banner39

PKK bağlantısı netleşirse DTP kapanır

DTP davasının delilleri arasında en çok ''Parti yöneticilerinin PKK ile bağlantısını'' değerlendiriliyor.

Arşiv 10.12.2009, 05:56 10.12.2009, 10:17
PKK bağlantısı netleşirse DTP kapanır


Anayasa Mahkemesi, DTP davasının delilleri arasında yer alan 141 olayla ilgili daha çok ''Parti yöneticilerinin PKK ile bağlantısını'' değerlendiriyor. Deliller arasında bir cinayet ve 8 askerin teslim alınması olayları da var.

Anayasa Mahkemesi üyelerinin DTP'nin kapatılması istemli davanın delilleri arasında yer alan 141 adet olayla ilgili daha çok ''Parti yöneticilerinin PKK ile bağlantısı'' konusunu değerlendirdiği öğrenildi.

Parti yöneticilerinin terör örgütü ile bağlarının olduğu kanısına varıldığı taktirde DTP için ''Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı haline geldiği'' gerekçesiyle kapatma kararı verilebilecek. İkinci alternatif olarak da sadece iddianamede adı geçen 8 milletvekiline ya da bunlardan bir bölümüne siyasi yasak getirilebilecek. Mahkeme üyeleri, 11 Aralık Cuma gününe kadar inceleyecekleri dosyada ''Parti ile PKK bağlantısı'' konularında özellikle şu olayları değerlendiriyor:

DTP ADINI ÖCALAN KOYDU: 5 Mayıs 2004'de avukatları ile yaptığı görüşmede Öcalan 'Evet. Yeni bir parti gerekiyor. İsmi Demokratik Toplum Partisi olabilir. Ama tabandan gelecek' demiş ve partinin adını belirlemiştir. Öcalan'ın emirleri ile adı, kurucuları ve genel başkanı, eşbaşkanlık sistemi de dahil olmak üzere, kuruluş çalışmalarının tamamen Öcalan'ın direktifleri doğrultusunda gelişip sonuçlandırıldığı açıkça ortaya çıkmaktadır

HİKMET FİDAN CİNAYETİ: HADEP eski yöneticisi Hikmet Fidan'a DTP için çalışması teklifi iletilmiş, ancak Fidan o tarihlerde PWD adıyla altında kurulan yasadışı örgütle temasa geçmiştir. DTP'ye ret yanıtı veren Hikmet Fidan 06.07.2005 tarihinde Diyarbakır'da öldürülmüş, hiç bir DTP'li olayı kınamamış, cenazenin kaldırılması için Diyarbakır Belediyesinden ambulans talebi de 'deposu delik' gerekçesi ile karşılanmamıştır.

DTP GENEL BAŞKANI AHMET TÜRK: 18.01.2006'da Öcalan için sayın sıfatını kullanmış, yaptığı işlerin ve barışın sağlanmasında önemli bir rol oynadığını beyan etmiştir. Parti Genel Başkanı olması itibarıyla beyan ve eylemleri önemli ve parti için bağlayıcı olduğu kabul edilen Ahmet Türk'ün övdüğü kişinin Öcalan olması farklı ve anlamlıdır. Zira Öcalan, dünya tarafından terör örgütü olduğu kabul edilen, ülkemizde 30 bini aşkın insanın ölümüne yol açan PKK'nın elebaşısı olup, mahkum olduğu hapis cezası infaz edilmektedir. Siyasi partilerin hiçbir şekilde şiddeti yöntem olarak öngöremeyecekleri ulusal ve uluslararası düzenlemelerin temel esaslarındandır. 04.08.2007 tarihinde Meclis bahçesinde NTV isimli TV kanalına verdiği röportajda "Bize PKK'yı kınayın diyorlar. Kınarsak etkimiz kalmaz" şeklinde beyanda bulunmuştur

AYSEL TUĞLUK: 11.12.2006'da Doğubayazıt'da Genel Başkan yardımcısı olarak "Operasyonlar sürüyor, dağlarda kardeşlerimiz yaşamlarını kaybediyor'' ve 21.03.2007'de Van'da "Sayın Öcalan sıradan biri değildir'' demiş,16.05.2006'da Batman'da Öcalan'ın muhatap kabul edilmesini, terörist diye nitelenen insanların kimilerine göre kahraman olduğunu söylemiştir.

SABAHAT TUNCEL: İstanbul'da karıştığı bir cinayet nedeniyle sorgulanan İbrahim Çakmaz, Tuncel'in örgüt elemanlarının giydiği kıyafet ile 2004'de PKK kongresine delege olarak katıldığını beyan etmiştir. Tuncel'in DTP Milletvekili olması, DTP'nin terör örgütü ile içlidışlı olduğunu kanıtlamaktadır.

SELAHATTİN DEMİRTAŞ: 05.07.2005 tarihinde ROJ TV isimli TV kanalına canlı telefon bağlantısı ile katılarak, Öcalan'ın saygıdeğer bir insan ve Kürtlerin önderi olduğunu belirterek' övmüştür.

LEYLA ZANA: PM üyesi olarak 19.07.2007 günü Bingöl'de "Ben Kürdistanlıyım. Buralar Doğu, Güneydoğu değil Kürdistandır. Aslında bu topraklar bizim" ve18.07.2007'de Diyarbakır'da çok açık biçimde PKK ve elebaşı Öcalan'ı övüp lehlerine slogan atılmasını sağlamıştır. 'Önderimiz İmralı'da' demiştir.

AYLA AKAT ATA: Öcalan'ın avukatı olarak ve yasal haklarını kötüye kullanarak teröristbaşının örgütünü ve kurdurduğu siyasi partileri yönetmesine olanak sağlayan talimatların, örgütüne yakınlığı ile bilinen internet sitelerinde yayınlanmasını sağlamıştır.

8 ASKER OLAYI: 21 Ekim 2007'de PKK tarafından kaçırılan 8 askerin geri alınması, DTP milletvekilleri Aysel Tuğluk, Fatma Kurtulan ve Osman Özçelik tarafından örgüt propagandasına dönüştürülmüş, üç milletvekili Kuzey Irak'a giderek terör örgütü elebaşının resimleri ve sözde bayrakları önünde askerleri almalarına ait görüntülerle istenilen propaganda amacına ulaşılmak istenilmiştir.

İBRAHİM BİNİCİ: Öldürülen PKK mensubu Ayfer Serçe ile ilgili 29.07.2007'de Viranşehir'de "Kürt halkına karşı tüm bu vahşi ve kanlı yönelimler Türk ve İran'ın eş zamanlı olarak gerçekleştirdikleri operasyonlarla direk bağlantılı olduğu bilinmelidir" sözleriyle halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmiştir.

FATMA KURTULAN VE SEVAHİR BAYINDIR: Dicle kod S.S. isimli şahıs verdiği ifadelerinde; 2003 yılında Fatma Kurtulan ve Sevahir Bayındır'ın örgüte ait Şehit Harun kampına geldiklerini, kendilerine üç ay süreyle üst düzey sorumlu Pelşin kod Gülizar Tural tarafından siyasi eğitim verildiğini, her ikisinin de örgüt kıyafetleri giydiklerini, eğitimin sonunda siyasi çalışmalarda bulunmak üzere Türkiye'ye döndüklerini beyan etmiştir. Resmi nikahlı eşi Salman Kurtulan'ın halen örgüt içerinde faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır.

Kaynak: Gazeteport

 

banner53
Yorumlar (0)
14
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?