banner39

Özbek: Siyasileştirilmesine karşıyız

HSYK Başkanvekili Kadir Özbek, "Olayın siyasileştirilmesine karşıyız" dedi.

Arşiv 18.02.2010, 20:12 18.02.2010, 20:12
Özbek: Siyasileştirilmesine karşıyız


Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili Kadir Özbek, Erzurum'da 4 savcının yetkilerinin alınmasının ardından başlayan tartışmalarla ilgili olarak olayın siyasileştirilmesine karşı olduklarını söyledi.

Yaptıkları işlemin altının dolu olduğunu ve siyasetle uzaktan yakından ilişkisi bulunmadığını savunan Özbek, son olayın HSYK'nın yapısının yeniden şekillendirilmesi için bir başlangıç olarak düşünüldüğünü gördüklerini ifade etti.

HSYK'dan ayrılırken gazetecilerin sorularını cevaplayan Özbek, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın eleştirilerinin hatırlatılması üzerine, konuların kameralar karşısında uzun uzadıya konuşulmasına ve bu şekilde sürdürülmesine karşı olduğunu belirtti.

Hiçbir şekilde yapılan uygulamadan, alınan karardan, kararın hukukiliğinden endişe ve yanlışlığıyla ilgili söylenenlere peki demelerinin söz konusu olamayacağını vurgulayan Özbek, "Bugün biraz daha netleşti. Sanki bu olayın, 'yargı reformu' adı altında HSYK'nın yapısının acele olarak bir an evvel değiştirilmesine, bu kuruldan kurtulunmasına ve yargının yeniden şekillendirilmesine bir başlangıç olarak yürütülmeye başlandığını, işletildiğini görüyoruz." dedi.

Uygulamada hiçbir siyasi boyutu olmadığını, o zeminlere çekilmemesi gerektiğini kaydeden Özbek, "Şunu da söylemekten kendimi alamıyorum; yürütmenin bugüne kadar göstermediği yargı bağımsızlığı karşısındaki duyarlılığı, burada, neden bu şekilde öne çıkardığını ve bu işin arkasında neden bu kadar ağırlıklı olarak durduğunu da anlamış değiliz. Sabah da belirttim, yaptığımız işlem tamamen yetki uygulamasında bir yanlışlığın düzeltilmesine ve mağduriyetin önlenmesine, mağduriyet derken bundan sonraki mağdur olacak kişilerin mağduriyetlerinin önlenmesine yönelik bir işlemdi. Siyasi düşünceyle hiçbir şekilde uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bunun da herkes tarafından böyle anlaşılması gerekiyor. Olay öyle ki, artık 'Suyumu bulandırdın' meselesine doğru gitmektedir. Herkesin sağduyuyla olaya yaklaşacağını umuyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızdan da bu konuda tarafsız ve objektif değerlendirmeler yapıp, buna bu şekilde yaklaşmasını da bekliyorum." diye konuştu.

DOSYA İÇERİĞİNDEN BAHSETMEM MÜMKÜN DEĞİL

Başbakan Yardımcısı Arınç'ın açıklamalarını Yargıtay ve Danıştay üyelerinin yaptığı ziyaret sebebiyle tam izleyemediklerini dile getiren Özbek, yaptıkları işlemin altının dolu olduğunu belirterek, "Biz daha önce yazışma yaptık. Bize daha önce intikal eden dosyalar vardı. Aylardır Adalet Bakanlığı'ndan beklediğimiz yanıtlarımız vardı. Onların hiçbirine cevap verilmedi. Ancak çok acil ve toplumu da ajite eden bir uygulamayla karşılaşınca, kurulun başka yapacağı bir işlem olmadığını ve hareketsiz de kalamayacağını düşünerek, bu yetki düzenlemesini yaptık." ifadelerini kullandı.

'Mahkemeden soruşturma belgelerinin istenip istenmediği' yönündeki bir soruya ise Özbek, "Daha içeriğini ifade etmem mümkün değil." karşılığını verdi.

Yargıtay ve Danıştay üyelerinin HSYK'ya yönelik ziyaretleriyle ilgili olarak Özbek, "Bu şu anlama geliyor; yargı toplum önünde, normal görev sınırları içinde, normal yapması gereken bir işlemle ilgili mahkum edilmeye çalışılıyor. Onlar bu haksızlığa dayanmadıkları için, dayanamadıkları için yanımızda olduklarını ifade etmeye geldiler." şeklinde konuştu.

"Savcılara yönelik uygulamanın hakimlere neden yapılmadığına" ilişkin soruya Özbek, şöyle cevap verdi: "Savcılar üzerinde yapılan uygulamanın niye hakimler üzerinde yapılmadığını söylemek, bir yerde bu işin boyutlarını biraz daha büyütmek anlamına gelir. O, belki bizim yargı bağımsızlığına karşı hassasiyetimizden."

ADALET BAKANI'NIN AÇIKLAMALARI İNCİTTİ

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in çok daha ağır şeyler söylediğini kaydeden Özbek, HSYK'nın bu işlem sebebiyle yetki gaspında bulunduğunu ifade ettiğini hatırlattı.

"Biz bu işlemi, yetki düzenlemesini tesis ederken, üzerinde durduğumuz bir kelime vardı, yetki gaspı mıdır, yoksa çok ağır olur, yetki aşımı mıdır?" diyen Özbek, bu iki kelimenin arasındaki farkı kendi değerlendirmelerine katarken Adalet Bakanı'nın 'kurul başkanı' olarak kendi kuruluna bu şekilde tacizde bulunmasından incindiklerini söyledi.

Kararın bir gün önce oy birliğiyle gündeme alındığını, değerlendirme ve inceleme yapılmasına karar verildiğini aktaran Özbek, şunları söyledi: "Sayın Adalet Bakanı o gün gelip kurulun toplantısına katılabilirdi. Çünkü konuyu biliyordu. Kendisi gelmedi, yerine kurula katılan arkadaşımızın katılımıyla değerlendirmelerimizi yaptık. Oy çokluğuyla bu işlem tesis edildi. Kurulun aldığı karara, öncelikle kurul başkanının saygı göstermesi, uyması gerekirken, Sayın Bakanın bu şekilde bir ifadede bulunmasını doğru bulmuyorum."
 
Kaynak: Ajanslar

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?