banner39

Orgeneral Başbuğ Trabzon'dan mesaj verdi

Orgeneral Başbuğ, Trabzon'da yaptığı konuşmada sert mesajlar verdi. İşte Başbuğ'un açıklamalarından başlıklar...

Arşiv 17.12.2009, 09:20 17.12.2009, 12:16
Orgeneral Başbuğ Trabzon'dan mesaj verdi

 

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Trabzon'da yaptığı konuşmada TSK'ya yönelik planlı saldırıların olduğunu öne sürerek eleştirilerde bulundu.

Başbuğ yaptığı konuşmada birlik ve beraberlik mesajları verirken konuşmasında genel olarak şu noktalara değindi: "Farklılıklara elbette saygılı olmalıyız. Ancak saygılı olmak her zaman farklılıklarımızı öne çıkarmayı da gerektirmez. Türkiye 1984'den beri terörle mücadele ediyor. Bu süreçte insanımız bu terörden büyük zarar gördü. Ana hedefimiz terör sorununun Türkiye'nin gündeminin en alt sırasına indirilmesidir. Ülkenin ve milletin bütünlüğünün korunmasının da her zaman elbette bir bedeli olur.

TSK'NIN ÖZGÜVENİ TAMDIR

- Son zamanlarda ifade ettiğimiz TSK'ya karşı yürütülmekte olan asimetrik psikolojik harekata değinmek istiyorum. Bu konuya değinmeyi özellikle bugün TCG Oruç Reis Fırkateyni'nde değinmemim özel bir anlamı vardır.

- Türkiye'nin bulunduğu coğrafya zor bir coğrafyadır. TSK'nın kendine olan özgüveni tamdır. Bundan kimsenin en ufak şüphesi olmasın. Sahip olduğumuz bu özgüven bu TSK'nın kendisine yönelik gerçeklere, doğrulara dayanan, önyargılı olmayan, sağduyulu eleştirileri her zaman saygıyla karşıladığını, bu tip eleştirilere her zaman açık olduğunun açık bir kanıtıdır.

ASİMETRİK PSİKOLOJİK HAREKAT YÜRÜTÜLÜYOR

- Ancak bu duruma karşın son zamanlarda gerçek dışı olaylara, yalanlara dayalı, önyargılı olarak bazı çevreler ve kişiler tarafından TSK'ya karşı asimetrik psikolojik harekat yürütülmektedir.

- Ne acıdır ki özellikle medyanın Türkiye'de bir kısmının varoluşlarının temel nedeni gerçeklere ve doğrulara dayanmayan, önyargılı eleştiriler yaparak TSK aleyhine kampanya yürütmektir.

- Bunlar aynı zamanda kendilerini demokrasinin savunucusu olarak da göstermektedir. Demokrasiyi savunmak için tek çıkar yol onlar için TSK'nın karşısında olmaktır. TSK, hukuk devletinden yana olduğunu her fırsatta dile getirmektedir. İçinde bulunduğumuz bu süreçten rahatsızız.

- Bizi en çok üzen ve yaralayan noktalardan biri, TSK içinde bizlere canları emanet edilen Mehmetçikler üzerinden kanlı hesaplar yapabilenlerin olduğunun düşünülmesi, ileri sürülmesi konusudur.

- Adli makamların ihbar mektuplarına ve gizli tanıkların verdikleri ifadelere karşı daha duyarlı ve daha dikkatli hareket etmeleri gerekir. Bu gibi durumlarda Türk Silahlı Kuvvetleri ile bilgi teatisi ve iş birliğinde bulunulması, aksi durumlarda kurumlar arası çatışmalara neden olunabilir.

-Toplumun bütün kesimleri sağduyulu olmak, tahriklere kapılmamak zorundadır. Herkes itidal ile hareket etmelidir. Karadeniz insanının zor koşulların insanıdır. Mücadele azmi yüksek, zeki, pratik ve çalışkandır. Her şeyden önce milli konulara duyarlıdır. Ülkesi için fedakarlıktan hiçbir zaman kaçınmaz. Bu nedenlerle gerçekten bugün burada bulunmaktan büyük bir kıvanç duyuyoruz.

- Herkes güvenlik kuvvetlerimize yardımcı olmalıdır. Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu da hiç kimse unutmamalıdır. Farklılıklara elbette saygılı olmalıyız. Ancak farklılıklara saygılı olmak her zaman farklılıklarımızı öne çıkarmayı da gerektirmez. Esas önemli olan özellikle bugünlerde binlerce yıllık sahip olduğumuz, bizi birbirimize kenetleyen ortak değerlerin sıkça ortaya koyulmasıdır. Bu ortak değerlere sahip çıkılmasıdır.

- Türkiye  1984 den beri bölücü terör örgütü ile mücadele ediyor. Bu süreçte ülkemiz, milletimiz ve insanımız, özellikle terörün yoğun olduğu bölgedeki insanlarımız bu terörden büyük zarar görmüştür. Türk Silahlı Kuvvetleri, bölücü terör örgütüne karşı mücadelesine, yasalar çerçevesinde her türlü fedakarlık ve gayreti göstererek kararlılıkla davam etmiştir ve devam etmeye de azimli olarak kararlıdır. Temel hedefimiz, bölücü terör örgütüyle mücadelede ana hedefimiz bölücü terör sorunun Türkiye'nin gündeminde en alt sıralara indirilmesidir. Unutmayınız ki, teröristler ve destekleyicileri gündemin kan, gözyaşı, kin ve nefret üzerinde oluşmasını ister. Yine unutmamalıdır ki, ülkenin ve milletin bütünlüğünün korunmasında her zaman elbette bir bedeli olur.

BULUNDUĞUNUZ YER DOĞRU DEĞİLDİR

Orgeneral Başbuğ, içinde bulundukları süreçten rahatsız olduklarını dile getirerek, şunları kaydetti: "Bu rahatsızlığımızı her vesile ile yetkili ve ilgili makamlara ilettiğimiz gibi yasal olarak yapılması gerekenleri de yapıyoruz. Hem ülkesini, hem milletini sevmek, hem de haksız yere TSK'ya karşı psikolojik harekat yürütmek, bir arada olamaz. TSK'ya karşı planlı ve kendi amaçları ve menfaatleri çerçevesinde haksız şekilde psikolojik harekat yürütenlere diyorum ki bulunduğunuz yol, bulunduğunuz yer doğru değildir. Türk milletinin büyük çoğunluğu da ne yaptığınızın farkındadır.

Son dönemlerde meydana gelen her terör olayı ile Türk Silahlı kuvvetlerini ilişkilendirme yönünde çabalar da vardır. Her gün bu çabalara yenisi ilave edilmektedir."

-"HER ŞEY YASALARA UYGUN OLARAK YÜRÜTÜLÜR"-

Genelkurmay Başkanı Orgneral İlker Başbuğ, daha sonra şunları kaydetti: "Terör olaylarını, TSK ile ilişkilendirmeyi PKK destekleyicileri ve PKK sempatizanları yapabilir. Ancak böyle ilişkilendirmeleri, bu amaca yönelik imali konuşmaları siyasiler, akademisyenler ve medya mensupları yapamaz, yapmamalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti hukuk devletidir. Her şey, yasalara uygun olarak yürütülür. Ciddi hukuk devletinde imalı konuşmalara, dedikodulara yer yoktur.

Bizi en çok üzen ve yaralayan noktalardan birisi ise TSK içinde bizlere canları emanet edilen Mehmetçikler üzerinden kanlı hesaplar yapabilenlerin, TSK içinde olduğu düşünülmesi, ileri sürülmesi konusudur. Bu düşüncelerini kapalı ve açık şekilde söyleyen veya ima edenler, bize göre, bu yaptıklarıyla Türk milletine ne kadar zavallı bir durumda olduğunu göstermektedirler. Bu kapsamda, adli makamlarımıza da bazı sorumluluklar düşmektedir. Adli makamlar, ihbar mektuplarına, özellikle itirafçıların, gizli tanıkların verdiği ifadelere karşın daha duyarlı ve daha dikkatli olarak hareket etmelidir. Böyle durumlarda TSK ile bilgi teatisi ve işbirliğinde bulunmalıdırlar. Aksi durumlar, kurumlar arası çatışmalara neden olabilir. TSK'nın hiçbir zaman hataları örtme, suçluları koruma durumu olmamıştır. Ancak artık haksız ve mesnetsiz suçlamalara karşı da, TSK kuvvetleri de sessiz kalamaz." Başbuğ, bazı meydana gelen terör olaylarında elbette bazen hatalar, eksiklikler olabileceğini ifade ederek, "Bunlar görevin icrasında olabilecek ihmalli davranışlardır. Ancak ihmal başka bir şeydir, kasıtlı hareket etmek başka bir şeydir. TSK ihmal ve eksikliklerin olduğu bütün olayları da, yargıya taşımak zorundadır ve taşımaktadır."

Basın toplantısına, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık'ın da aralarında bulunduğu, bazı komutanlar da katıldı.

 

 

banner53
Yorumlar (0)
11
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?
Günün Karikatürü Tümü