Seri akademisyen katilinin son kurbanı

'ABD Irak'ta savaş suçu işliyor' diyen Prof. Ravi, bu savaş suçunun son kurbanı oldu.

Seri akademisyen katilinin son kurbanı

Bundan 8 ay önce, ‘ABD Irak’ta savaş suçu işliyor’ açıklamasını yapan, Irak Öğretim Üyeleri Birliği Başkanı Prof. İsam El Ravi, bu savaş suçunun son kurbanı oldu. Savaşın başından itibaren geçen 3 yıl içinde 182 akademisyenin öldürüldüğünü aktaran Ravi, dünya kamuoyundan hiçbir sınır tanımadan tarihî ve kültürel mirası tahrip eden ABD’nin tavrına karşı yardım çağrısında bulunmuştu. Ancak, o çağrısını yaptıktan sonra da cinayetler durmadı. Irak’ta öldürülen 250 akademisyen, ilim ve din adamının içinde kendisi de yer aldı. 57 yaşındaki Bağdat Üniversitesi öğretim üyesi Prof. İsam El Ravi, Irak’a barışın gelmesi için, aralarında Türkiye’nin de olduğu pek çok ülkede konferanslar veriyordu.


Akademisyenleri öldürüyorlar dedi ve öldü

“Çocuklar tamamen eve kapalı. Oyun oynayabilecekleri, gidebilecekleri bir yer yok. Korkudan evden çıkamıyorlar, hayatlarını yaşayamıyorlar. Benim ufak bir kızım var. Aylar oldu bir yere çıkmadı. Abisi de öyle. Ben onlara bilgisayarda eğitim veriyorum, oyunlarla oyalamaya çalışıyorum. Ama hayatın tümü bu değil.” Bu sözler geçtiğimiz hafta Bağdat’ta öldürülen, Irak Öğretim Üyeleri Birliği Başkanı Prof. İsam El Ravi’ye ait. 11 yaşındaki kızı Yasemin ve 13 yaşındaki oğlu Ahmet, en büyük destekçilerini, babalarını kaybetti. ABD işgalinin sona ermesi ve barışın sağlanması için dünya çapında sesini duyurmaya çalışan Ravi, hem Bağdat’ın eğitim ve kültür mirası çerçevesinde öğretim üyelerinin korunması çağrısında bulunuyor hem de savaşın bir toplum üzerindeki yıkımlarını anlatıyordu. Ravi, ABD’nin 250 öğretim üyesini öldürdüğü Irak’ta, bu bilinçli kampanyanın son kurbanı oldu.

Bağdat Üniversitesi’nde görevli profesör, sabah saatlerinde Davudi Mahallesi’nde bulunan evinden ayrılır. İki öğretim üyesi arkadaşıyla birlikte arabalarına doğru yürürken, birkaç el silah kendilerine yönelir. Prof. hayatını kaybederken, arkadaşları da yaralanır. Bu sahne, geçtiğimiz hafta yaşanan gerçek bir olayı anlatıyor ve 3 yılı aşkın bir süredir savaşın hüküm sürdüğü Irak’ta çok sık tekrarlanıyor. Ülkesindeki işgalin sona ermesi ve barışın sağlanması için çalışan Bağdat Üniversitesi Fen Bilimleri Fakültesi yöneticisi Prof. İsam El Ravi, Avrupa ülkeleri ve Türkiye’de konferanslar veriyor, dünya kamuoyunu Irak halkının yanına çekmeye çalışıyordu. Geçtiğimiz yıl, Uluslararası Savaş Karşıtları Konferansı’na katılmak üzere İstanbul’da bulunan Ravi, sorularımızı cevaplandırmıştı.

Savaşın ilk yıkımı kütüphaneler ve müzeler üzerineydi. Bağdat’ta depolanan binlerce yıllık İslam tarihi, ilk hedefti. 250 bin kişinin tutuklanması, işkenceden geçirilmesi ve ‘özgür’ halkın yaşadıkları ise işin diğer yüzü, insani boyutuydu. Bunun tanıklığını, “Eviniz basıldığı zaman hiç kimseye bir şey soramazsınız. Gece 12 ile 3 arasında gerçekleşiyor tüm baskınlar. Kapılar, bomba atılarak parçalanıyor. Kadınların giyinmesi, tesettüre bürünmesi bile engelleniyor. Her baskında bütün eşyalar çalınıyor. 12 yaşın üstündeki bütün gençler gözaltına alınıyor. Eğer aranan kişi bulunamazsa aileden birini alıp götürüyorlar.” sözleriyle anlatan Ravi’nin aktardıklarına göre, ev baskınlarından en çok kadınlar ve çocuklar etkileniyor. Kız çocukları el altından kaçırılıyor ve satılıyormuş. Hiçbir kadın yanında akrabası olmadan dışarıya çıkmaya cesaret edemiyor. Çocuklar tek başlarına okula gidip gelemiyorlar. Bir büyüklerinin refakatinde gidip geliyor veya eve kapanıyorlar. Oyun oynamak için bile dışarı çıkamıyorlar. Savaş ve onun tahribatı yüzünden çok sıkıntı çekeceğini biliyordu ona göre Irak halkı. Bu yüzden de yaşananlara direnç gösteriyor, fakat eklemeden de geçmiyor: “Biz bu savaşın uzayacağını biliyoruz. Amerikalılar kalmak için geldiler. Biz Kızılderililer değiliz, bunu yapmalarına izin vermeyiz.”

Yaşananları, hem kültürel boyutta hem de toplumsal hayattaki sıkıntıları anlatırken, “Bizim için Saddam dönemi korkunç bir yıkımdı. Saddam’a karşı olanların tamamı idam edildi. Şu anki zulüm ise öbüründen çok daha büyük. O yüzden Saddam’ı unuttuk. Çektiği acılardan Saddam’ı düşünmeye kimsenin mecali kalmadı.” ifadelerini kullanan Ravi, ABD’nin hükümeti değil, tüm kurumlarıyla birlikte devleti yıktığını söylüyor. Müzelerdeki 10 bin yıllık tarihin nasıl yağmalandığını gözleriyle gördüğünü anlatan akademisyen, yağmalanan kütüphanelerde ise Emevi, Abbasi ve Osmanlı dönemine ait elyazması eserlerin olduğunu aktarıyor. Basra ve Musul üniversitelerinin önüne tanklar geldiğinde akademisyenler okulu terk etmemişler, ‘eğer kalırsanız sizi de yakarız’ tehdidi üzerine çıkmak zorunda kalmışlar ve okulları ateşe verilmiş. Bu süreçte aynı direnişle Bağdat Üniversitesi kurtulabilmiş ancak.

Kendisinin de son halkası olduğu cinayetleri dünya kamuoyuna duyuran İsam El Ravi, 9 Mart 2006 tarihinde yaptığı açıklamada, ABD işgalinin başladığı 2003’ten bu yana 182 akademisyenin silahlı kişilerce öldürüldüğünü ve bunun bir savaş suçu olduğunu dile getirmişti. 85 akademisyenin de kaçırıldığını aktaran Ravi, savaş sonrası ülkenin yeniden inşası için çok önemli olan Iraklı akademisyenlerin ülkeyi terk etmeye zorlandığını söylemişti. Ülkesi için mücadeleye devam etmesi ve sonunda öldürülmesi bu gerçeği bir kez daha teyit ediyor.

IRAKLI JEOLOJİ PROFESÖRÜ-İSAM EL RAVİ

 

Kaynak: Zaman / Turkuaz

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner33

banner37