banner15

Rehn: Kapatmaya karşı tarafsız kalamayız

Olli Rehn, AK Parti'nin kapatma davası sürecinde AB'nin duruma tarafsız kalamayacağını söyledi.

Rehn: Kapatmaya karşı tarafsız kalamayız


AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, AK Parti'nin kapatma davası sürecine ilişkin olarak Türkiye aday ülke olduğu için AB'nin sürece tarafsız kalamayacağını söyledi.

Rehn, Türkiye-AB Troykası Dışişleri Bakanları Toplantısının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, yararlı görüşmeler yaptıklarını belirterek, hem müzakereler hem de reform süreci açısından önemli bir toplantı olduğunu belirtti.

Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerin sürdüğünü ifade eden Rehn, "Ancak bunun hızı daha da fazla olabilirdi. Bu da reformlara bağlı bir konu. Özellikle, biz bu toplantıda daha fazla faslın görüşmeye açılabilmesi için belli noktaları görüşmeye çalıştık. Daha temel anlamda da yasal ve demokratik reformların genişletilmesi ve daha açık bir toplum yaratılması konusunun önemine dikkati çekmeye çalıştık" diye konuştu.

301'İN UYGULAMAYA GEÇMESİNİ BEKLİYORUZ"

Vakıflar kanunuyla ilgili gelişmelerin önemli bir basamak olduğunu belirten Rehn, aynı zamanda ifada özgürlüğü anlamında da TCK'nın 301. maddesinde değişikliğe gidilmesini de memnuniyet karşıladıklarını, ancak tam olarak uygulamaya geçilmesini beklediklerini ifade etti. Rehn, değişikliğin mutlaka pratiğe dökülmesi gerektiğini, bunun sahada nasıl işlediğinin görülmesi gerektiğinini altını çizdi. Rehn, Türk yetkililerinin ifade özgürlüğünün sağlandığını, gerçek anlamda garanti altına alındığını ve bu ülke içindeki herkes için geçerli olduğunu göstermesi gerektiğini kaydetti.

Toplantıda ayrıca, yasal ve demokratik reformların önemine dikkati çekmeye çalıştıklarını söyleyen Rehn, şöyle devam etti:

"Bunun için yapılması gereken daha çok fazla şey olduğu konuştuk. Özellikle daha geniş kapsamlı reformların yapılmasının önemli olduğunu söyledim. Bunlardan biri yargı reformu. Türk vatandaşları yargı reformunu gerçekten hak ediyorlar. Bunun bağımsız, tarafız ve güvenilebilir bir reform olmasını, tamamlanmasından sonra da geniş kapsamlı bir stratejiyle hayata konulmasını hak ediyorlar."

Rehn, bu anlamda hakimlerin ve savcıların eğitilmesinini önemli olduğuna işaret etti.

Ombudsmanlık kurumunun oluşturulması konusunun da gündeme geldiğini belirten Rehn, bunun vatandaşların kendi rahatsızlıklarına çare bulabilmeleri için önemli bir kurum olacağını, bu sayede din, ırk ya da cinsiyet gibi konularda şikayetlerini iletebilecekleri belirtti.

"Laiklik ve azınlık haklarıyla ilgili gerilimlerin olduğu noktalarda, bu kuruluşların gerilimleri azaltabileceğini" ifade eden Rehn, bunun, sorunların her zaman mahkeme önüne gitmeden, yasal şekilde çözümünü, hataların düzeltilmesini sağlayabilecek kamu yönetimi konusunda önemli bir kuruluş olacağını düşündüğünü kaydetti.

SENDİKAL HAKLARA DİKKAT ÇEKTİ

AB Komisyonunun 1 Mayıs olaylarıyla ilgili orantısız güç kullanımı konusunda rahatsızlığını dile getirdiğini belirten Rehn, Türk yetkililerine sendikal hakların göz önünde bulundurulması ve AB standartlarına getirilmesi konusunda çağrıda bulunduklarını ifade etti. AK Parti kapatılması davasıyla ilgili olarak da Rehn, "AB, Türkiye bir aday ülke olduğu için çok fazla tarafsız kalamayacaktır. Bu yüzden önemli olan, bunun demokratik prensipler, hukuk kuralları, AB ve Venedik Komisyonu standartları çerçevesinde ve aynı zamanda Türk anayasasının 9. maddesi esasına göre çözülmesi gerekiyor" dedi.

Türkiye'nin çok yakında bunun üstesinden geleceğini düşündüklerini de ifade eden Rehn, bunu sağlamanın en iyi ilacının reform sürecini tekrar yoluna koymak ve bunu siyasi diyalog ve uzlaşı kültürüyle artırmak olduğunu belirtti.

Rehn, "Bunların ülke içinde demokratik süreçlerle halledilmesi gerekiyor. Türkiye ancak bu sayede geriye gidiş değil ileri doğru gidişi gösterecektir" diye konuştu.

"1 MAYIS'TA ORANTISIZ GÜÇ KULLANILDI"

1 Mayıs olaylarına yönelik Türk hükümetine ne gibi uyarılarda bulunduğuna yönelik soru üzerine Rehn, "1 Mayıs olaylarına ilişkin olarak Türk polisinin orantısız güç kullanması konusuna değindik ve bu tip olayların soruşturulması gerektiği konusundaki beklentimizi ilettik" dedi.

Sendikal haklara ilişkin kanunların Türkiye'de TBMM'nin bir an önce önüne gelmesi gerektiğini söyleyen Rehn, bunların özellikle sosyal politikalar konusundaki fasılların açılabilmesi için önemli maddeler olduğunu kaydetti.

Rehn, "Bundan sonraki günlerde de Türkiye'nin AB kanunlarına sendikal haklar konusunda hem pratikte hem teoride ne kadar saygı duyup duymadığını, ne kadar uyumlu olup olmadığını göreceğiz" diye konuştu.

KAPATMANIN AB SÜRECİNE ETKİSİ

AK Parti için kapatma kararı çıkırsa müzakerelerin nasıl etkileneceği yönündeki soru üzerine de Rehn, "Önemli olan bunun demokratik prensipler ve hukuk devleti çerçevesinde çözülmesi ve olumsuz sonuçların çıkmaması. Türkiye'nin AB'ye katılımı konusunda negatif sonuçlar alınmaması gerekmektedir" dedi.

AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'un "Türkiye'nin içinden geçtiği süreç sonunda laiklikle demokrasinin Müslüman bir ülkede uygulanıp uygulanamayacağının ortaya çıkacağı" şeklindeki sözlerinin hatırlatılması ve süreç sonunda tam üyelik hedefinde bir değişiklik olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Rehn, "Henüz olmamış bir şey hakkında spekülasyonlarda bulunmayalım" dedi.

Rehn, Barrosso'nun açıklamalarında demokratik ve laik toplumun öneminin altının çizildiğini belirterek, "Bunlar bir toplumda var olduğu zaman, eşit hakları da garantilemiş olur. Avrupa laikliğe böyle bakar. Ben de bunun altına imzamı atıyorum. Bunun AB üye ülkeleri ve aday ülkeleri için önemli olduğunu düşünüyorum" dedi.

Kaynak: AA

 

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2008, 17:17
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35