banner15

Savcıların dava açmaları zorlaşıyor

Başbakan Erdoğan, 'Savcıların olur olmaz dava açmalarını zorlaştıracak düzenleme' için çalışma başlattıklarını açıkladı.

Savcıların dava açmaları zorlaşıyor

Başbakan Tayyip Erdoğan, 'dava açmayı zorlaştıracak düzenleme' için çalışma başlattıklarını açıkladı. Savcıların olur olmaz her şikayeti dikkate almasının yanlışlığına dikkat çeken Erdoğan, Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesine ilişkin davalarla gündeme gelen ulusalcı avukat Kemal Kerinçsiz'e göndermede bulundu.

Erdoğan, "Bir zat var. Kerinçsiz. Şöhret olmak için her şeye dava açıyor. İsabetli yollardan biri değil bu. Bunu önlemek için ne yapılabilir, arkadaşlarla çalışıyoruz." dedi. Türkmenistan'ın yeni lideri Gurbanguli Berdimuhammedov'un yemin töreni için bu ülkeye giden Erdoğan, Aşkabat yolunda kendisine eşlik eden gazetecilerin sorularını cevapladı. 301. madde konusunda sivil toplum örgütleriyle anlaşamadıklarını vurgulayan Başbakan, maddenin bütünüyle kaldırılmasına sıcak bakmadığını tekrarladı.

Adı, imzası, adresi olmayan şikâyetlerin kaale alınmaması gerektiğini anlatan Erdoğan, "Dürüstse, samimiyse, adını da, adresini de koyar. Onu kaale alırım. Koskaca yargı, neden bunları kaale alsın. Benimle ilgili bile çok sayıda şikâyet vardı. Sonra da dosyalar birikiyor." şeklinde konuştu. Başbakan, 301. maddede gerekli değişiklikler için önümüzdeki hafta harekete geçeceklerini ifade ederken, dava açmanın bakan iznine bağlanmasına ise "yargıyı siyasallaştırır" gerekçesiyle karşı çıktı. 301. madde konusunda sivil toplum örgütleriyle anlaşamadıklarını vurgulayan Başbakan, maddenin bütünüyle kaldırılmasına sıcak bakmadığını tekrarladı. Alternatif formül olarak önerilen dava açılabilmesinin Adalet Bakanı'nın iznine bağlanmasını doğru bulmadığını belirten Erdoğan, "Adalet Bakanı'nın iznine bağlı olması bir bakıma olumlu, bir bakıma olumsuzdur. Bu, yargının siyasallaşmasına yol açmaz mı? O gün hangi iktidar varsa, istediğini gönderir. Burada adalet olur mu? Bırakalım yargı sürdürsün." dedi.

Başbakan Erdoğan, sohbette Anadolu'da yaptığı açılışlarla ilgili haberlerin yazılı basında yanlış verilmesinden şikâyet etti. Erdoğan, medyaya sitemini şu sözlerle dile getirdi: "Ben bu konuda çok dertliyim. Ne onunla, ne onsuz. Ben böyle 750 tesis demediğim halde, bir gazete 750 yazarsa, nasıl üzülmeyeyim buna. Ben ülkenin Başbakan'ıyım. Çatladı kapı, belediye başkanı değil. Yarası olan gocunsun. Konya'da 111 tesis dedik. Yalan dediler. Eski tesis dediler. Eski tesis olmadığına dair şirket sahipleri dava açtılar. Oda başkanı rahatsızlığını ifade etti. Ben TOKİ'nin birçok açılışına gittiğimde, başkan arkadaşıma söylemedik laf bırakmıyorum. Peyzajına kadar bitmeli ki, buraya geldiğim zaman yollar asfaltlanmış, her şey bitmiş olmalı." Başbakan Erdoğan, 'Kendinize yakın medya grubu oluşturmadığınıza pişman mısınız?' sorusuna ise şu karşılığı verdi: "Ben belediye başkanlığımdan beri bunu yanlış bulduğumu ifade ettim. Bize sürekli olarak geliyorlar. Ben o tuzağa düşersem, yaptıklarımı yapamayacağımız inancındayım. Biz geldiğimizde bazı medya gruplarının bankalarla ilişkileri felaket durumdaydı. Şimdi medya yerine oturuyor. Kendi ayakları üzerinde yürümelidir. Kendim, dürüst olduğum sürece, neden korkayım? Medya dürüstlere sahip çıkıyorsa çıkar. Çıkmıyorsa çıkmaz. Tabii kamuoyu araştırmaları yapıyoruz. Medyanın korkulduğu kadar tesiri yok. Yapmadığımız şeyler, manşetlerden yapıldı diye yazılınca rahatsız oluyoruz. Çünkü ben gazete okurum."

Doğalgaz konusuna da değinen Başbakan Erdoğan, Türkmen doğalgazının Hazar'ın geçişinde yaşanan sorunların halledilmesi durumunda Şahdeniz hattından Türkiye'ye getirilebileceğinin altını çizdi. Hazar'ın geçişinin ancak Azerbaycan ile Türkmenistan arasındaki krizin aşılması ile mümkün olduğunu kaydeden Erdoğan, "Türkmenistan'ın Azerbaycan ile arası iyi değil. Arasını buluruz diye düşünüyoruz. İlham Bey'le bu konuyu konuşuyoruz. Kardeşlerin arasını buluruz. Biz de kardeşiz." ifadelerini kullandı.

Başbakan, doğalgazı çeşitlendirmenin gerekliliğine işaret ederken de şunları söyledi: "Ne kadar çeşitli kaynağımız olursa, o kadar güçlü oluruz. 43 ilde doğalgaz kullanıyoruz. Sürekli talep artıyor. Bunu, bütün illere yayarsak, ihtiyacımız da o ölçüde artacak. Sanayi ve teknolojideki gelişmelere paralel olarak tüketimimiz de artıyor. İlk bağlantılar kurulduğunda "al öde" modeli vardı, şimdi rezerv aşamasına geldik. Tuz Gölü'nün altına rezerv için çalışmalar yapıyoruz. Mısır'dan da doğalgaz gelecek. Şu anda Suriye'de... Çeşitliliğimiz ne kadar fazla olursa, manevra imkanımız o kadar fazla olacak."

Savcı 159'dan idamımı istedi, şoke oldum

TCK'daki 301'le birlikte 159. madde de tartışma konusu. Erdoğan'a, bu maddede değişiklik yapılıp yapılmayacağı da soruldu. Erdoğan, "Ben 159'dan hakim karşısına çıkmış bir insanım. Savcı Nuh Mete Yüksel, iddianamesini hazırladı, talep idam. Ben ne yaptım? Kimi öldürdüm? Şoke oldum." dedi. Başlangıçta komisyonda olumlu bir yaklaşım olduğunu kaydeden Başbakan, "CHP, Anayasa'nın 66'ncı maddesindeki 'vatandaşlık bağı ile bağlı olan Türk'tür' hükmüne takıldı. 'Bu, Atatürk'ün talebi, bununla oynatmayız.' dediler. Burada Türk kelimesi kalsın; ama Türklük ifadesi için Anayasa'nın 66'ncı maddesine atıfta bulunulabilir. İyi niyet olmadıktan sonra, gerekçeye bunu koymak faydalı olmayabilir."

Kararnamede Cerrah yok

Başbakan Erdoğan, vali ve emniyet müdürlerinin atamalarıyla ilgili hazırlanan kararnamede İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın yer almadığını belirtti. Gündemlerinde valilerle ilgili bir kararname olduğunu belirten Erdoğan, "Boşluk olduğu için Emniyet Genel Müdürü'nü de kapsıyor. Üzerinde çalışıyoruz." dedi. Başbakan, İstanbul Valisi Muammer Güler'in isminin kararnamede olup olmadığı sorusunu ise cevapsız bıraktı.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35