Osman Baydemir İsrail'de konuştu

Osman Baydemir İsrail'de katıldığı bir konferansta 'Türkiye'de yıllardır barış ortamının doğmayışı halkı militarize etmiştir' dedi.

Osman Baydemir İsrail'de konuştu

Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği Başkanı ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, İsrail’de katıltığı bir toplantıda, Kürt sorununun barışçıl yolunun açılmamasından dolayı son yirmi yıllık süre içinde meydana gelen çatışmalarda bir çok insan hayatını kaybettiğine işaret ederek, bu süre içinde toplumun militarize olduğunu söyledi.

İsrail’in Eilat kentinde yapılan Uluslararası Turizm, Uluslar arası İlişkiler ve Barış ve Girişimleri Toplantısı”nın ikinci gününde “Uluslararası Barış Girişimleri” başlıklı bir konuşma yapan Baydemir, şunları ifade etti:

“Temel olarak Kürtlerin kimliğinin kabul edilmemesinden kaynaklı Kürt sorununun barışçıl yolunun açılmamasından dolayı son yirmi yıllık sürede meydana gelen çatışmalarda bir çok insan hayatını kaybetmiş, başta bölge ekonomisi olmak üzere ülke ekonomisi büyük bir zarar görmüş, hukuk dışı örgütlenmeler hakimiyet kazanmış ve sadece devlet değil toplum militarize olmuş ve her türlü hukuksuzluk bu çatışma üzerinden kendine meşrulaştırmaya çalışmıştır. İnsan onuruna yaraşır bir şekilde yaşamın asgari koşulları neredeyse bütünüyle ortadan kaldırılmış ve bu durum ve yeni çatışma dinamiklerine zemin hazırlar hale gelmiştir.

Kürt sorunun çözümü için de farklılıklara saygıyı içeren katılımcı bir sivil çözüm projesi ile yol haritasına ihtiyacımız olduğuna inanıyorum. Bunun sağlanması için bizlere, Türkiye hükümetine, Türk ve Kürt aydınlarına ve uluslararası topluma büyük görevler düşmektedir.”

SİVİLLER HEM FAİL HEM KURBAN

Sivil insanların giderek daha fazla çatışmaların faili ve kurbanı haline gelmelerinin barış girişimlerine topluluk düzeyinde başlanması gerekliliğini ortaya çıkardığını belirten Baydemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün artık demokratik yönetim ilkelerinin hayata geçirilmesi; farklı kültürlere ve inançlara saygının geliştirilmesi; demokratik katılımın güçlendirilmesi; ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin ortadan kaldırılması barış ve güvenliğin sağlanmasının temel koşulu olarak kabul edilmektedir. Devlet merkezli diplomasinin ve salt askeri bir güvenlik anlayışının yetersizlikleri ortaya çıkmıştır.

 Bu anlamda barış girişimlerini devlet merkezli olmaktan çıkarmalı, savaşların tahribatını en fazla hisseden dolayısıyla insanların barışa olan ihtiyacına ve talebine en yakından tanıklık eden yerel yönetimlerin, sivil toplum örgütlerinin ve konunun uzmanı olan akademisyenlerin mutlaka barış süreçlerine dahil edilmesi hatta bir çok noktada bu sürece öncülük etmesi sağlanmalıdır.”

ANKA

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35