banner39

Şalit'in görüntüleri yayınlandı

Esir askerin görüntülerini önce ailesi izledi, sonra televizyonda yayınlandı

Arşiv 03.10.2009, 07:17 03.10.2009, 14:40
Şalit'in görüntüleri yayınlandı


Dünya Bülteni/Haber Merkezi

Gazze Şeridi'nde 3 yıldan fazla süredir bilinmeyen bir yerde tutulan İsrailli asker Gilad Şalit'in hayatta olduğunu gösteren ilk video görüntüleri, Alman arabulucu Ernst Urlau tarafından, İsrailli yetkili Hagai Hadas'a teslim edildi.

Şalit'in, 14 Eylül 2009 tarihli bir Arap gazetesini kameraya doğru tuttuğu, yazılı bir metinden yaptığı kısa konuşmada durumunu anlattıktan sonra serbest kalmak istediğini söylediği kaydedildi.

Üzerinde koyu renk bir üniforma bulunan Şalit, sözlerine "Ben Gilad Şalit" diyerek başlıyor ve askeri kimlik numarasını veriyor.

Şalit, "14 Eylül tarihinde yayımlanan Filistin gazetesini elimde tutuyorum" derken, kamera da elindeki gazetenin tarihine zum yapıyor.

"Gazeteyi elimde tutuyorum, ama serbest kalacağıma dair bir haber göremiyorum" diye konuşan Şalit, "Uzun süredir serbest kalacağım günü bekliyorum. Umarım şu andaki Başbakan Binyamin Netanyahu zaman kaybetmeden anlaşmayı kabul eder ve evime dönerim" diye devam ediyor.

Anne ve babasını çok özlediğini de belirten Şalit, babasının 31 Aralık 2005'te birliğine geldiği günü hatırlatarak, beraber yaptıklarından kısaca bahsediyor.

Şalit, Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları militanlarının kendisine çok iyi davrandığını da vurguladı.

Zaman zaman sesinin titrediği gözlenen Şalit, bir ara elinde gazeteyle ayağa kalkıp, sağlıklı olduğunu göstermek için bir-iki adım atıp, sonra tekrar sandalyesine oturdu.

İsrail Kanal 2 Televizyonu'nun Orta Doğu uzmanlığıyla bilinen yorumcularından Ehud Yaari, görüntülerin 14 Eylülde alınmasının önemine dikkat çekerek, bugünün, Selahaddin Eyyubi'nin Haçlıları yendiği ve Kudüs'ü ele geçirdiği güne denk geldiğini ifade etti.

Yaari'nin iddiasına göre, Hamas görüntülerin alınmasını özellikle bu tarihe denk getirdi.

banner53
Yorumlar (0)
25
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?