banner15

Paris'te Müslüman Göçmenlerin İsyanı Büyüyor

Paris'in Müslümanların yaşadığı dış mahallelerindeki çatışmalar diğer kent ve kasabalara da yayıldı. Olayların 9. gecesinde 750'den fazla araç yakıldı. Paris banliyölerinde patlak veren şiddet olayları tırmandıkça, sorun da çok boyutlu olarak ele al

Paris'te Müslüman Göçmenlerin İsyanı Büyüyor

Paris’in Kuzey Afrikalı Müslümanların yaşadığı dış mahallelerinde sekizinci gecesine giren çatışmalar diğer kent ve kasabalara da yayıldı. Gençlerin binaları ateşe verdiği, araçları yaktığı ve polis otomobillerine ateş açtığı Paris banliyölerine bini aşkın polis sevkedildi. Fransa'nın başkenti Paris'te protestocu gençlerle güvenlik güçleri arasında süren çatışmaların 9. gecesinde olaylar başkent Paris dışına taşarken, sadece dün gece 750'den fazla araç yakıldı. İçişleri Bakanlığı operasyon merkezi, 750'den fazla aracın yakıldığı olaylarla ilgili olarak 203 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Polis yetkilileri, dünkü olaylarda 754 aracın yakıldığını söylediler. Araçlardan 563'ünün Paris'in banliyölerinde, 191'inin Strasbourg, Rennes, Lille ve Toulouse'da ateşe verildiği kaydedildi. Polise göre olaylarda dün 203 kişi gözaltına alındı.
Polis, Paris yakınlarındaki bir banliyöde geçen hafta perşembe günü iki gencin polisten kaçarken elektrik trafosunda akıma kapılarak hayatını kaybetmesinden sonra patlak veren olaylarda yakılan araç sayısının 1500'ü geçtiğini açıkladı. LCI televizyonu, olayların başlamasından bu yana 1200'den fazla aracın yakıldığını duyurdu. Polis, gençleri kovalamadığını savunuyor.

Fransız yetkililerin çabaları sürüyor
   
Bu arada Fransız yetkililerin olayların sona ermesini sağlamak için çabaları sürüyor. Fransa Başbakanı Dominique de Villepin, olayların sona ermesi için çare bulmak amacıyla dün 15 gençle bir araya geldi. Paris'teki Seine-Saint-Denis banliyösünde lise son sınıf öğrencisi 18 yaşındaki Anyss toplantıyla ilgili olarak, ''Sanırım bu toplantıyla bir şeyler öğrenmek istedi. Çok iyi bir girişim oldu, gerçekten sorunları çözmek ister gibi görünüyor'' dedi. Şiddet olaylarının yoğunlaştığı Seine-Saint-Denis'de 1400 kadar polisin görevlendirildiği de belirtildi. Yetkililere göre, olayların en çok etkilediği Seine-Saint-Denis'de kamu malına verilen zarar 7 milyon avro civarında. Fransa İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy, Paris'in batısındaki Versailles'da kamu güvenliği yerel merkezine sürpriz ziyarette bulundu. 

Fransız sosyal modeli krizde! 
 
Paris banliyölerinde patlak veren şiddet olayları tırmandıkça, sorun da çok boyutlu olarak ele alınmaya başlandı. İşsizlik, göç, çarpık yerleşim, fırsat eşitliği, ayrımcılık, konut sorunu, entegrasyon ve güvenlik önlemleri ekseninde yapılan tartışmalarda Fransa'nın göç ve entegrasyon politikasının iflas ettiğine vurgu yapıldı. Paris'te dokuzuncu gününde de şiddet olayları durmazken, bilanço da kabarmaya devam etti. Olayların Paris dışına taşması beraberinde tartışmaları da alevlendirdi. Yeşiller ve Komünist Parti İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'nin istifasını istedi. Dünya basını Fransa'nın göç ve entegrasyon politikasının iflas ettiğini yazdı. Politikacılar hükümetin, işsizlik, güvenlik, fırsat eşitliği ve hassas banliyölere dönük politikalarını eleştirdi. Hükümetin şiddet olaylarını ele alma biçimi, geliştirdiği önlemler ve Sarkozy'inin açıklamaları sol kanadın sert tepkisine yol açtı. 2007 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en popüler adayı Sarkozy bir anda kendisini topun ağzında buldu. Sol kanat bu durum üzerine giderken, Sarkozy'nin bu durumun üstesinden gelmek için izleyeceği politikalar merakla bekleniyor. Yeşiller milletvekili Noel Mamere'den sonra Fransa Komünist Partisi (PCF) de bir bildiri yayınlayarak Nicolas Sarkozy'nin istifasını istedi. PCF, bir haftayı aşkın bir süredir Paris banliyölerinde yaşanan şiddet olaylarının kaynağını 'İçişleri Bakanı'nın sorumsuz provokatif politikalarından' aldığını belirtti.

Sosyalist Parti: Tek sorumlu Sarkozy değil

Noel Mamere ise yaptığı açıklamada Sarkozy'nin 'banliyö patlamasında' ağır sorumluluğu olduğunu belirterek, 'bir savaş şefi' gibi davrandığı eleştirisinde bulundu. Mamere, Sarkozy'nin oy kazanma peşinde olduğunu ancak bu kez çok ileri gittiğini söyledi. Sosyalist Parti genel sekreteri François Hollande, yaşanan krizin tek sorumlusu olarak Sarkozy'yi görmeyi red ederek, soruna karşı harekete hazır olduklarını açıkladı. Hollande, Başbakan Dominique de Villepin'e yazdığı mektupta banliyölerdeki şiddete karşı hükümeti 'tam şeffaflığa' çağırdı. Sosyalist Parti sözcüsü Julien Dray, hükümetin kendi politikaların acil bir şekilde gözden geçirmesi gerektiği açıklamasını yaptı. Dray, ''bugün daha önce semt ve banliyölerde hiç yaşanmayan ağır bir durum var'' diyerek 'kent şiddeti' ile ilgili Parlemento'da bir tartışmanın organize edilmesini istedi. Paris banliyölerinde yaşanan şiddet olayları dünya basınında da geniş yankı buldu. Amerikan basını olayların Fransa'nın göç ve entegrasyon politikasının iflası olduğunu yazdı.

Şiddet olayları dünya basınında

New York Times ''polise taş atanlar ve arabaları yakanları çoğu müslüman olan ve hiç bir zaman Fransız toplumuna entegre olmayan Arap ve Afrika kökenli göçmenlerin çocuğu olduğunu'' belirtti. Gazete yaşananların Fransızlara büyük bir sorunları olduğunu ve bir an önce bu soruna eğilmeleri gerektiğini hattırlattığını kaydederek, ''Fransa kendi göçmen sorununa asılıyor. Bu, Fransa'ya bir kez girildiğinde, her kesin Fransız ve eşit olduğunun ilanıdır. Ama gerçekte her kes Fransız ve eşit değil, özellikle de göçün arttığı bir çağda.'' belirlemesinde bulundu. Gazete okullarda türbanın yasaklanması gibi entegrasyonun dayatıldığını altını çizerek, Sarkozy'nin gençlere 'pislik' diyeceğine onlara iş, düzgün lojman ve iyi bir eğitim sunması gerektiğini belirtti. ABC 'Paris yanıyor' başlığını kullanırken, CNN 'sivil savaş' riski olduğuna dikkat çekti.
Aşırı muhafazakar gazete Washington Times Paris olayların manşetten vererek, olayları Afrikalı ve Müslüman göçmenlerin kaldığı yerlerde yaşandığına dikkat çekti. Los Angeles Times şiddetin kimlik krizi, kriminalite ve işsizlik sorunu yaşayan müslümanların entegrasyon zorluklarına işaret ettiğini belirtti.

'İntifada'nın Avrupa versiyon'

New York Post 'neden Paris yanıyor?' şeklinde bir tartışma forumu yayınladı. Şiddet olayları 'kotrolden çıkmış görünen İntifada'nın Avrupa versiyonu olduğunu' kaydetti Alman gazetesi Frankfurter Allgemeine Zeitung, ''Fransa'nın sosyal entegrasyon modeli yok olma yolunda mı?'' diye sordu. Ancak buna negatif cevap veren gazete, ''Fransız modeli başarısız olmadı ama ihtirasının ağır bedelini ödüyor. Ülkenin tümünde eşitlik isterken, sık sık semtlerde eşitsizlik yarattı.'' değerlendirmesinde bulundu.

'Fransız entegrasyon modeli başarısız'

İngiliz gazete The Guardian, şiddet olaylarının bir kez daha büyük kentleri ile Fransız toplumuna hiç bir zaman entegre olmayan Magreb ve Batı Afrikalıların yaşadığı getolaştırılan banliyoler arasındaki tansiyona ışık tutuğunun altını çizdi. ''Savaş şehri'' başlıklı editör yazısında, '' Fransa'nı tabiatı devrimci değildir, zarar vericidir. Sarkozy suçluluk karşısında 'sıfır toleranstan' bahsediyor, uzun vadede, polisleri en sıcak sokaklardan iş, lojman ve dengeli eğitime erişim çıkarabilir.'' diye yazdı. ''Paris banliyölerine hakim olan şiddet Fransızların göçmen politikasının başarısız olduğunu gösteriyor'' diyen Çek gazetesi Lidove Noviny, Fransa'da ikinci kuşak göçmenlerin ailelerine göre daha izole olduğunu kaydetti. Gazete 1970 ve 1980 yıllarının kentleşme politikasının bu başarısızlığı nedenlerinden biri olduğuna işaret etti. Avusturya gazetesi Die Presse, ''Fransız entegrasyon modeli bir hata'' derken, Hollanda, İngiltere ve İsveç modellerinin de fazla etkili sonuçlar vermediğini vurguladı.
 

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48