banner15

Şaban: 'Ortadoğu'yu yeniden parçalamak istiyorlar'

Şaban: 'Ortadoğu'yu yeniden parçalamak istiyorlar'

ŞAM - Suriye Göçmenler Bakanı Buseyne Şaban,
Ortadoğu'nun bugün içinden geçtiği zor dönemde Müslümanlar olarak
üzerlerine görevler bulunduğunu ve bu görevleri sevgi ve dayanışmayla
yerine getirebileceklerini belirterek, Türk aydınların Şam'a yaptığı
ziyaretin bu dayanışmanın bir göstergesi olduğunu söyledi.
Şaban, ABD'nin politikalarına karşı Suriye halkı ile dayanışma
için sivil toplum kuruluşu Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu ile
birlikte Şam'a gezi organize eden Doğu Konferansı'nın başkanı Mehmet
Bekaroğlu ile ortak basın toplantısı düzenledi. Türk aydınlarının ziyaretinin kendilerini aslında şaşırtmadığını,
ortak tarih ve köklü ilişkiler paylaştıkları Türk halkından bu
dayanışmayı zaten beklediklerini ifade eden Şaban, Irak'taki savaşın
başlamasından önce de Türkiye'nin resmi tutumunun bütün Arap
ülkelerini sevindirdiğini ve duygularını ateşlediğini kaydetti.
Şaban, savaşların insanlığın lehine olmadığını kaydederek,
Suriye'nin de Türkiye gibi, bölgenin istikrari ve barışı için
çalıştığını ve bu çabalarını sürdüreceğini vurguladı. Irak'taki savaşın bölgeye olumsuz etkilerinin halen sürdüğüne,
ülkede hala ölümlerin devam ettiğine işaret eden Şaban, İslam'ın sanki
sadece radikal unsurlardan ibaretmiş gibi düşünen kesimler olduğundan
şikayet ederek, ''İslam, adalet ve sevgi dinidir, savaşın dini
değildir'' dedi. Suriye halkı ve hükümetinin, Türkiye'ye karşı her zaman saygı ve güzel duygular besleyeceğini de ifade eden Şaban, Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad'ın sözüne işaret ederek, Suriye'nin Türkiye ile olan ilişkisini normal seviyenin üstüne, stratejik düzeye yükseltmeyi
istediklerini belirtti. Şaban, Lübnan'ın eski başbakanı Refik Hariri'yi öldüren güçlerin, bölgenin istikrarını istemeyen, bölgede yeniden bölünme ve düşmanlık
yaratma duyguları ortaya çıkmasını isteyen kesimler olduğunu savundu.

-''Güçlü Lübnan güçlü Suriye demektir''-

Hariri'nin öldürülmesinden sonra, ''Suriye ve Lübnan üzerine
baskıların arttığına'' işaret eden Şaban, ''Neden Suriye ve Lübnan
diyoruz? Çünkü güçlü Lübnan güçlü Suriye demek, zayıf Lübnan ise zayıf
Suriye demektir'' ifadesini kullandı. Şaban, bugün herkesin sadece Lübnan ve Suriye'den sözettiğini ve
bunu da abartarak yaptığını, İsrail'in yaptıklarından ise hiç kimsenin
sözetmediğine işaret ederek, ''Bu oyun çok tehlikelidir, çünkü bu
oyunun amacı bölgedeki bütün halkları, ülkeleri parçalamak, küçük
ülkelere dönüştürmektir'' diye konuştu. Avrupalılar bugün ''tek bir kimlik'' sahibi olmaya calışırken,
ABD'nin ise kendilerini bölmeye çalıştığını savunan Şaban, Arap
ülkelerinin de eksikleri bulunduğunu, ancak bugün hiçbir ülkenin
''örnek ülke'' seviyesinde olmadığını kaydetti. Şaban, ''Bizi en çok
şaşırtan şey, çok uzaklardan buraya gelen bazı güçler, halkımızı
bizden daha çok sevdiklerini ifade ediyorlar'' dedi. Büyük Ortadoğu Projesi'nin, ''birleşmiş bir bölge değil'', etnik
ve dini olarak parçalanmış gruplar oluşturmayı amaçladığını da öne süren
Şaban, ''ABD bölgenin problemleriyle ilgilenecekse İsrail'in
yaptıklarıyla da ilgilensin'' ifadesini kullandı. Şaban, tüm dünyada entegrasyon hareketlerinin olduğu bir dönemde
bölge ülkeleri arasında yakınlaşmanın önemini de vurguladı.

-Bekaroğlu-

Doğu Konferansı Başkanı Bekaroğlu da, ''Suriye'ye yönelik yakın
tehditten dolayı Şam'da olduklarını'' ifade ederek, otoriter rejimlere
karşı olan tutumlarından vazgeçmediklerini, ancak ''bunlar bahane
edilerek katliamlar yapılmasına karşı çıktıklarını'' belirtti.
Tamamen sivillerden oluştuklarını, hükümetle ilgilerinin
olmadığını, bölgedeki sorunları görmezden gelemediklerini kaydeden
Bekaroğlu, şöyle konuştu: ''ABD'nin bölgeye demokrasi getireceğinin tamamen yalan olduğuna inanıyoruz. Elbette demokrasiye, hak ve özgürlüklere ihtiyacımız var ama bunları kendimiz elde edeceğiz. ABD, Suriye'den Lübnan'ı terketmesini istiyor. Evet Suriye askerleri Lübnan'ı terketsin ama İsrail askerleri de Golan Tepeleri'ni, Filistin'in işgal edilmiş
topraklarını terketsin. ABD askerleri Irak'ı, Afganistan'ı terketsin.
Böyle çifte standart olmaz.'' Bekaroğlu, bir soru üzerine, bölgeye yönelik tehdidin sadece askeri bir saldırı şeklinde olmadığını, bölgenin ekonomik, siyasal ve kültürel olarak da kuşatılmış durumda olduğunu öne sürdü.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48