banner15

Paris'te Yükselen Alevler Durdurulamıyor

Fransa’da 2 göçmen gencin polisten kaçarken ölmesinin ardından başlayan olayların önü alınamıyor. Şiddet olayları Paris’in merkezine de sıçradı. Muhalefet İçişleri Bakanı Sarkozy’yi istifaya çağırdı. Polis, dün gece 741'i Paris bölgesi dışında olmak üzer

Paris'te Yükselen Alevler Durdurulamıyor

Paris banliyölerinde başlayan şiddet olayları, Fransa'nın diğer kentlerinin yanısıra Paris merkezine de sıçradı. Gece boyunca süren şiddet olaylarında yaklaşık 1300 araç ateşe verildi. Polis 312 kişiyi sorguladı. Hükümet yetkilileri yaptıkları açıklamalarda şiddet olayları karşısında taviz vermeyecekleri yönünde mesaj vermeye devam ederken, şiddet olayları giderek tırmanıyor. Fransa genelinde yayılmaya devam eden şiddet olayları Paris merkezine de sıçradı. Ulusal polis kayıtlarına göre bu gece 1.295 araç ateşe verildi. Cuma-Cumartesi gecesinin bilançosu ise 897 olarak belirtilmişti. Otomobillerin 741'i Paris banliyölerinde, 554 ise Fransa'nin diğer kentlerinde ateşe verildi. Sorgulananların sayısı ise 312 olarak belirtildi. Önceki gece 253 kişi sorgulanmıştı. İçişleri Bakanlığı şiddet olaylarında çok sayıda polisin yaralandığını belirtti. İlk kez Paris merkezine de sıçrayan olaylarda, merkezdeki iki semtte 28 otomobil yakıldı. Polisle çatışmaların da yaşandığı şiddet olaylarında, Evreux banliyösünde bir alış veriş merkezi ağır tahribata uğradı. Maskeli göstericilerin bazılarında silah olduğu açıklandı. Yakılan otomobillerin yanısıra Paris'in güney banliyösü Corbeil-Essonnes'da McDonald's tahrip edildi. Batı banliyösü Mureaux, gençler polisle çatıştı. Olaylar Fransa'nın batı kentleri Nantes, Rennes, Rouen, Güney-batıda Toulous, merkez doğuda Lyon ve kuzey kentlerinde de yaşandı. Paris banliyölerinde 2.300 polis alarma geçerken, yedi helikopter projektör ve kameralarla banliyölerin güvenliğini sağlamaya çalıştı.

Hükümet zor durumda

Dün olaylara karşı acil önlem alınması için Başbakan Dominique de Villepin etrafında toplanan bakanlar toplantısında, ''şiddete karşı taviz yok'' mesajı çıktı. Başbakan ve bakanları hükümetin bu konuda kararlı olduğunu belirtti. Ancak olayların giderek yayılması hükümetteki krizi giderek derinleştiriyor. Sorunların kaynağı hükümetin göçmen, işsizlik, eğitim, yerleşim, fırsat eşitliği ve yoksulluk politikaları olarak görülüyor. Olaylarda yeralanların çoğunluğu Magreb (Fas, Tunus, Cezayir) ve Afrika kökenlilerden oluşuyor. Hükümetin hassas banliyölere yönelik eşitsizliği derinleştiren politikaları ile 'polis gölgesi altındaki entegrasyon' politikaları şiddet olaylarının patlak vermesinin nedenlerinden biri olarak ele alınıyor.
 
Hollande: Hükümet politikaları sorumlu

Sosyalist Parti Genel Sekreteri François Hollande, Sarkozy'nin şiddetin tırmanmasındaki sorumluluk payının büyük olduğunu belirtirken 'istifadan' bahsetmedi. Hollande, tüm hükümet ve cumhurbaşkanı politikalarının neden olduğunu belirterek, hedefine bir bütün olarak hükümeti aldı. Chirac'ın seçildiği koşulları hatırlatan Hollande, ''Chirac 1995 yılında sosyal kırılma üzerinden seçildi ve 2002 yılında ise güvenlik üzerinden'' diye konuştu. ''Bundan ne çıkar?'' diye soran Hollande, ''sosyal bir kriz ve şiddetin zincirden boşanması, gerçek bir iflas'' dedi. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın çevresi Chirac'ın zamanı geldiğinde açıklamalarda bulunacağını belirtti. Başbakan Villepin, hükümetin birlik içinde tavizsiz ''normale dönmeyi'' dayattığını söyledi.

 

Sarkozy'nin istifası

Öte yandan Sosyalist Parti milletvekilleri, sert bir üslup kullanarak olayları "tahrik etmekle" suçlanan İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'nin istifasını talep ettiler. Yoğun çatışmaların yaşandığı Gonesse şehrinin Belediye Başkanı ve aynı zamanda Sosyalist Parti milletvekili olan Jean-Pierre Blazy, Sarkozy'nin istifa etmesi gerektiğini söyledi.

Chirac uyardı 

Bu arada Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın da olayların daha da büyümesi üzerine İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'yi görevden alabileceği ileri sürülüyor. Chirac'ın 2007'de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en kuvvetli rakibi olan Bakan Sarkozy'yi, bakanlar kurulu toplantısında "üslubuna dikkat etmesi" konusunda uyardığı belirtildi. İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy aynı zamanda Fransız Parlamentosu'nda çoğunluğu elinde bulunduran Halkçı Hareket Birliği Partisi'nin de Genel Başkanı.

Sarkozy’nin halen ‘iyi’ bir imajı var

Şiddet olaylarında en baştaki hedef Nicolas Sarkozy olmasına rağmen, yapılan anketler Sarkozy'nin ülke genelinde halen iyi bir imaj sahibi olduğunu gösteriyor. Le Parisien gazetesinin bu günkü sayısında yayınlanan CSA anketinde, Sarkozy yüzde 57 oranında ''iyi bir imaj'' sahibi. Ankette Sarkozy'nin banliyö sakinleri arasında da imajınıni iyi olduğu belirtildi. Buna göre ankete katılanların yüzde 56'sı 'iyi bir imajı' olduğunu söylerken, yüzde 42'si 'kötü' dedi. Kalite olarak ise Fransızların yüzde 73'ü Sarkozy'i ''aşırı medyatik'' olarak görürken, yüzde 66'sı ''baskı üzerinde çok vurgu yapıyor ama tedbirler yetersiz'' şeklinde görüş belirtti. Ankete katılanların yüzde 63'ü ise, ''bazen şok edici terimler'' kullandığını söyledi.

Aynı şiddet olayları Almanya'da da olabilir

Bu arada Fransa’daki gerginlik Almanya’da da yankı buldu. Hristiyan Demokrat Birlik Genel Başkan Yardımcısı, Brandenburg Eyaleti İçişleri Bakanı Jörg Schönbohm Almanya’da da benzer şiddet olaylarının meydana gelebileceğini öne sürdü. Schönbohm Neuen Osnabrücker Zeitung gazetesine verdiği demeçte, bu tür olayların, göçmen kökenlilerin entegrasyonunun sağlanamaması ve özellikle gençlere bir perspektif sunulamaması halinde yaşanabileceğini belirtti.

Schönbohm: "Türkler de entegre olamadı"

Almanya’da da Paris’tekine benzer gettoların oluşmaya başladığına dikkat çeken Schönbohm, “Almanya’da entegrasyon uzun süredir ciddiye alınmıyor. Oysa bu konuya en kısa süre içinde eğilmeliyiz" dedi. Schönbohm, özellikle büyük kentlerde, Almanya’ya entegre olamamış aralarında ikinci ve üçüncü nesilden gençlerin de bulunduğu çok sayıda Türk kökenlinin bulunduğunu vurguladı.

Schönbohm'a tepki

Schönbohm’un bu açıklaması tepki gördü. Yeşiller Partisi’nin Meclis Grup Başkanı Volker Beck, Schönbohm ile Hristiyan Birlik Partili çok sayıda politikacının entegrasyon konusuna yıllardır yanlış biçimde büyüteç altına aldığını belirtti. Beck “Entegrasyon konusu, öncü kültür anlayışı ya da yabancılara hukuki yaptırımlar uygulanmasıyla çözümlenemez. Bu sorunun anahtarı eşit eğitim ve iş bulma şansına sahip olunmasıdır” dedi. 

 

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48