Peres'den yeni strateji çağrısı

İngiliz gazeteleri haftaya, İran'ın nükleer programına ilişkin gelişmeleri ve hafta sonunda Afganistan'da düşen İngiliz uçağının gündeme getirdiği tartışmalara ağırlık vererek başlıyor.

Peres'den yeni strateji çağrısı

Financial Times'ın kapağında, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan ile İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın zıt taraflara yönelirken çekilmiş bir fotoğrafı yer alıyor.

Gazete, "görüş birliği sağlayamadılar, Annan terslendi" diyor.

"Ancak İranlılar Annan ile nükleer programın tüm boyutlarının önkoşul olmadığı sürece müzakereye açık olmasında anlaştılar. Annan, Tahran'dan önümüzdeki günlerde AB dış ilişkiler sorumlusu Javier Solana ile yapılacak görüşmede güven artırıcı önlemler sunmalarını istedi.

"Bir Asyalı diplomata göre, Annan'ın görüşmesi, nükleer meseleleri konusunda ilerleme sağlanabilmesi için fazla erken yapıldı. 'Zamanlama Lübnan için seçildi, Annan ancak AB-İran görüşmeleri tüketilirse devreye girebilir' diyor bu diplomat."

Annan'ın iki günlük ziyaretinde nükleer program anlaşmazlığında hiç bir ilerleme sağlayamadığını bildiren Times ise başyazısında Avrupa Birliği'ne Washington ile omuz omuza durma çağrısı yapıyor:

"Ahmedinecad utanmaz bir şovmen. Bu yaşananları kendi çıkarı için bir sirke dönüştürebileceğine inanırsa, bunu yapmaktan kaçınmayacaktır. Bu strateji Avrupa Birliği ve ABD bölünürse başarıya ulaşır.

"Zira bir yanda ABD İran'a BM'yi göz ardı etmeme uyarısı yaparken, AB dönem başkanı Finlandiya konunun aciliyet taşımadığı mesajı verdi. Solana daha sonra bu durumu dengelemeye çalıştı. İran ile görüşmeler sulandırılmamalı ve uzamamalı…"

Daily Telegraph'ın Washington çıkışlı haberinde ise, İran'ın Annan'ı 'hiçe saydığı', krizde arabuluculuk çabalarını 'elinin tersiyle ittiği', onu 'eli boş döndürdüğü' hatta Annan'ı iyice utandırmak için provokatif bir adım atarak Yahudi soykırımının var olup olmadığını sorgulayacak bir konferans düzenleneceğini açıkladığı vurgulanıyor.

İngiliz ordusu Afganistan'da zorda mı?

Daily Telegraph ilk sayfasının neredeyse yarısını ise İngiliz ordusunun Afganistan'da bir Nimrud keşif uçağının düşmesine ayırmış.

Gazete 14 mürettebatın ölümü ile ordunun Falklands Savaşı'ndan bu yana en ağır kaybını verdiğini vurguluyor.

Gazeteler, ağırlıklı olarak ordunun Irak ve Afganistan'daki görevlerin altından kalkmak için yeterli kaynağa sahip olmadığını tartışıyor...

Guardian ilk sayfasını İngiliz ordusunun yeni Genelkurmay Başkanı'yla yaptığı özel bir mülakata ayırmış, ordunun Orgerenal Richard Dannatt'ın ifadesiyle görevlerini “ucu ucuna” yerine getirebildiği hükmünü manşetine çekmiş:

"Görevi geçen hafta devralan İngiliz ordusunun yeni komutanı askerlerinin kapasitelerinin son noktasına dek mücadele verdiğini ve hükümetin taleplerini 'ucu ucuna' yerine getirebildiğini söyledi. Sir Richard Dannatt, silahlı kuvvetlere ne kadar kaynak ayrılacağı ve toplumda nasıl bir değer görmeleri gerektiği konusunda bir ulusal tartışma başlatılması çağrısında bulundu.

"Orgeneral Dannatt, ilk mülakatında "Isınıyoruz, kesinlikle ısınıyoruz." dedi. "Bu durumla baş edebilir miyiz? Bir durup düşünüyorum, ucu ucuna evet diyorum" diye ekledi.

"Dannatt, geçmişe atıfla askerlerin 'dördüncü bir Afgan savaşı' vermediğini vurgulayarak ülkede 7.200 olan asker sayısının gelecek yılın ortalarında yarıya düşmesi yolundaki açıklamaların sadece bir umudu yansıttığına dikkat çekti.

Independent, "ülkedeki asker sayısını artıramadığımız sürece hedeflerimizi düşürmeliyiz" görüşünü savunarak ülkenin güneyinde 'taktik bir çekilme'den söz ediyor.

Times ise, İngiliz ordusunun elindeki teçhizatın yazın 50 dereceyi bulan sıcakta, kışın kar ortamında ve yoğun kumda kullanılmak üzere tasarlanmadığına dikkat çekiyor.

Gazete başyazısında Afganistan'daki askerlerin çekilmesi çağrılarını reddederek, Savunma Bakanlığı ve Hazine'ye orduya daha fazla kaynak aktarma çağrısı yapıyor...

Peres'den yeni strateji çağrısı

Bir başka bağlamda olsa da orduda taktik değişikliği savunan bir diğer isim İsrail Başbakan Yardımcısı Şimon Peres...

Peres, Guardian gazetesinde yayımlanan makalesinde, İsrail ordusunun Hizbullah ile yaşanan çatışma ışığında yeni bir caydırıcı güç edinmesi gerektiğini savunuyor ve bunun yeni teknolojiden geçtiğine inanıyor...

"Lübnan'da yeni bir savaş türü gördük. Ne ders alacağız bundan? Hiç bir caydırıcı silah sonsuza dek etkili değil... Bir terörist, örneğin yeni izleme gereçleri ya da devrim yaratan nanoteknoloji sayesinde toplanan istihbarat sonucu bir kalabalık içinde bile tespit edileceğini, silahlarının bulunabileceğini bilirse caydırılabilir.

"İsrail ordusuna 50 yıl önce yeni silah sistemlerini sunma ayrıcalığını tattım, bunun yine yapılabileceğini biliyorum.

"Ayrıca İsrail'in nüfusu (hedef olmaktan çıkarmak için) merkezlerde toplamayıp yayma siyaseti uygulaması ve gerek Lübnan'da gerek bölgedeki tüm ülkelerde tek bir meşru otorite olmasını desteklemesi gerekli. Lübnan hükümeti de Filistin yönetimi de, topraklarının ve silahlı kuvvetlerinin denetimini kaybetti..."

Peres ayrıca Filistin yönetimi konusunda da yeni bir yaklaşımdan yana...

"Bugüne dek yol haritası üzerinde ikili müzakereye hazırdık ancak Hamas, Filistin tarafını buna yanıt vermekten alıkoydu. Buna bir alternatif, İsrail, Ürdün ve Filistinlileri kapsayacak siyasi değil ekonomik bir ortaklık olabilir. Bu üçlü, Kızıldeniz'den Ürdün Nehri'ne dek olan sınır hattını bir ekonomik barış koridoru haline getirmek konusunda zaten anlaştı. Bu koridorda sanayi tesisleri, turizm ve tarım geliştirilecek.

"Ancak anlaşmayı yapanların elinde bunu uygulayacak yeterli kaynak yok. Yeni pazar arayan uluslararası fonlar bu gibi projelere çekilebilir. Ekonomiyi kısmen özelleştirebiliyorsak, barışı neden kısmen özelleştirmeyelim?

"Filistinlilere uluslararası toplumun kabul edebileceği tek zemin olan yol haritası üzerinde siyasi/diplomatik müzakere başlatmayı teklif etmeli ve aynı zamanda da ekonomik sıkıntı boyunduruğunu bu üçgen sayesinde kaldırmalıyız."

"Sürekli savaş"

Independent, 11 Eylül 2001'de düzenlenen saldırıların beşinci yıldönümüne bir hafta kala, bugün kapağını terörle mücadelenin bilançosunu tartışmaya ayırmış...

Bir dünya haritası yayımlayan gazete, ABD'nin terörle savaşına destek mesajı veren ülkelerin aradan geçen beş yılda uğradığı saldırıları sıralamış.

'Türkiye' başlığı altında son beş yılda İslamcı terörün 151 kişinin yaşamına mal olduğu belirtiliyor.

"Amerika Birleşik Devletleri'nin 11 Eylül'e verdiği yanıt, küresel bir terör salgını yaşanmasına ve 2001'den bu yana tahminen 72.265 yaşama mal oldu. Bunların çoğu Iraklılar."

"Resmi Amerikan rakamlarına göre 30 bin 626 kişi ise terör saldırıları ve isyancılarla mücadeleye yönelik operasyonlarda öldü. Afganistan ve Irak'taki harekatlar istikrar ve demokrasi değil, sürekli bir savaş hali yarattı."

Gazete ABD Başkanı Bush'un kamuoyundan destek sağlamak amacıyla Irak'ta artık barışı sağlamanın faydalarından değil, başarısız olmanın getireceği tehlikelerden söz etmeyi seçtiğine de dikkat çekiyor.

Independent yazarı Robert Fisk, bu bağlamda eski İran Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin ilk kez ziyaret ettiği Amerika Birleşik Devletleri'nde yaptığı uyarılara dikkat çekiyor.

"Hatemi 'yeni muhafazakarların siyasetleri daha fazla aşırı ve radikal unsur yaratan bir savaşı ortaya çıkardı' dedi, Chicago'da Independent'a yaptığı açıklamada... '11 Eylül'de yaşananlar onlara korku ve huzursuzluk yaratma becerisi sağladı, şimdi yaşananlar her iki tarafta da aşırılığı güçlendiriyor. Bir savaşa tanık oluyoruz. Bir taraftan baskı geliyor, öte taraftan terör biçiminde aşırı tepki...' dedi.

Hatemi'nin 15 bin Amerikalı Müslümana hitap ettiği konuşmasında Amerikan kamuoyunun rehin alındığı uyarısında bulunduğunu aktaran Fisk, şu yorumla son veriyor yazısına: "Tabii sözleri Amerika'nın başlıca televizyonlarında bir kaç saniyeden fazla yayımlanmadı. Hatemi'nin bilgeliği Washington'da istenmiyor..."

Balkanlar'da enerji planları

Financial Times'ın iç sayfalarında Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin'in Yunanistan ziyaretine dikkat çekiliyor. Gazeteye göre Putin, Yunanistan'a, batıya gaz ve petrol geçiş merkezi olarak bölgesel rolünü geliştirmesi için cazip öneriler sunacak.

"Bulgaristan Cumhurbaşkanı'nın da katılacağı üçlü görüşmeler, Karadeniz'i Ege'nin kuzeyine bağlayacak gecikmeli bir projeyi canlandırmaya odaklanıyor.

"Boğazlardaki trafiği gevşetmeye yönelik proje, Rus petrol şirketlerinin boru hattına yılda 35 ila 50 milyon ton petrol pompalama taahhüdünde bulunmaması yüzünden havada kalmıştı. Ancak Rusya'nın küresel enerji tedarikçisi olma azmi, bunun değişmesini sağladı. Üç liderin projeye onay vermesi, nihai anlaşmanın Aralık'ta yapılması bekleniyor.

"Putin'in gündemindeki ikinci madde ise, Yunanistan'ı Türkiye'den uzanan yeni bir boru hattının kapasitesini iki katına çıkarmaya ikna etmek. Adriyatik altından İtalya'ya uzatılacak bu hat, batı Avrupa'ya doğalgaz sevki için alternatif bir güzergah yaratabilir.

"Karamanlis'in hükümeti ise Rusya'nın Türk-Yunan hattının genişletilmesi ve rekabetçi fiyatla doğal gaz sağlanmasına yönelik girişimine direnmesi için Amerika Birleşik Devletleri'nden baskı görüyor.

"Yunan devlet gaz kurumu 2007'de kısmi özelleştirme hazırlığında olduğundan, Yunanistan'ın teklife yanıt vermeye hazır olmadığı belirtiliyor. Halihazırda Rusya için geçiş ülkesi durumundaki Bulgaristan ise, Türkiye üzerinden Azeri gazını Balkanlara taşıyarak Avrupa'nın Gazprom'a bağımlılığını azaltacak Nabucco projesinin bir parçası."

Türkiye'de yedi yıl boşa mı gitti?

Daily Telegraph, Türkiye'deki şiddetin yeniden tırmandığı değerlendirmesine yer veriyor sayfalarında. Hafta sonunda sekiz askerin, dün de iki kişinin ölümüne dikkat çeken gazeteye göre, "Türkiye'nin yedi yıl önce kazanıldığına inandığı savaş, yeniden kanlı bir şekilde canlanmanın eşiğinde..."

"1999'da Abdullah Öcalan'ın yakalanması, soruna uzun vadeli bir çözüm bulunması yolunda umut yaratmıştı. Bunun yerine, boşa giden yedi yılın ardından, güneydoğuda denetime dair sorun kötüye gidiyor.

"Türkiye'deki Kürtlerin artan şiddete dair gösterdikleri başlıca gerekçe Irak. Irak Sünni, Şiiler arasında bölündükçe, kuzeyde de fiili bir Kürt devleti ortaya çıkıyor. Şahsi sohbetlerde, pek çokları da hükümetin güvenlik kuvvetlerinden gelen tacizi dizginleyemediğinden ve gecekondu semtlerindeki sorunları çözemediğinden yakınıyor. Birisi, 'herkes Türkiye bir olmalı diyor ama bizlere terörist muamelesi yapıyorlar. Bu da bize Türk değil Kürt olduğumuzu düşündürüyor' diyor."

'Sarkozy taçlandırıldı'

Fransa İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'nin, iktidar partisinin Marsilya'daki gençlik kongresinde yaptığı konuşma tüm İngiliz gazetelerinde geniş yer bulmuş.

Independent'a göre, "Fransız sağı, Sarkozy'yi Cumhurbaşkanı adayı olarak taçlandırdı bile".

"Partisinin konferansında alkışlar arasında geçmişin sağ ve sol hükümetlerinden kopuş vadeden Sarkozy, yeni bir hümanizm üzerine yeni bir Fransız modeli kurma sözü verdi, ama sonra yine merkez eğilimli bir konuşma yaptı.

"Yeni yapılan bir kamuoyu yoklamasında, gelecek bahardaki seçimler için öne çıkan tek güçlü merkez sağ aday olan Sarkozy, beş yıllık cumhurbaşkanlığı süresince işsizliği yüzde 8,9 oranından yüzde 5'e indirme sözü verdi. Her gencin 30 yaşından önce altı ay gönüllü olarak kamu hizmeti yapacağından söz etti.

Diğer gazeteler de bu kamuoyu yoklamasına dikkat çekiyor, aday olup olmayacağını henüz açıklamayan cumhurbaşkanı Chirac'ın sadece yüzde üç destek aldığını, Sarkozy'yi tercih edenlerin oranının yüzde 45 olduğunu vurguluyorlar.

Guardian, rock müzik yıldızı Johhny halldiay ve göçmen kökenli genç rapçi Doc Gyneco'nu yanına alarak gençlere hitap etmeye yönelen Sarkozy'nin konuşmasında Chirac'ın adını bir kez bile anlamdığını vurguluyor.

İngiltere'de baskınlar

İngiltere'de terörle mücadele yasaları kapsamında hafta sonunda İslami bir okula düzenlenen baskın ve 14 kişinin gözaltına alınması da İngiliz iç gündeminin başlıca maddelerinden...

Guardian bu kişilerin ayladır polis tarafından izlendiğini belirtirken Daily Telegraph, Sussex'teki baskına uğrayan İslami cemaat okulunu şöyle anlatıyor...

"25 hektar alana yayılan 100 odalı okul 1993'te bir bale okuluyken Bilal Patel tarafından alındı. Okulun arazisinin 1990'ların sonunda halen cezaevindeki radikal görüşlü Ebu Hamza ve taraftarları tarafından kamp alanı olarak kullanıldığı biliniyor. Halen 12 öğrencisi olan okulun sahibi Patel, Hamza ve taraftarlarının 'tuhaf' davrandığı gerekçesiyle okulu terketmesini istemiş.

Times, baskınlarda "terörü yüceltmeyi suç sayan yeni bir yasanın kullanıldığına dikkat çekiyor.

Financial Times da yeni stratejinin yakın bir saldırı tehdidi olmasa da olası terör faaliyetini durdurmaya yönelik bir anlayışın sonucu olduğunu vurguluyor.

Gazete bu kapsamda bin kişinin izlemede olduğunu belirtiyor.

Kaynak: BBC

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner33

banner37