banner15

Paris'te Olağanüstü Hal İlan Ediliyor!

Fransa'nın başkenti Paris'te başlayıp diğer kentlere de yayılan şiddet olaylarının önüne geçilemiyor. Olaylara müdahale için ordu göreve çağrılırken Fransa Başbakanı Dominique de Vilepin'in şiddet olaylarına karşı 'devrimsel' olarak niteled

Paris'te Olağanüstü Hal İlan Ediliyor!

TF1 televizyon kanalında özel bir programa katılan Başbakan Dominique de Villepin, salı günü bakanlar konseyinin Cumhurbaşkanı Jacques Chirac etrafında toplanarak, valiliklere 'sokağa çıkma yasağı' yetkisi tanımanın görüşüleceğini belirtti. Villepin, ''gerekli görülen her yerde, valilikler sokağa çıkma yasağı koyabilecekler'' dedi. 1 Nisan 1955 yılı yasası gereğince ele alınacak sokağa çıkma yasağı, o dönemde Cezayir'de olağanüstü hal uygulamasına yol açmıştı. 'Organize kriminel çetelerin düzensizliği arttırdığını' belirten Villepin bunun aynı zamanda sosyal kırılmadan kaynaklandığını da altını çizdi. Villepin şiddet olaylarına karşı, şu anda harekete geçirilen 8 bin güvenlik gücüne bin 500 polisin daha ekleneceğini kaydetti. Hassas semtlere yönelik eylem planını anlatan Villepin, yaptığı önerileri 'devrimsel' olarak niteledi. Buna göre sözkonusu banliyölerde gençlere yönelik olanaklar arttırılacak. Villepin, ''Devlet tavizsiz ve adil olacaktır'' derken devamla, ''şiddet kabul edilemez ve özrü yoktur'' diye konuştu. Villepin, sükunetin geri gelmesi için aileleri de sorumluğu çağırdı.

Sosyal tedbirlerin hepsi bu kadar

İslami grupların şiddetin temelinde yatmadığını belirten Başbakan, ancak islamda yaşanan radikalleşmenin bir tedirginlik yarattığını sözlerine ekledi. İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'nin kullandığı 'pislik' terimi ile ilgili soruya ''tüm kelimeler önemlidir'' diyerek bunları biraraya gelmek için kullanmak gerektiğini belirtti. Sarkozy'yi söylediklerinden dolayı kınamaktan kaçınan Başbakan, ''bu süreçte damgalamayalım, bizi ilerletecek bir çözüm bulmaya hizmet etmesi için biraraya toplanalım'' diye konuştu. Planının detaylarını anlatan Villepin, hükümetin hassas semtlerde son yıllarda etkisi azalan dernekleri güçlendirmek amacıyla finansal yardımda bulanacaklarını kaydetti. Bunların büyük dernekler veya günlük yaşamla direkt temas halindeki konut ve eğitim yardımlarında bulunan dernekler olduğunu söyledi. Villepin, belediyelerin yetki alanını arttıracağı sözünü verdi. Bununla birlikte Villepin, eğitim zorluğu çekenler için 16 olayn 'çıraklık' yaşını 14'e düşürüleceğini belirtirken, hak edenler için burs imkanın üçe katlanacağını söyledi. Fransa'da 15 bin çocuğun eğitimsiz olduğunu hatırlatan Villepin, eğitim konusunda çok zorluk yaşayan çocukları cesaretlendirmak amacıyla bursu üç katına çıkaracağını belirtti.



“Sokağa çıkma yasağı kasıtlı bir tansiyon stratejisi”

Bu arada 1955 yasası ile ilgili bir açıklama yapan Sosyalist Parti genel sekreteri, bu konuda dikkatli olacakları sinyalini verdi. Salı günü toplanacak bakanlar konseyinde alınacak kararın doğru kullanımı için tetikte olacaklarını beliten Hollande, ''bu yasa her yerde ve sürdürülebilir bir şekilde uygulanamaz.'' dedi. Hollande, Villepin'in Cumhuriyet düzenine yönelik yaptığı çağrıların ötesinde sözkonusu semtlerdeki halka yönelik mesajının eksik olduğu eleştirisinde bulundu. Villepin'in açıklamalarında 'umut verici' yanın yok olduğunu da kaydeden Hollande, Villepin'in açıklamalarında sosyal boyut olmadığını belirtti. Hollande, ''Villepin çok genellemeci ve belirsiz açıklamalarda bulundu. Çok söz var ama eylem yok'' dedi. Yeşiller, sokağa çıkma yasağının 'tamamen orantısız bir tırmandırma' olduğu tepkisinde bulunarak bunun 'organizeli ve kasıtlı bir tansiyon stratejisi' olduğu eleştirisinde bulundu. Irkçılığa karşı hareket SOS Racisme de sokağa çıkma yasağına sert tepki göstererirken buna karşın başbakanın sosyal tedbirlerinin çok cılız kaldığının altını çizdi. Temel eğitim sendikası FSU, başbakanın eğitimde zorluk yaşayan çocukların çıraklık yaşını 14 düşürme önerisinin durumu düzeltmeyeceği aksine gençleri daha çarpık bir duruma sürükleyeceği uyarısında bulundu.

Ordu müdahaleye çağrıldı

Paris'in Noisy-le-Grand banliyösü sosyalist belediye başkanı Michel Pajon ise, ordunun olaylara müdahaleye çağrılmasını istedi. Pajon durumu dramatik olarak tanımlayarak, ''bir sosyalist için, ordunun müdahale etmesi gerektiğini söylemek hayal bile edilemez tam bir hatadır. Ama söyleyebileceğim şey, insanları bu halde bırakmamamız gerektiğidir. Bir noktadan sonra bu ülkede bir devlet varmıdır diye kendimize sormamız gerekiyor'' diye konuştu. Polis sendikası UNSA genel sekreter yardımcısı Francis Masanet, ''hiç bir koşulda orduya çağrıda bulunmamak gerekiyor. Biz savaşta değiliz. Ulusal polis kamu düzenini sağlamak için burada ve bu onun görevidir'' dedi. Başbakan Villepin yaptıkları görüşmelerin ardından bu akşam TF1 kanalında saat 20.00'de şiddet olaylarıyla yaşanan krize karşı alacakları önlemleri açıklayacak.

Sarkozy: Fransız entegrasyon modeli başarısız

 

Fransa hükümetinde krize yol açan şiddet olayları karşısında İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy, 'Fransız entegrasyon modelinin başarısız bir durumda' olduğunu kabul etti. Nicolas Sarkozy, sivil toplum örgütleri ve mülteci kökenli milletvekilleri ile yaptığı toplantının ardında yaptığı açıklamda, ''çok zor olan göç ve entegrasyon sorusunu yeniden sormak gerekiyor'' dedi. Sarkozy, 'Fransız entegrasyon modelinin bugün başarısız durumda olduğunu' söyleyerek bu sorunun derinlikli olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Bu arada Fransız polisi gece yaşanan şiddet olayların Paris merkezinde de meydana geldiğini bildirdi. Açıklamada pazar-pazartesi gecesi 18 otomobilin ateşe verildiği belirtilirken, önceki gece ile birlikte Paris'te ateşe verilen araç sayısı 35'e yükseldi.

Bir kişi öldü

Fransa'nın en büyük işçi sendikası CGT genel sekreteri Bernard Thibault ve Komünist Parti genel sekreteri Marie-George Buffet, hükümeti banliyölerdeki gençlerle diyaloğa geçmeye çağırdı. Öte yandan geçen hafta Stain banliyösünde evinin altında ateşe verilen çöp varilini söndürmek isterken kafasından darbe alan 60 yaşındaki bir kişi yaşamını yitirdi. Bu da 11 gündür süren şiddet olaylarında yaşamını yitiren ilk kişi olarak kayda geçti.

 

Başörtüsü ile ilgisi yok

 

Fransız hükümeti ise, şiddet olaylarını bastırmak için yeni önlemler alıyor. Televizyondan halka seslenen Başbakan Dominique de Villepin, isyanı durdurmak için 9500 polis ve jandarmanın görevlendirildiğini söyledi. İsyanların kabul edilemez olduğunu belirten Villepin, ordunun olaylara müdahale edeceği yolundaki iddialarıysa yalanladı.Villepin, düzeninin yeniden sağlanmasının bir numaralı sorumlulukları olduğunu vurguladı. Villepin, Başbakan Erdoğan’ın, “Olayların arkasında türban yasağı var” açıklamasını ise, “Ben şiddet olaylarıyla türban konusu arasında bir bağlantı görmüyorum. O sorun halledildi. Çocuklar okullarına döndü” sözleriyle değerlendirdi.

Le Pen: İç savaş habercisi



Fransa’daki aşırı sağcı Ulusal Cephe’nin lideri Jean-Marie Le Pen, şiddet olaylarına sahne olan banliyölerdeki durumu “çok vahim” bulduğunu belirterek, “Bunlar iç savaşın habercisi olabilir” dedi. LCİ haber kanalında konuşan Le Pen, “Durum vahim, daha da vahim hale gelebilir. Görünüşe bakılırsa, bütün bunlar iç savaşı haber veriyor gibi...” ifadesini kullandı. Le Pen, asayişin mutlak surette sağlanması ve Fransız halkına umut verilmesi gerektiğini söyledi.

Belçika ve Almanya’ya sıçradı



Fransa’da 2 göçmen gencin, polisten kaçarken yaşamını yitirmesi üzerine patlak veren olaylar Belçika’ya da sıçradı. Brüksel’de, yabancıların yoğun olarak yaşadığı Sengil ve Anderlecht bölgelerinde dün gece 5 taşıt kundaklandı. Almanya’da da Berlin ve Bremen’de gençler bazı araçları ve çöp kutularını ateşe verdi. Uluslararası basın ise olayların arkasında yatan nedenleri tartışıyor. Fransa’yı saran isyanın yıllardır süren ırkçılık, yoksulluk ve polisin zalim uygulamaları sonucu olduğu görüşü hakim. Olayların başladığı banliyöde yaşayanların yarısının 20 yaşın altında olduğuna ve işsizlik oranın yüzde 40’un üstünde olduğuna dikkat çekiliyor. Polisle çatışan çoğu Afrika kökenli gençlerin yaşları 12-25 yaş arasında değişiyor. Fransa’yı sarsan olaylar, 27 Ekim’de 2 Afrikalı göçmen gencin polisten kaçarken elektrik akımına kapılarak ölmesi üzerine başlamış, bir camiye gaz bombası atılması ve Fransa İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy’in olaylara karışanlara “ayaktakımı” olarak nitelemesi gerilimi tırmandırmıştı.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48