangi bir diplomatik girişimde bulunulmadığını öne süren Kurtulmuş, sorularını şöyle sıraladı:

''Türkiye bu konuda ciddi bir ihmalin içine mi girdi? Başbakan Yardımcısının, 'Kimse bizden İsrail'le savaşmamızı beklemesin' sözünün siyasi karşılığı nedir? (İsrail büyükelçisinin ülkesine gönderilmesi ve Türkiye'nin büyükelçisini çekmesi konusunda), 'Bekara karı boşamak kolaydır' denilmiştir. Türkiye ile İsrail evli değildir. Türkiye ile İsrail arasında 28 Şubat sürecinde belirginleştirilen bir gayri meşru ilişki vardır.

Başbakan ile Başbakan Yardımcısının, konuyla ilgili görüşleri taban tabana zıttır. Başbakan ve Başbakan Yardımcısı arasında siyasi bir uyuşmazlık mı, yoksa bir görev dağılımı mı vardır?

Bir ülkenin dostluğunu kaybetmek için ülkenin insanlarını uluslar arası sularda kaybetmek yetmiyor mu? Fiilen bir savaş ilanı mı gerekiyor? 'İsrail'in dostluğumuza ihtiyaç duyduğunu' söylemek, İsrail'in daha ileri saldırılarını da göğüsleyecek noktadayız demekten başka bir anlam ifade etmemektedir.''

''İRAN'A YAPTIRIMA 'RET' OYU VERİLMELİ''

Kurtulmuş, ayrıca Birleşmiş Milletler tarafından bugün yapılacak toplantıda İran'a yönelik yaptırımlar konusunun ele alınacağını belirterek, bu toplantıda, ''hükümetin, bugüne kadar gösterdiği çabaların tutarlılık göstermesi bakımından'' ''Ret'' oyu kullanılması gerektiğini söyledi.

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kurtulmuş, Saadet Partisi'nin Gazze'ye gönderilmek üzere bir insani yardım konvoyu hazırlanmasına katkıda bulunup bulunmayacağının sorulması üzerine, bu konunun siyasi partilerin değil, sivil toplum kuruluşlarının meselesi olduğunu belirtti.

Kurtulmuş, bir başka soru üzerine, Filistin konusunda Arap ülkelerinin liderlerinin, İslam Konferansı Örgütü ve Arap Birliği gibi kuruluşların da tepki koyması gerektiğini, ancak İslam birlikleri ve Arap ülkelerinin liderlerinin ''siyasi irade zaafı'' içinde olduklarını kaydetti.

Yargıda vesayet tartışmalarıyla ilgili soruya da Kurtulmuş, bu sorunların siyasal sistemin yapısından kaynaklandığını, Türkiye'nin tam demokratik bir yapıya kavuşması halinde bu tür tartışmaların son bulacağını söyledi.

Kurtulmuş, yargı kararlarının etkilenmeye çalışılmasıyla ilgili de bu tür davranışları doğru bulmadığını, mahkemelerin akışını etkileyecek sözlerden kaçınılması gerektiğini sözlerine ekledi.
 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?