banner39

Reklam sektörü güçlenerek büyüyor

MÜSİAD Reklam Sektör Kurulu Başkanı Bilal Arıoğlu, reklam sektörünün çok güçlendeceğini belirtti.

Arşiv 26.03.2010, 00:40 26.03.2010, 00:40
Reklam sektörü  güçlenerek büyüyor


Röportaj: Fahri Sarrafoğlu/Dünya Bülteni

MÜSİAD Basım Yayın Ambalaj Reklam Sektör Kurulu Başkanı Bilal Arıoğlu, “Önümüzdeki 5 yılda kişi başına reklam yatırımları 100 dolara ulaşacak” dedi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları  Derneği’nde(MÜSİAD), 19. Olağan Genel Kurul öncesinde Sektör Kurulları’nda, yeni dönem Başkanlık seçimleri yapıldı. Basım Yayın Ambalaj Reklam Sektör Kurulu başkanlığına yeni seçilen Bilal Arıoğlu ile krizde en fazla etkilen reklamcılık sektörünün durumu ile ilgili görüştük. 

İŞ DÜNYASI REKLAMIN GÜCÜNÜ KEŞFETTİ 

Türkiye'de iş  dünyasının reklamı sizce sevmeye başladı  mı? Yani reklamın gücünü  henüz anladı diyebilir miyiz?
Artık bir malı üretmekten çok pazarlamasının önem kazandığı bir döneme girdik. Elbette iş dünyası da bunun farkına vardı. Rekabete dayalı bir ekonomik yapıda ürününüzü duyurmak ve özellikleri konusunda tüketicileri bilgilendirmek zorundasınız ki  müşteri sizin ürününüzü diğerlerine göre tercih edebilsin. Son beş yılda Türkiye’deki reklam veren sayısı yüzde de yüz artmıştır. 2004 yılında on binlerde olan reklam veren sayısı bugün yirmi binin üzerine çıkmıştır. Bu da açıkça gösteriyor ki iş dünyamız reklamın gücünü karamaya başlamıştır.

YAZILI BASIN GERİLİYOR TV REKLAMLARI İSE BÜYÜYOR 

AB 'ye göre firmalarımızın reklam harcamalarını karşılaştırabilir miyiz? AB ülkelerine göre geride miyiz ileride mi?
Ülkemizde reklam sektörü  özellikle seksenli yıllarda serbest piyasa ekonomisine geçmemizle birlikte ivme kazanmaya başladı. Doksanlı yılların başında yayına başlayan özel televizyonlarla birlikte görüntülü reklamlar hızlı bir gelişim sürecine girdi. Bu sebeple yazılı basınının %50 lerin üzerindeki payı bugün %30 lara gerilemiştir. Televizyon reklamları ise Tersine bir gelişme göstermiştir.%30lardaki payı bu gün %50 lere varmıştır. Ülkemizde GSMH’nın ortalama 700 milyar dolar olduğunu düşünürsek. Bu miktardan Reklam harcamalarına düşen pay 3 Milyar dolar civarındadır. Yani reklam yatırımlarının toplam GSMH dan aldığı pay %0.50 çıvarındadır.  Kişi başına 10 000 dolar olarak düşen milli gelirden reklam sektörünün aldığı pay ise kişi başına 40 doları bulmaktadır. 

AB’de durum nedir, bu duruma göre?
Bu oranı diğer AB ülkeleri ile karşılaştırırsak. Almanya’da GSMH 2.3 trilyon dolar. Ve Kişi başına milli gelir 28 000 dolar dır. Almanya'da Kişi başına reklam harcaması ise 250 dolar cıvarındadır. Yine GSMH sı 1.4 trilyon dolar cıvarında olan Fransa’da Kişi başına milli gelir 24 000 dolardır.. Kişi başına reklam harcaması ise 206 dolar cıvarındadır. Yani bu iki AB ülkesi bizden yaklaşık 6 kat fazla reklam harcaması yapmaktadırlar. İngilterede ise kişi başına reklam harcaması 300 doları bulmaktadır. Diğer bir deyişle bizde %0.50 olan reklam yatırımları AB ülkelerinde %1 in üzerindedir. Buradan şu sonuca ulaşabiliriz. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde Türkiyedeki reklam harcamalarının 100 dolara ulaşacağını söyleyebilmek mümkündür. Çünkü Reklam sektörü Ekonominin normal olduğu dönemlerde ortalama %20 civarında büyüme gösterebilen bir sektördür. 94 ve 2001 krizinden sonraki dönemlerde 95 – 98 ve 2002- 2007 arası dönemlerde büyüme bu şekilde olmuştur.

İNTERAKTİF REKLAMCILIK HIZLI GELİŞİYOR

Yeni reklam mecraları  konusunda görüşleriniz nelerdir? Değerlendirilmeyen mecralar veya yeni mecralar olduğunu düşünüyor musunuz?
Sektörün en hızlı  gelişme kaydeden alanı interaktif reklamcılıktır. İnternet reklamları ülkemizde özellikle iki binli yılların başından itibaren sürekli gelişme gösterebilen bir yapıya kavuşmuştur.  Ekonominin istikrarlı olduğu 2002- 2008 Arası dönemde ortalama her yıl %50 lik bir büyüme gösterebilmiştir. Türkiye’de İnternet reklamlarının hacmi 2003 yılında yaklaşık 10 milyon dolar iken 2006 da 25 milyon dolara, 2007 de 40 milyon dolara 2008 de 70 milyon dolara gelmiş 2010 yılında ise 100 milyon doları aşması beklenmektedir. İnternet reklamlarının bu denli hızlı gelişmesinde doğrudan hedef kitleye ulaşması ve sonuçları ile de en hızlı ölçülebilir mecra olması çok önemlidir. Kısa bir dönem içerisinde de e- ticaretin önemli bir gelişme kaydedeceği görülüyor. Bu gelişmelere ayak uyduramayan şirketlerin ciddi bir sıkıntı içerisine gireceklerini söylemek mümkündür.

Bunun dışında başka alanlar var mıdır?
Bir diğer alan da Açıkhava autdoor relamcılığıdır Doksanlı yıllarda %2lerde dolaşan payı bugün %7 lere ulaşmıştır. Açıkhava  Reklamcılar Derneği’nin Üyeleri ile ilgili yaptığı ankette de autdoor  reklamcılığının 2010 yılının en hızlı büyüyecek sektörlerinden birisi olacağı görülmektedir. Artık her türlü alanın bir reklam mecrası olarak değerlendirildiği bir süreci yaşıyoruz.

HALA MARKALAŞMA LİGİNE GİREMEDİK

Markalaşmanın adını  biliyoruz, sözünü yapıyoruz ama gerçekten markalaşıyor muyuz sizce?
En büyük eksikliğimiz maalesef markalaşma ligine giremememizdir. Bugün Microsoft, Google, CocaCola gibi uluslar arası bir markamız yok. Bu şirketlerin her birinin marka değerleri bizim toplam ihracatımıza yaklaşmaktadır. Markalaşma dediğimiz süreç uzun bir yoldur. Önce bir kurum kültürü oluşturmamız gerekiyor. Oysa bizim şirketlerimiz hala daha kişiye endeksli aile şirketi olma konumundan çıkamadılar. Ama yine de son yıllarda markalaşma bilincinin ve markalaşma hedeflerinin iş adamlarımızın gündemine girmesi olumlu bir gelişmedir. Marka değeri oluşturamamamızın önündeki en büyük engellerden birisi de bizim kuşağımızın sermaye düşmanlığı ile büyümesi. Lise yıllarımda bir arkadaşımın babası orta sınıf bir işletme sahibi idi ancak öğretmenlerimiz babanız ne iş yapıyor diye sorduğunda bu arkadaşımız hep utana sıkıla babasının bu durumunu söyleyebilirdi. Müteşebbis ruhlu ve işletme sahibi olmanın önemini ancak issizliğin bu kadar yaygınlaştığı bir dönemde anlayabiliyoruz. O dönemlerde bürokrasinin de iş dünyasına bakışı maalesef çok farklı değildi. Özellikle Türk dizilerinin bugün 50 ye yakın ülkede gösterimde olması Sanayi bakanlığımız ve Odaları harekete geçirmiştir. Önümüzdeki günlerde bu dizilerde kullanılan objelerin yerli markalarımız olmasının teşvik edilmesi üzerinde bir çalışma yapılması sevindiricidir.
 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?