banner15

Pakistan'ın çocuk felciyle 'savaş'ı

Aşı kampanyalarının, 'ABD'nin kısırlaştırma çabası' olarak damgalanması, Pakistan’da çocuk felcinin yok edilmesi çabalarını sekteye uğratıyor .

Pakistan'ın çocuk felciyle 'savaş'ı

Pakistan’da bazı din adamlarının tutumları ve Afganistan’ı işgal eden ABD’lilere karşı duyulan öfke, çocuk felcine karşı aşı kampanyasını olumsuz etkiliyor.
Kuzey Pakistan’daki 24 bin çocuğun ebeveynleri, “ABD’lilerin çocuklarını kısırlaştırmayı amaçladıklarını” düşünerek, ücretsiz çocuk felci aşısı hizmetini reddettiler. Din adamlarının cami duyuruları ve radyo konuşmalarıyla yaydığı söylentiler nedeniyle, ülkede çocuk felci vakalarının artmasından endişe ediliyor.

Vakalar artıyor

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, Pakistan’da 2005 yılında 28 olan çocuk felci vakaları, 2006 yılında 39’a yükseldi. Vakaların çoğu, “dini gerekçelerle” çocuk felci aşısını reddedenlerin çok olduğu, Afganistan sınırındaki kuzeybatı eyaletinde ortaya çıktı.

Peşaver’deki DSÖ yetkilisi Dr. Sarfaraz Afridi, “Bu çok çarpıcı. Yaygın Amerikan karşıtı propagandayla birlikte, kısırlaştırmayla ilgili yanlış anlamalar da ortaya çıktı” diye konuştu. Benzer bir durum, 2003 yılında Nijerya’nın Kano kentinde de meydana gelmiş ve aşıların reddedilmesini takip eden 18 ay içinde 12 çocuk felci vakası görülmüştü. DS֒ye göre, çocuk felcinin sürekli görüldüğü dört ülke Nijerya, Hindistan, Afganistan ve Pakistan.

Fetva ile aşı kampanyası

“Gavur aşısı” propagandasını kırmak için, eyalet hükümeti de yoğun çaba harcıyor. Eyalet genelinde köyleri dolaşan sağlık görevlileri yanlarında, Pakistan’ın en etkili dini liderlerinden Maulana Fazlur Rahman ve Gazi Hüseyin Ahmed’in imzaladığı fetvaları da götürüp halka gösterdiler. Fetvayı gören bazı aileler, aşıyı reddetmekten vazgeçti.

Sonuçta, 5.7 milyon çocuk aşılandı ve önümüzdeki haftadan itibaren 3 milyon çocuğun daha aşılanması hedefleniyor. Dr. Afridi’nin tabiriyle, “filin işi tamam, sıra kuyruğunda.”

Ancak bu “kuyruk” bile ciddi ölümcül sonuçlara sebep olabilir. DSÖ uzmanlarına göre, 24 bin çocuğun aşılanmaması, hastalığa yol açan virüsün ülkede varlığını sürdürebilmesine yol açacak ve yeni doğacak yeni nesiller de hastalığın tehdidi altında olacak.

Aşılama kampanyası, Afganistan sınır bölgelerinde oldukça etkili olan dini liderlerle hükümet arasında çetin bir mücadelenin konusu. Aşıların reddedildiği yerler, genellikle en radikal dini liderlerin ve “Pakistanlı Talibanlar” denilen güçlerin, hükümetten daha etkili olduğu yerler.

Örneğin, geçen yıl Amerikan savaş uçaklarının, “El Kaide’nin iki numaralı lideri Ayman El Zevahiri’yi vurma” iddiasıyla bir evi bombaladığı Bajaur’da 2 bin çocuk aşılanmadı. Afganistan’ı işgal eden Amerikan ordusunun bu hareketi, kasabadaki radikal eğilimleri daha da güçlendirdi. Hatta, buradaki yerel milisler, berberlere, İslama aykırı olduğu gerekçesiyle “sakal kesmeyi” yasakladı. Berberler de bu yasağa uydu.

Pakistan İnsan Hakları Komisyonu’ndan İmran Han, “Buradaki insanlar saldırı altında olduğunu hissediyor. Bu davranışlarına gölge düşürüyor” diye konuştu.
Aşı kampanyasının önünde başka engeller de var. Mohmand aşiret bölgesindeki polisler, kampanyaya yardım etmeleri istendiğinde, önce maaşlarının ödenmesini talep ettiler. Köy ileri gelenlerinden kimileri de ya para istediler ya da hapisteki bir yakınlarının serbest bırakılmasını.

Kampanyaya katılmak ‘cesaret’ işi

Sazı “cesur” kadınlar ise aşı kampanyasına katıldı. Peşaver’deki Kiber hastanesinde günde 200 bebek aşılanıyor. Burada çalışan sağlık memuru Muhammed İslam, burka giyen ve akrabalarının kendisini görmesini istemeyen bir kadının kendisine söylediğini şöyle aktardı: “Kadın, ‘Kocam karacahil. Bu aşının ne kadar önemli olduğunu bilmiyor’ dedi.”

Öte yandan, sağlık görevlileri, hükümet ile bazıları El Kaide sempatizanı olan yerel aşiret güçleri arasındaki mücadelenin ortasında kalmaktan çekiniyor. Geçen hafta, Peşaver’deki Kızılay merkezine el bombası atıldı; neyse ki ölen veya yaralanan olmadı. Mufti Halid Şah adlı bir din adamı, “BM, DSÖ ve diğer yabancı kuruluşların görevlilerinin cihad kapsamında öldürülmesinin caiz olduğuna” dair fetva yayınladı.

Kuzey Veziristan eyaletinde ise, yardım görevlilerine bir mektup ve içinde 500 Rupi gönderildi. Mektupta, “İki seçeneğiniz var; ya çalışmayı bırakın ya da kendinize kefen satın alın” yazıyordu!

 

Kaynak: Evrensel

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35