banner39

Rakamların diliyle gelecek

Hz. İsa'nın doğumunda dünya nüfusu 200 milyon civarındaydı.

Arşiv 12.06.2010, 10:11 12.06.2010, 13:50
Rakamların diliyle gelecek

Hz. İsa'nın doğumunda dünya nüfusu 200 milyon civarındaydı. Bu nüfusun ikiye katlanması Fatih'in İstanbul'u fethi sırasında gerçekleşti. Yeniçağın başlamasıyla birlikte 400 milyonluk dünya nüfusunun ikiye katlanıp 800 milyonu bulması için 1770'lerin beklenmesi gerekiyordu. ‘Endüstri Devrimi'yle birlikte 1804'te 1 milyar, 1850'de 1.2 milyar ve 1927'de 2 milyar oldu nüfus. Savaş sonrası 1950'de 2.6 milyara ulaşan insan sayısı, önce 1960'ta 3 milyara, 1975'te 4 milyara ve 1986'da 5 milyara yükseldi.

1999'da ise bir başka milat başladı: 2 bin yıl içinde dünya nüfusu 200 milyondan 6 milyara çıkmıştı. Bugün ise kabaca 6.8 milyar insan yaşıyor yerküre üzerinde!
2050 yılında yaşayan insan sayısı bilimsel tahminlere göre 9.2 milyara yükselecek. Yani Hz.İsa'nın doğumundan bu yana 2050 yıl içinde nüfus 46 misli artmış olacak! En azından ‘U.S. Census Bureau, Population Division'ın gelecek projeksiyonu böyle. 
 
NÜFUS PATLAMASI


Söz konusu kurumun günlük tahminleri de epey can sıkıcı. Örneğin bu yazıyı kaleme aldığım cuma günü saat 08. 45'e kadar her 5 saniyede 21 kişi doğmuş oldu ve dünya nüfusu 6 milyar 850 milyon 713 bin 815 kişiye yükseldi.
Gerçek zamanlı dünya istatistiklerini veren ‘worldometers' son istatistik değişim hızını elektronik bir sayaca bağlayarak insan bilincini cilalayan ilginç bir uygulama. İnternet sayfasında gelişmeleri zaman birimleri üzerinden sayısal olarak anında görebiliyorsunuz. Hem de saniye, dakika, saat, gün, ay, yıl ölçeğinde!
Sanki bir şeylere dikkat çekmenin ekran üzerinde görsel dürtüsü kurgulanmış! Ekrana baktığınızda muazzam bir yükün altında eskimiş, tahrip edilmiş dünyamızın nasıl değişmekte olduğunu anlayıp, bir anlamda geçen zamanın gizemini kavrıyorsunuz.
Örneğin sayıların sürekli aktığı kadranda şu ana başlıklar var: ‘Bu yılki doğumlar, ölümler ve de yaşayanlar!' Zamanı durdurup ekranı okuduğumda şunu görüyorum:
11 Haziran 2010 saat 09.00'a kadar yılbaşından bu yana 61 milyon 532 bin 750 kişi doğmuş; 26 milyon 885 bin 900 kişi ölmüş! Doğumlar neredeyse ölümlerin 2.3 misli! 
 
ÜRETİM TÜKETİM DENGESİ

‘Worldometers' üretimle de ilgileniyor: Örneğin, yılbaşından bu ana kadar 22 milyon 973 bin adet araba üretilmiş. Sıradan bisiklet üretimi daha hızlı olmasına rağmen (50 milyon civarında) motorlu araç sayısındaki hız gerçekten baş döndürücü!
Rekor ise bilgisayar satışlarında: Aynı tarih ve de saat itibariyle kabaca yılbaşından bu yana 126 milyon 500 bin bilgisayar satılmış. İş bilgisayar faslına gelince her satışta atan kontör sayısını gözle dahi takip etmek mümkün olmuyor.
Üretim düzeylerinin hemen altında ise yarınları tahmin etmekte kullanılabilecek yine baş döndürücü rakamların akışı görülüyor. Yılbaşından bu yana kabaca 232 milyon adet gazete satılmış. Sinema seyircisi bile çok daha fazla! Fakat internette indirilen sayfa sayısı saniyeyle değil saliselerle ölçülecek cinsten: Rakam şu anda 14 milyara ulaşmak üzere. Üstelik sayıların akış hızını gözle saptamak da mümkün değil.
Tüm bunlar istatistik biliminin magazin tarafı. Benim en çok dikkatimi çeken şeyler ise daha altlarda bir yerlerde. Bunlar da salise hızında akıyor ve rakamların dili tek kelimeyle korkunç: Örneğin aynı zaman durağında yılbaşından bu yana erozyon nedeniyle tüm dünyada tarım arazisi kaybı yaklaşık 10 milyar 500 milyon ton! Orman kaybı ise 5 milyon hektarı geçmiş! Ve temiz su kaynaklarına şu an itibariyle ulaşamayan insan sayısı 1.5 milyar adede ulaşmak üzere! Bu arada yine saliseler düzeyinde akan bir başka istatistik daha var ki o daha da ilginç: Amerika'da bu yıl diyete harcanan para 18 milyar dolara yaklaşıyor!
Peki, akıp giden rakamlar arasında insanı yüreklendirecek hiç mi bir şey yok? Yeterli beslenemeyen 1 milyarı aşkın kişiyi görmezden gelirseniz bu yıl üretilen gıda miktarı şimdiden 2 milyar 500 milyon tona ulaşmış. Kişi başına ne düştüğünü hesaplamak ise size düşüyor. Amma velakin sadece bugün açlıktan ölen insan sayısının 10 bin 700 kişi olduğunu unutmamak lazım!
 
GELECEĞİN İŞİ ENERJİ


Çağımızın en parlak işinin enerji olduğunu ispatlayan son bölümde ise rakamlar dörtnala kalkmış koşup duruyor. Bu yılki enerji üretimi kömür ölçüsü baz alındığında 11.9 milyar ton. Tüketim ise 11.2 milyar ton! Arada pek fark yok gibi. Lakin rakamların akışına baktığınızda bir süre sonra büyük bir açık oluşacağı anlaşılıyor. Neyse ki yeryüzüne ulaşan güneş enerjisi aritmetik algımızı zorluyor da geleceğin enerjisinin güneşten sağlanacağını anlatıp rahatlatıyor bizi.
Aslına bakarsanız bu uygulama ünlem işaretleriyle dolu bir uyarı görevi yapıyor. Basit ama oldukça anlamlı! Bir bakıma Sümer uygarlığından bu yana gelişmiş astrolojik tahminler evriminin daha bilimsel bir şekli. Sayılar yoluyla geleceği okuma anlamına gelen ‘aritmansi' gizemciliğinin modern zamanlara yansımış akılcı bir versiyonu gibi sanki!
Meraklılarına önerim hemen internete girip ‘worldometers.info'yla tanışmaları. Bir işadamının zihnini şu tatil gününde biraz olsun rahatlatıp hayal dünyasını renklendirecek basit ama anlamlı bir uygulama.
 

Kaynak /Referans (Nur Demirok'un yazısı)

banner53
Yorumlar (0)
30
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?