banner39

'Ömrüm yettiğince öykü yazacağım'

Yazarlıkta 50. yılını kutlayan Türk edebiyatının usta isimlerinden Rasim Özdenören, sevenleriyle buluştu.

Arşiv 06.07.2018, 09:30 06.07.2018, 09:31
'Ömrüm yettiğince öykü yazacağım'
 

Usta öykücü Rasim Özdenören'in dostları ve okurları dün yazara saygı günü için bir araya geldi. Çoğu dinleyicinin ayakta izlediği programda Özdenören, "Yazarlığımın 50. yılında bana böyle bir vefa gösterildi. Ömrüm yettiğince öykü yazmaya devam edeceğim." dedi.

Türk edebiyatının usta hikâyecisi Rasim Özdenören yazarlıkta yarım asrı geride bıraktı. Çağdaş Türk hikâyeciliğine yepyeni bir çehre ve yerli bir bakış getiren Rasim Özdenören için dün dostları ve okurları bir araya geldi. Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programın amacı, onu ve düşüncelerini daha fazla anlamaya çalışmaktı. Usta yazarı bu gününde, yazar ve şair dostlarıyla sevenleri yalnız bırakmadı. Salon yetersiz kalınca programı, çoğu dinleyici ayakta izlemek durumunda kaldı. Kendisiyle ilgili bir saygı günü düzenlenmesini kadirşinaslık olarak değerlendiren Özdenören, "Yazarlığımın 50. yılında bana böyle bir vefa gösterildi." dedi.

Değişimin etkilerini anlattı

1940 yılında Kahramanmaraş'ta doğan Özdenören, ilk yazısını 16 yaşında kaleme aldı. 50 yılda öykü ve deneme dalında bir kütüphanelik eser verdi. Rasim Özdenören'i anlamaya çalışmak; ölüm, hayat, fanilik, ebedilik; kaygı ve sevinç hakkında uzun bir düşünsel yolculuğa hazır olmak demekti belki de. Onun 50 yıldır yaptığı, bizim yapamadığımız bir şeydi bu. Rasim Özdenören, bütün eserlerinde derinlemesine ruh tahlilleriyle öne çıktı. Çok Sesli Bir Ölüm'de, bireyin bilinçaltı derinliğine inerek ruhsal çözümlemelerde bulunurken, susturulmuş ve bastırılmış duyguların, dış dünyanın gerçekliği ile çakışmamasından kaynaklanan trajedileri; hadisenin sosyoloji, tarih ve ekonomi temellerini de vererek muhteşem bir üslupla sundu. Özdenören, keskin ve köklü bir kültür değişiminin yaşandığı Türkiye'de, değişimin kuşaklar arası iletişimsizliği nasıl derinleştirdiğini, son derece etkili bir biçimde anlattı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen Rasim Özdenören'e Saygı gününde, usta hikâyecinin hayatı, fikirleri, edebî eleştirileri; tahkiye tekniği ve ürettiği eserlerin yansımaları konuşuldu, tartışıldı. Etkinlik 'Ruhun Malzemeleri: Usta Bir Yazarın Malzemeleri' isimli serginin açılışıyla başladı. Yücel Çakmaklı'nın yönettiği 1978 yapımı Çözülme isimli filmin gösteriminden sonra Rasim Özdenören'in katıldığı söyleşiye geçildi. Söyleşide Özdenören, 16 yaşında başladığı yazı hayatını bugünlere kadar özetle anlattı. Özdenören söyleşide evliliğinin ikinci gününde Necip Fazıl ile görüşmesinden; Akif İnan, Erdem Bayazıt ve Nuri Pakdil ile çıkardıkları derginin bürosunda sabahlamalarına kadar birçok bilinmeyenini okuyucuları ile paylaştı. Yazı hayatı boyunca çok dikkatli olmaya çalıştığını söyleyen Özdenören, başarılı yazılarının sırrının "itina ile not almak" olduğunu anlattı.

'Tam olarak anlaşılamadı'

Söyleşinin ardından yazarın ikizi, rahmetli Alaeddin Özdenören'in bestelenmiş şiirleri sanatçı Taner Yüncüoğlu tarafından seslendirildi. Oturum başkanlığını Asım Gültekin ve şair Erdem Beyazıt'ın yaptığı Rasim Özderören açıkoturumuna şair Prof. Dr. Turan Koç, yazar Sadık Yalsızuçanlar ve yazar Mücahit Küçükyılmaz katıldı. Açıkoturumda Özdenören'in hikayeciliği, Türk hikayeciliğine getirdiği yeni açılımlar ile edebiyata ve düşünce dünyasına katkıları anlatıldı. Özdenören'in hemşerisi ve yakın dostu şair Erdem Bayazıt, onun en önemli özelliğinin ayrıntılara dikkat etmesi olduğunun altını çizdi. "O, bir ayrıntı ustasıdır. Bir durumu bütün detaylarıyla anlatır. Bir de ne yazacağını çok iyi bilir. Hiçbir şeyi çağrışıma tesadüfe bırakmaz. Neyi planladı ise onu yazar." diyen Beyazıt, Özdenören'in çağımızda tam olarak anlaşılamadığını da ifade etti ve "Hâlâ büyük bir kesim onun hikayeleriyle tanışamamıştır." dedi. Özdenören'e saygı programı 'Çok Sesli Ölüm' filminin gösterimiyle sona erdi. Günümüz öyküsünün önemli isimlerinden Sadık Yalsızuçanlar ise Özdenören'in edebiyatımızdaki özgün konumuna dikkat çekti: "Rasim Özdenören, Tanzimat geleneğinin dışında çok özgün bir öykü dili kuran bir yazardır. Bu anlamda Tanzimat geleneğini ve onun edebi duyumlarını aşarak, bizim geleneksel edebiyatımızla ilişki kurabilecek bir duyuşlar dünyasını ortaya koydu. Bu son derece önemli ve değerlidir. Öykü dünyasında Rasim Özdenören'in etkilediği ve bizzat onun izinden yürüyen birçok öykücü geldi. Bizim öykü geleneğimize büyük bir damar açtı."

Bana kadirşinaslık gösterildi

"Yazarlığımın 50. yılında bana böyle bir vefa ve kadirşinaslık gösterildi. Ellinci yılımdayım ama hâlâ kafamda öyküler var. Allah izin verirse ömrüm yettiğince öy-kü yazmaya devam edeceğim. Türk edebiyatının geleceğinden ümitliyim. Edebi-

yat hiçbir zaman ölmez. Gümbür gümbür yeni bir edebiyat geliyor. Bunun böyle olmasında yeni yazarların etkisi büyük. Keşke bizim de bir katkımız olabilseydi."

Kaynak: Zaman

banner53
Yorumlar (0)
28
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?