banner39

Obama'dan Ermeni meselesinde soğuk duş!

Gül ve Obama'nın basın toplantısında, gündem sözde Ermeni soykırımı ve Türkiye'nin Ermenistan açılımıydı.

Arşiv 06.04.2009, 14:29 06.04.2009, 16:25
Obama'dan Ermeni meselesinde soğuk duş!

 

Çankaya Köşkü'nde ABD Başkanı Obama ile biraraya gelen ve daha sonra öğle yemeği yiyen ikili, basın mensuplarının karşısına çıktı.

İlk olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül konuştu:

"Hemen sözümün başında şunu paylaşmak istiyorum. İtalya da bir deprem olduğunu duyduk. Üzüntümüzü İtalyan halkıyla paylaşıyoruz. Sayın Obama'nın ilk deniz aşırı seyahatini Türkiye'ye yaptığını için teşekkür ederiz. Siyasi askeri boyutlu gözüküyorsa da, ekonomik konuda da ikili ilişkilere önem veriyoruz. ABD bir süper güç olarak dünyanın bir çok sorunuyla ilgileniyor. Türkiye de bölgesindeki önemli konulara değiniyor. Terörle mücadele iki ülkenin de önem verdiği bir konu. 

Bize Avrupa Birliği üyeliğimiz konusunda verdiğiniz desteğe teşekkür ediyorum. İlişkilerimizi daha ileriye taşımak istiyoruz. Birlikte çalışmalar konusunda daha yakın olmak istiyoruz. Terörle mücadele konusunda işbirliğimiz artacak. Ben Sayın Başkan'a Türkiye'yi gösterdikleri yoğun ilgi nedeniyle çok teşekkür ediyorum."

Obama da konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Sayın Cumhurbaşkanı ben de, size ve sizin ekibinize teşekkür ediyorum. Türk halkının misafirperliği konusunda müteşekkirim.

Türkiye çoğunluğu Müslüman olan özgün bir yere sahip bir ülke olduğunu söyleyebilirim. Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan'ın liderliği beni etkiledi. Birlikte yapacağımız çalışmalardan şimdiden heyecan duyuyorum. Irak ve Afganistan'daki gelişmeleri değerlendirdik. Türkiye'ye olan desteğimizi yineledim. Terörle mücadele konusunda desteğimiz artarak devam edeceğini söyledim."

ABD'li bir gazetecinin sorusu üzerine Ermeni iddiaları ile ilgili konuda, Obama, "Benim bu görüşlerim kayıtlar altında. Değiştirmiş değilim ama beni en çok etkileyen şey sayın Gül'ün liderliği altında bir sürü müzakereler sürüyor. Bu kapsamda pek çok konu ele alınmaktadır. Bu müzakereleri izlemekteyim. Meyvelerini çık kısa sürede verebilir. Benim görevim kendi görüşüme değil Türkiye'nin görüşüne odaklanmaktır. Bu konuyu çözüme ulaştırmaya çalışırken Türkiye'yi cesaretlenödirmeli ve ileriye giden yolda çabuk olunmasını sağlamaktır. Yakın gelecekle yapılacak açıklamalara yönelik bir şey söylemek istemiyorum. İki ülkenin aynı noktaya gelmesi önemlidir. Benim burada yapmak istediğim Sayın Gül'ün şimdiye kadar başarılı olan müzakerelere devam etmesi konusunda yardımcı olmaktır. ABD'nin bu konuyu saptırmasını istemiyorum." dedi.

Bu arada, kendisinin de bu konuda söyleyecekleri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, Ermeni meselesini özetleyen kapsamlı bir açıklama yaptı.

"O zamanki şartlar Osmanlı İmparatorluğu çarpışırken bir çok insan hayatını kaybetmişti. Herkesin acısını paylaşıyoruz. Türkler de büyük kayba uğramıştır. Bunlar o zamanın o kargaşa ortamında yaşanılan olaylardır. Ancak daha sonra bunlar siyasi amaçla çok fazla gündeme getirilmiştir. Bizim teklifimiz şu olmuştur. Tarihçiler bir araya gelsin ve sorunu çözsün. Buna bir parlamenter bir siyasetçi karar veremez. Bunun için Türkiye'nin bütün arşivlerini açtık ve herkesi çağırdık. Türkiye olarak bölgemize herkesle iyi ilişkiler içinde olmayı çok istiyoruz. Ancak Ermenistan ile bu yoktu. Bu ilişkileri normalleştirmek için adım attık.

Bu noktada biz diyoruz ki tarihçiler bunu çözsün. Biz bu yüzleşmeye hazırız. Biz gelin buyrun ortak bir tarih komisyonu kurulsun. Tüm arşivleri açalım. Bu konu çözülsüzn. Bu ortak tarih komisyonuna Fransa gibi konuya ilgi gösteren ülkeler katılabilir dedik. Bu işi siyasetçiler değil tarihçiler çözsün. Biz komşularımızla iyi ilişkiler içinde olmak istiyoruz. Ermenistan ile ilişkilerimiz istediğimiz seviyede değildir. Bu konuda herkes elinden gelen katkıyı sağlamalıdır. Kafkasya'da yeni oluşumlar sözkonusu. Bu konuda yeni adımlar atılmalıdır.

Çoğunluğu Müslüman olan Türkiye ile çoğunluğu Hristiyan olan Avrupa iki kıtanın birleştiği noktada önemli bir demokratik oluşumu sağlayacak. Bir ülkemizi Yahudi ve Hristiyan bir topluluk olarak görmüyoruz. İnanç ve hukuk özgürlüğünün sürdürülüyor olması bizim için çok önemli. "

Barack Obama, Bush döneminde bozulmaya yüz tutan ilişkiler konusunda ise, "Bizlerin 2003'ten başlayarak gördüğümüz bir takım sorunlara rağmen giderek artan istikrarlı iyileşmeler oldu iki ülke arasında. Benim istediğim zaten iyi bir zemin olan bu zeminin üzerinde ilerletmektir ilişkileri. Ticari ilişkiler iyileştirilebilir. Terörizm ile ilgili mesele sözkonusu olduğunda PKK'nın bizim de listemizde olduğunu ilettim. Biz de NATO üyesiyiz. Bu meselenin meyvelerini verdiğini gördük. Saldırıların sayıca azaldığını gördük. Daha ek bir desteğin nasıl sağlanabileceğini tartıştık Sayın Gül'le." dedi.

İki ülke ilişkilerinin daha güçlü hale gelmesi bir model ortaklıkla mümkün olabilir." diyen Obama, "Baskın nüfusu Hıristiyan bir ülke ile çoğunluğu Müslüman bir ülke bir araya gelecek ve bu iki ülke modernh uluslararası bir camia oluşturabilecek. Saygın ve refah içinde görülür gerilimlerin olmadığı bir ortaklık olacak. Bu benim için çok önemli bir konu. ABD'nin en güçlü yanlarından bir tanesi Hıristiyan nüfusumuz çok olmasına rağmen biz değerlerin olduğu bir ülke olarak görüyoruz. Türkiye'de bu anlayışla kuruldu. Laik bir ülke vaadinin, inanç özgürlüğüne saygı gösteren bir ülke vaadinin sürdürülüyor olması önemli. Birlikte hareket edebilirsek son derece sıradışı bir etkisi olacağını düşünüyorum." şeklinde konuştu.

Barack Obama, Türkiye'ye sadece ABD için değil bütün dünya için önemini vurgulamak için geldiğini de belirterek şunları söyledi:

"İki ülke arasındaki ilişkiler sadece askeri konularla sınırlı değil. Ekonomik anlamda da önemli konular ele alındı. İletişim kanalları her iki ülke arasında giderek artacak. İki ülke için de iyi olacağını düşünüyorum. Terörizmi de geniş anlamda ele aldık. Türkiye'ye verdiğimiz desteği dile getirdim. Üretken ve verimli bir toplantıydı. Birlikte çalışarak pek çok stratejiyi geliştireceğimizi gördüm. Bizi refaha ve güvenliğe götürecek bir yol olacak. ABD bu ortaklığı önümüzdeki yıllarda da sürdürmeyi hedeflemektedir"

Kaynak: Ajanslar

 

banner53
Yorumlar (1)
artuk kayı 12 yıl önce
erdoğan obamanın garantilerinin güveniyorum diyordu. şimdi anlaşıldı rasmussen birden nasıl seçildi, erdoğanın duruşuna rağmen. obama abi nasihati yaptı, sizinle çok iyi işler yapacağız, iyi ortak olacağız, büyük işler başaracağız. türkiye ile ortaklığa çok önem veriyorum, türkiye dünyanın merkezi falan dedi. bu rasmussen ufak bir mesele, bununla bütün işleri bozmayın. rasmussen konusu ufak bir mesele.. bunları aşacağız.
31
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?