Osmanlı'da ilk ulema isyanını kim başlattı?

Osmanlı'da Genç Osman'ın katliyle başlayan karışıklık ulema isyanı çıkmasında dönüm noktası teşkil ediyordu...

Osmanlı'da ilk ulema isyanını kim başlattı?

Tarık Yalçın-Dünya Bülteni / Tarih Servisi

Osmanlı Devleti’nde din adamlarının isyanlara destek verdiği malumdur. Ulemanın rol almadığı isyanlar sınırlı sayıdadır. Çünkü isyanların meşruiyeti sağlayan ulemanın verdiği fetvalardı. Yalnız Alemdar Mustafa Paşa’nın isyanında ulemanın desteği aranmamış, isyan için ulemadan fetva istenmemiştir.

Yanlış bir tarih algısı olarak ulemanın isyanlara destek vermesi olarak makam, mevki elde etmek ve nüfuz yarışı olarak görülmüştür. Fakat ulemanın ilk isyanında bu sebeplerden ziyade bir kadıya yapılan haksız bir uygulama sonucu çıktığı görülmüştür.

Genç Osman’ın yeniçeriler tarafından öldürülmesinden sonra sadrazamlığa getirilen Mere Hüseyin Paşa suçsuz yere hiçbir kabahati olmadığı halde yeniçeri askerlerinin önünde İstanbul kadısını tokatlaması, tepkilere neden olmuştur. 1623 yılının Mayıs ayında başlayan olaylar aynı yılın Ağustos ayına kadar devam etmiştir.

Osmanlı’da ilk kez, tarikat şeyhleri, resmi ulema, seyyidler ve medrese hocaları Fatih Camii’nde bir araya geldiler. Önce camiinin önünde dualar eşliğinde bir protesto gerçekleşti. Daha sonra öğle namazını mütakip camide bir araya gelerek ne yapmaları gerektiğinde istişare ettiler. Yapılan istişarede Bostancızade Yahya Efendi başkanlığında bir heyetin Şeyhülislamla görüşerek Sadrazamın camiye çağrılması kararını aldılar.

Şeyhülislam Yahya Efendi sadrazamla görüşür fakat sadrazam “ben ayak takımın huzuruna çıkmamam” diyerek camiye gitmeyi reddeder. Şeyhülislam Hüseyin Paşa’nın bu tavrı üzerine azledilmesi için padişahla görüşmek ister. Bunun üzerine Mere Hüseyin Paşa göreve getirttiği Yeniçeri ağasına giderek askerin kendi yanında olmasını ister. Yeniçeri Ağası üç bölük askerle Fatih Camii’ne gider ve ulemadan dağılmalarını ister. Ulema yeniçeri ağasının bu çağrısına tepki gösterir ancak padişahtan bir emir geldiğinde dağılacaklarını söylerler. Padişah Sultan Mustafa’nın akıl sağlığı yerinde olmadığı için hatt-ı hümayunu yazacak konumda olmadığını bilen ulema bunun bir tertip olduğunu anlamış, medreselerdeki öğrencilerin hazırlıklı olması haber göndermişlerdir. Fakat haber medrese öğrencilerine ulaşmadan acemi ocağı askerlerine camiyi basmaları için yeniçeri ağası Ali Ağa tarafından emir verilir. Askerler, camide silahsız olarak bulunan ulemaya hücum ederler ve aralarında bir tarikat şeyhi, iki seyyid ve üç müderris olmak üzere 19 kişiyi öldürürler. Öldürülen kişilerin kimlikleri belirli olmasın diye cami avlusundaki kuyuya cesetler atılır ve kuyunun üstü bir kapakla kapatılarak kilitlenir.

Bu olayın duyulması üzerine Süleymaniye ve Beyazıt Camii öğrenciler gösteriler düzenlerler. Başta Sadrazam olmak üzere suçluların cezalandırılmasını isterler. Fakat Sadrazam ve yeniçeri Ağası yaptıklarından geri adım atmaz, resmi ulemadan gösterilere destek verenleri sürgün, daysak gibi cezalara çaptırırlar. Yeniçeri ağasının ödüllendirilerek Mısır valiliğine atanması, Sipahilerin ulemaya destek vermesini sağladı. Anadolu ve Rumeli eyaletlerinden binlerce medrese hocası ve öğrencisi gelerek Fatih Camii’nde dev bir gösteri yaparlar. Sipahilerinde desteğin kaybetmiş olan Hüseyin Paşa, Kösem sultan tarafından azledilir ve sürgüne gönderilir. 4. Murat padişah olduktan sonra Mere Hüseyin Paşa İstanbul’a yeni bir görev verileceği bahanesi ile çağrılır, Et meydanında askerlerin ve ulemanın önünde idam edilir.

Bu olaydan sonra ulema isyanları devam eder. Fakat diğer isyanlarda ulemanın tamamen bir ittifakı görülmezken birbirine rakip tekke ve medresenin bu ittifakı daha sonraları görülmez.


 

Güncelleme Tarihi: 19 Mayıs 2010, 18:16
banner53
YORUM EKLE

banner39