banner39

Şark ül Evsat:Irak'taki yangına seyirci mi kalacağız?

Acaba genel olarak Müslümanlar ve özel olarak Araplar Irak'ı şu günlerde yakıp kavuran yangına seyirci mi kalacak? Aynı soruyu daha önce Yemen'in nispeten benzer bir durumdan geçtiği, ordu ve cumhuriyet muhafızlarının Sa'da bölgesinde 'Havsi

Arşiv 06.07.2018, 09:30 06.07.2018, 09:31
Şark ül Evsat:Irak'taki yangına seyirci mi kalacağız?

FEHMİ HUVEYDİ

Acaba genel olarak Müslümanlar ve özel olarak Araplar Irak'ı şu günlerde yakıp kavuran yangına seyirci mi kalacak? Aynı soruyu daha önce Yemen'in nispeten benzer bir durumdan geçtiği, ordu ve cumhuriyet muhafızlarının Sa'da bölgesinde 'Havsi' yandaşlarıyla çatıştığı sıralarda yöneltmiştim. Çatışmalar kesintili olarak bir yıldır sürüyor. Arap milleti ise hiç harekete geçmeksizin maalesef olup bitenleri televizyon ekranlarından izlemeyi tercih etmekte.
Şu an Irak'ta Şiilerle Sünniler arasında çatışmanın şiddeti artıyor. Durum karşılıklı hesaplaşmalara kadar vardı. Haberler Irak polisinin Sünnilere karşı çatışmalarda taraf olduğunu belirtiyor. Maalesef tasfiyeler âlimlere ve üniversite hocaları gibi seçkin isimlere uzandı. Bu gerginliğin tırmanması karşısında bazı Sünniler Şii 'blokuyla' mücadele için farklı grupların toplandığı bir blok kurdu. Geçen cuma günü bin kadar din âliminin katılımıyla gerçekleşen dini liderler toplantısında öldürme ve tutuklamaları protesto etmek amacıyla üç gün camilerin kapatılması kararı alındı. Ayrıca tutukluların maruz kaldığı ölümler ve işkencelerin soruşturulması için bağımsız komisyon kurulması, olaylara müdahalede gecikmesi veya işbirliği yapmakla suçlanması sebebiyle içişleri bakanının istifa etmesi istendi.

Sadr işbaşında
Bu arada şunlar da oldu: ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı, yangının giderek büyümesi nedeniyle sükûneti sağlamak amacıyla Bağdat'a geldi. Mukteda Sadr, Sünni Müslüman Âlimler Heyeti ile Bedir Tugayları'nın bağlı olduğu Şii Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi yönetimi arasında arabuluculuk için harekete geçti. Sünnilere yönelik tasfiye ve tutuklama operasyonları bu örgütün birimlerine dayandırılmakta. Arap Birliği Genel Sekreteri Sözcüsü Irak'ta yaşananlardan duyduğu kaygıyı dile getiren bir bildiri yayımladı. Bazı Arap dışişleri bakanları benzer endişelerini dile getirdiler. İslam Konferansı Örgütü de benzeri açıklamalarda bulundu.
Tüm bunlar şu anlama geliyor: Herkes bir şeyler yapıyor, ama Arap başkentleri ve İKÖ sadece konuşmakla yetinmekte.
Aynı zamanda Arap ve İslam ülkelerinin tutumu, zincirdeki en zayıf halkayı oluşturuyor. Sorumluluklarına sırt çevirip olup bitenleri izlemekle yetiniyorlar. Peki bu durum makul mü?

Siyah-beyaz değil
Daha önce bu köşede bütün Şiilerin işgal destekçisi ve tüm Sünnilerin de 'terörist' olmadığını ifade etmiştim. Şu an göz önüne almamız gereken bu. Buna ekleme yapacak olursam Irak'ta yaşananları, Sünni-Şii çekişmesi olarak nitelemek istemiyorum ancak şu ana kadar her iki taraftaki bağnaz gruplar arasında bir tür hesaplaşmaya gidildiği söylenebilir. Bütün istenen mümkün olduğunca çatışmanın kontrol altına alınması ve insanların genelinin bu hesaplaşmalardan etkilenmesinin önüne geçilmesi.
Irak ulusu hâlâ birbirine kenetlenmiş durumda; hassasiyetleri, etnik ve mezhebi acıları aşan Irak seçkinlerinden önemli bir bölüm, ülkenin birinci sorununun işgal olduğunun idrakinde. Bu umut verici.
Sünni-Şii çatışmasının tarafları olayların sorumluluğunu diğerine yükleyen şahitler ve deliller listesine sahip.
Ancak yangının söndürülmesine yönelik her türlü çalışmaya da hazırlar.
Peki bu tür bir çalışmaya kim öncülük edebilir. Aklıma ilk aday olarak İslam Konferansı Örgütü geldi. Fakat hükümetlerle ve bu hükümetlerin tutumlarıyla bağlantılarının bu rolü geciktirebileceğini düşündüm. Bu yüzden kapsamı içinde başta Şiiler ve Sünniler olmak üzere İslam mezhepleri temsilcilerini toplayacak Müslüman Âlimler Birliği dışında bir sorumluluk alacak bağımsız bir oluşum göremiyorum.
Geçen pazartesi günü gazetelerde Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari'yi Ürdün'deki bir forumda İsrail çevre bakanıyla el sıkışırken gördüğümde canım sıkıldı ve kendi kendime 'Yeni Irak elini İsrail'e uzatıyorsa Şii ve Sünni âlimler, taraflar yeni bir tufanda boğulmadan birbirlerine el uzatmaktan neden imtina ediyorlar' dedim. (Londra'da Arapça yayımlanan Şark ül Evsat gazetesi, 25 Mayıs 2005) Trc. Radikal

banner53
Yorumlar (0)
14
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?